İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kimliği belirsiz aracın yol açtığı trafik kazası neticesinde ortaya çıkan sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderleri için Güvence Hesabından tazminat talebi davası.
Özet: Yaya kaldırımında kimliği belirsiz bir aracın çarpması sonucu sürekli iş göremez hale gelen davacı, trafik kazasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri zararlarının Güvence Hesabından tazminini talep etmiş; davalı sigorta şirketi ise, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığına ilişkin somut delil eksikliğini, sağlık giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu ve talep edilen giderlerin belirsiz alacak davası niteliği taşımadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2023
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın █████/2021 tarihinde yaya olarak ... Mah. ... Cad. üzerinde yaya kaldırımında hareket halindeyken, plakasını ve sürücüsünü bilmediği bir aracın kendisine çarpması sonucunda yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde kalıcı şekilde sakatlandığını ve sürekli iş göremez hale geldiğini, işbu kazada ... Hesabının sorumluluğu olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, kazaya ilişkin kamera kaydı veya tanık bilgisi delillerinin müvekkilinden beklenmemesi gerektiğini, kaza sebebiyle yaralanan müvekkilinin mağduriyeti hususunda herhangi bir şüphe bulunmadığını, ilgili Tahkikat Evrakına göre araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun göz önünde olduğunu, davalı sigorta şirketinin tacir olduğu hakkında ticari temerrüt (avans) faizi işletilerek hüküm verilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Sürekli iş göremezlik tutarı olarak şimdilik 800,00 TL, 180 gün geçici iş göremez kalması sebebiyle şimdilik 100,00 TL, 60 gün bakıma muhtaç olması sebebiyle şimdilik 100,00 TL değerindeki davasının (HMK 107. uyarınca Belirsiz Alacak Davası) kabulüne, tazminat tutarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 30.01.2021 tarihinde plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın yaya ...’a çarptığı iddia edildiğini, maluliyeti bulunduğu gerekçesi ile müvekkil Kurum’a başvurulduğunu, İlgili başvuru neticesinde ... Hasar numaralı dosya oluşturulmuş ve kazanın meydana gelmesinde plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın varlığı ve kusuruna ilişkin somut deliller olmadığından başvurunun reddedildiğini, yerleşik içtihat gereğince, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın varlığı somut delillerle ispat edilemiyor ise davanın reddedilmesi gerektiğini, öncelikle davacının Adli Tıp Kurumu veya Mahkememizce takdir edilecek resmi ve yetkili bir hastane tarafından, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esasları çerçevesinde muayene edilmesi sağlanarak usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş, şahsın trafik kazasından kaynaklanan arazlar nedeniyle kesin ve kalıcı maluliyetini gösterir rapor aldırılması gerektiğini, Sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiş olduğunu, 6102 sayılı TTK gereği tazmini gereken zararın ne olduğu ise, 6098 sayılı TBK ’da tanımlanmış olup, buna göre uyuşmazlık konusu olayda başvuru sahibi için ortaya çıkan zararın, kaza nedeniyle geçici süre bakıcıya ihtiyaç duymasından ötürü bakıcıya yapılan ödemeye bağlı olarak başvuranın malvarlığında meydana gelen azalma olduğunu, kişinin bakıcıya yapılan ödemenin miktarını belirleyemiyor olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu durumda belirsiz olmayan bakıcı giderine ait somut deliller sunulmadığından başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, kazadaki kusur oranının belirlenmesi için uzman bilirkişiler tarafından rapor düzenlemesi gerektiğini, araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunup bulunmadığının, kusuru var ise yüzde olarak kusurunun açıkça tespit edilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının usulden reddine, kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsünün tespiti halinde davaya ihbarına, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Dava trafik kazası nedeni ile sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının ... hesabından tazmini istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK'nın 91.maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9.maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabına başvurulabileceği belirtilmiş, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3.maddesinde; motorlu bisikletin, silindir hacmi 50 cc'yi geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km den az olan bisiklet olduğu düzenlenmiş, 2918 Sayılı KTK'nın 103. maddesinde ise; motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17. H.D. ██████████ Esas █████████ Karar sayılı emsal ilamı)
... Hesabı, plakası tespit edilmeyen bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
Mahkemece yapılması gereken dava konusu trafik kazası nedeniyle yapılan tedavilere ilişkin tüm evraklar toplanarak, Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu almak, tarafların kusur oranları hususunda bilirkişi raporu almak ve tüm belgeler toplandıktan sonra aktüerya raporu almaktır.
Adli Tıp Kurumu'nun düzenlediği █████/2024 tarihli 3 sayfadan ibaret raporunda özetle; Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu 03.02.1972 doğumlu, ...’in 03.02.2021 tarihinde geçirdiği trafik kaza-sına bağlı gelişen yaralanmasının, █████/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kas İskelet Sistemi, Tablo 1.1, Kategori II, özür oranı %8, 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 8(yüzde sekiz) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyetinin düzenlediği █████/2025 tarihli 8 sayfadan ibaret raporunda özetle; Kusur yönünden: Plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsü olayda %50 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın %50 oranında kusurlu olduğunu, Aktüerya yönünden: Davacının yaralanmasının 30.01.2021 tarihli trafik kazasına ilişkin olduğunun kabulü halinde davacıya çarpan aracın plakasının ve sigortasının tespit edilemediği bu nedenle davalı ... Hesabının (... Hesabı Yönet. 9. Md.) plakası ve sigortalısı tespit edilemeyen aracın kimliği tespit edilemeyen sürücüsünün kusuru oranında ve ... Hesabı Yönetmeliğine göre sorumlu olduğu; Davacı vekilinin ... Hesabı'na yaptığı başvurunun yaptığı başvurunun usulüne uygun olduğunun ve davacının davalıdan talepte bulunma hakkı olduğunun kabulü halinde ... Hesabı'nın temerrüt tarihinin 03.08.2022 olduğu, dosya kapsamında aracın cinsi ve kullanım amacı tespit edilemediğinden temerrüt faizi olarak yasal faiz istenebileceği, Davalı ... Hesabının sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle 430.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olduğu, Davalı ... Hesabının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olduğu, Sayın Mahkemenin ara kararı uyarınca hazırlanan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 28.08.2024 tarihli raporunda davacının bakıma muhtaçlığı ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığı, dosya kapsamında bulunan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 18.07.2022 tarihli raporunda geçici göremezlik süresinin 60 gününde başka birinin sürekli bakımına ihtiyacı olduğu kanaati belirtildiği, dava dilekçesinde 60 gün bakıma muhtaç olması sebebiyle tazminat talep edildiği, Sayın mahkemece talebin kabulü ihtimaline karşılık iş bu raporda bakıcı gideri hesaplandığı, hususlarının Mahkememiz takdirinde olduğu, 30.01.2021 günlü trafik kazasında yaralanarak vücut engellilik oranının %8, geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 6 ay sayılan davacı ...'ın davacının kazada %50 kusurunun bulunmasına göre, Geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 8.638,71 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 260.775,76 TL, bakıcı gideri yönünden 3.577,50 TL olarak hesaplandığına ilişkin sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyetinin █████/2025 tarihli 8 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Kusur yönünden: Plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsü olayda %50 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın %50 oranında kusurlu olduğunu, Aktüerya yönünden: Davacının yaralanmasının 30.01.2021 tarihli trafik kazasına ilişkin olduğunun kabulü halinde davacıya çarpan aracın plakasının ve sigortasının tespit edilemediği bu nedenle davalı ... Hesabının (... Hesabı Yönet. 9. Md.) plakası ve sigortalısı tespit edilemeyen aracın kimliği tespit edilemeyen sürücüsünün kusuru oranında ve ... Hesabı Yönetmeliğine göre sorumlu olduğu; Davacı vekilinin ... Hesabı'na yaptığı başvurunun yaptığı başvurunun usulüne uygun olduğunun ve davacının davalıdan talepte bulunma hakkı olduğunun kabulü halinde ... Hesabı'nın temerrüt tarihinin 03.08.2022 olduğu, dosya kapsamında aracın cinsi ve kullanım amacı tespit edilemediğinden temerrüt faizi olarak yasal faiz istenebileceği, Davalı ... Hesabının sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle 430.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olduğu, Davalı ... Hesabının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olduğu, Sayın Mahkemenin ara kararı uyarınca hazırlanan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 28.08.2024 tarihli raporunda davacının bakıma muhtaçlığı ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığı, dosya kapsamında bulunan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 18.07.2022 tarihli raporunda geçici göremezlik süresinin 60 gününde başka birinin sürekli bakımına ihtiyacı olduğu kanaati belirtildiği, dava dilekçesinde 60 gün bakıma muhtaç olması sebebiyle tazminat talep edildiği, Sayın mahkemece talebin kabulü ihtimaline karşılık iş bu raporda bakıcı gideri hesaplandığı, hususlarının Mahkememiz takdirinde olduğu, 30.01.2021 günlü trafik kazasında yaralanarak vücut engellilik oranının %8, geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 6 ay sayılan davacı ...'ın davacının kazada %50 kusurunun bulunmasına göre, Geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 8.638,71 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 260.775,76 TL, bakıcı gideri yönünden 3.577,50 TL olarak hesaplandığına ilişkin sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyetinin █████/2025 tarihli 4 sayfadan ibaret bilirkişi ek raporunda özetle; "Plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsü olayda 96 50 (yüzde elli) oranında kusurludur. Davacı yaya ... olayda 96 50 (yüzde elli) oranında kusurludur. LI vertebra kompresyon fraktürünün tariflenen travma sonucu meydana gelebileceği, 30.01.2021 kaza tarihinden itibaren 2 ay geçici süre ile başkasının desteğine ihtiyacı olduğu, sürekli olarak başkasının desteğine ihtiyacı olmadığı, ... hesabının, sigortalısı araç sü tün %50 kusuru oranında davacının talep edebileceği 3.577,50 TL bakıcı giderinden sorumlu olduğu, ... hesabı için temerrüt tarihinin 03.08.2021 yanıtla tarihi olarak kabul edilebileceği, Plakası ve modeli bilinmeyen aracın ticari olup olmadığı bilinmediğinden uygulanacak faizin yasal faiz olduğu" şeklinde sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu █████/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava konusu meydana gelen trafik kazası sonucunda, 06.01.2025 tarihinde alınan bilirkişi raporunda: "30.01.2021 günlü trafik kazasında yaralanarak vücut engellilik oranının %8, geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 6 ay sayılan davacı ...’ın davacının kazada %50 kusurunun bulunmasına göre, Geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 8.638,71 TL, Sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 260.775,76 TL, Bakıcı gideri yönünden 3.577,50 TL olarak hesaplandığına ilişkin tarafımızca düzenlenen işbu rapor saygı ile sunulur." denildiğini, rapora istinaden █████/2025 tarihli ara karar neticesinde ıslah için tarafına bir haftalık kesin süre verildiğini, süresi içerisinde dava dilekçesinde belirsiz alacak olarak ikame ettiğini, toplam 1000 TL olan maddi tazminat talebimini, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ederek dava dilekçesinde belirttikleri, geçici iş görememezlik tazminatını 100 TL' den 8.538,71-TL arttırarak 8.638,71-TL'ye, sürekli iş görememezlik tazminatını 800-TL 'den 259.975,76-TL arttırarak 260.775,76-TL'ye, bakıcı giderleri yönünden 100-TL olan talebini 3.477,5-TL arttırarak 3.577,50-TL'ye, toplam 1000-TL olan maddi tazminat talebini 271.991,97 TL arttırarak 272.991,97'ye ıslah ettiklerini, davasının kabulü ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin faizleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; █████/2021 tarihinde davacı ile sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, karşı aracın ve sürücüsünün tespit edilemediği anlaşıldığından davalı ... Hesabının sorumluluğu bulunduğu, davacının malul kaldığı, mahkememizce tarafların tüm delilleri toplandığı, Adli Tıp Kurumundan maluliyete ilişkin rapor alındığı, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut engellilik oranının % 8 olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, bu maluliyet oranına göre dosyanın kusur tespiti ve aktüerya hesabı yapılması ve bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının %50, plakası tespit edilemeyen aracın %50 oranınında kusurlu olduğunun bildirildiği, davacının davaya konu trafik kazası nedeniyle 2 ay bakıcı ihtiyacının olduğu, bu verilere göre davacının talep edebileceği tazminat miktarlarının hesaplandığı, davacının bilirkişi raporu doğrultusunda talebini artırdığı, davacı tarafından davalıya başvuruda bulunulduğu, davalı tarafça bu başvuruya olumsuz yatın verildiği █████/2022 tarihinde davalının temerrüt şartlarının oluştuğu, davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı davasına bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 3.577,50 TL bakıcı gideri, 8.638,71 TL geçici iş göremezlik ve 260.775,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 272.991,9 -TL maddi tazminatının temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine;
2-Karar ve ilam harcı 18.648,08-TL nin ıslah harcı ve peşin alınan 4.969,85-TL den düşümü ile kalan 13.678,23-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 5.239,70-TL peşin, başvuru ve ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 21.779,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!