İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, hizmet sözleşmesinden doğan ihlalli geçiş ücreti itirazının iptali davasını, yetkisiz icra dairesinde takip başlatıldığı için usulden reddetti.
Özet: Davacı şirketin, davalıya ait araçlarla köprü ve otoyoldan yapılan ihlalli geçişler sonucu ödenmeyen geçiş ücretleri ve para cezalarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada, davalının yetki itirazını değerlendiren mahkeme, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairelerinin yetkili olması gerektiği halde takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir.

T.C.
İZMİR6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait ..., ..., ..., ... ve ... Plakalı araç ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve para cezasının tahsili amacıyla İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasında başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalının ise müvekkili firmaya borcu olmadığı gerekçesi ile borcun tamamına itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın iptaline, takibin yasal faiz ve diğer ferileri ile devamına, borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini, geçiş ihlali yapıldıktan sonra ilgili şirket veya kurum tarafından geçiş ihlali yapılmış olduğuna ilişkin şirketin bilgilendirilmesinin gerektiğini, aksi takdirde 15 günlük ödeme süresinin başladığının kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirkete iddia olunan ihlalli geçişlere ilişkin olarak bir bildirim yapılmadığını, müvekkilinin gerek icra takibinde belirtilen gerekse dava dilekçesinde belirtilen miktarda bir borcunun bulunmadığını, kullanılan yol ücretinin ne şekilde hesaplandığının belli olmadığını, takibe konu alacak likit olmadığından, davacı tarafın icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm bu sebeplerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.DELİLLER
:İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının uyap çıktısı, dava konusu ..., ...,..., ... ve ... plakalı araçların ruhsat bilgilerinin UYAP çıktıları dosyamız arasındadır.İzmir ... İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü. İncelenmesinde; Mahkememiz davacısı tarafından davalılar aleyhine 259.375,00 alacağın tahsili bakımından ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, hizmet sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.İcra ve İflas Kanunu'nun 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için icra takibi hususunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yetkiye ilişkin hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK’nın 6. maddesine göre ilâmsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi iken, aynı Kanunun 10.maddesinde akdin ifa edileceği yer icra dairesinin de yetkili olduğu düzenlenmiştir. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda sözleşmede aksine bir şart konulmamış ise para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, ifa yeri de alacaklının yerleşim yeri olacaktır. Böyle bir durumda alacaklı, TBK m. 89 hükmü uyarınca kendi yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde de takip yapabilecektir (Yargıtay HGK'nın, █████/2018, E. ███████-902, K. ████████ tarih ve sayılı kararı).İtirazın iptali davalarında borçlu/davalının icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisine itirazı halinde öncelikle icra müdürlüğünün yetkisi incelenmesi gerekmekte olup, yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmış olması bir dava şartı olduğundan icra müdürlüğü yetkili değilse, mahkemenin kendi yetkisini incelemeden davanın usulden reddine karar vermesi, icra müdürlüğünün yetkili olduğuna karar verilirse bu defa mahkemenin kendi yetkisini incelemesi gerekir.Somut olayda; davalı tarafça, dava konusu icra takibine itirazında takibin yetkili Manisa icra dairelerinde yapılmadığından icra dairesinin yetkisine ve aynı zamanda borca itiraz edilmiş, davacı alacaklı ise, sözleşmeden doğan bir dava olduğundan hizmetin ifa edildiği yer olan İzmir Mahkemelerinin yetkili bulunduğunu belirterek yetkiye yönelik itirazın reddini savunmuştur.Davada genel yetkili icra dairesi olan borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir.Dolayısıyla yetkili icra dairesi Manisa İcra Daireleri olduğu anlaşılmakla takibin yetkisiz icra dairesinde yapılmış olması nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle1-Davacının davasının takibin yetkisiz icra dairesinde yapılmış olması nedeniyle usulden REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcının peşin alınan 4.429,48 TL harçtan mahsubu ile 3.814,08 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,6-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. █████/2025Katip...e-imzalıHakim ...e-imzalı