Kamuya önceden sunulan benzerleri bulunan endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik yokluğu sebebiyle hükümsüzlüğüne dair yüksek mahkeme içtihadı.
Özet: Bir endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talebiyle açılan davada, davacı, davalı adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olmadığını, benzerlerinin kamuya daha önce sunulduğunu iddia etmiş; hem ilk derece hem de istinaf mahkemeleri, yapılan incelemeler ve bilirkişi raporları sonucunda, tescile konu tasarımın tescil tarihinden önce davalı tarafından kamuya açıklanması ve piyasada bilinen ürünlerden belirgin bir farklılık taşımaması gerekçeleriyle, tasarımın hükümsüz olduğuna ve sicilden terkinine karar veren ilk derece mahkemesi hükmünü onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ███████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Sakarya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Türk Patent ve Marka Kurumu(TÜRKPATENT) nezdinde davalı adına tescilli bulunan ... numaralı tescilli endüstriyel tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olmadığını ve dava konusu tasarımların bir bütünün parçası olarak kullanıldığı yerde görünmeyen ürünler olduğunu, ürünün inşaat sektörünce değişik firmalarda uzun yıllardan beri kullanıldığını, davalı tarafın TÜRKPATENT''in re'sen yenilik ve ayırt edicilik incelemesi yapmamasından faydalanarak başka firmalarca daha önce kamuya sunulan tasarımları kendi adına tescil ettirmesinin kötüniyet olduğunu ileri sürerek yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olmayan ve bileşik ürün olarak kullanıldığı yerde görünmeyen davalı tasarımının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2016 yılından itibaren "..." olarak adlandırılan ürünün hem tasarımlarını hem de imalatlarını gerçekleştirdiğini, müvekkiline ait tasarımın TÜRKPATENT nezdinde 2016/.... tescil numarası ile korunduğunu, çeşitli deneylere tabi tutularak başarı kalite belgeleri aldığını, davacının ürünü kopyalamak suretiyle piyasaya sürmesi nedeniyle Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nde tasarım tecavüzüne yönelik dava açtıklarını, davacının zaman kazanma amacıyla huzurdaki davayı kötü niyetle ikame ettiğini, davalının davacının kardeşinin firması olan dava dışı ... Metal adlı firmaya yıllarca dava konusu ürünün satışını gerçekleştirdiğini, davacının davalıdan istediği dava konusu tasarıma ait ürünün kalıbı verilmeyince, ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ’den gelen yoğun siparişlerin birden kesildiğini, sonrasında ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’de çalışan ... adlı kişinin kardeşi olan davalının müvekkilin tescilli tasarımına ait olan ürünü birebir üretip ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’e sattığını öğrendiklerini, davalının müvekkile ait tasarımın tescilli olduğunu bilerek söz konusu tasarıma ait ürünün üretip, davalının uzun yıllar çalıştığı firmaya satmasının açıkça kötüniyet ve haksız rekabeti gündeme getirdiğini, tasarıma konu ürünün görünmeyen bir tasarım olmadığını, ürünün yağmur oluğu kelepçesi olup taşınmazların çatısında yer alan oluklara takıldığı için dışarıdan çıplak göz ile rahat bir şekilde gözlenebildiğini, inşaat temeline ve kolon içine konulmadığını, davacı tarafın aynı ürün için davalıdan sonra tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, ... numaralı davacı adına kayıtlı tasarımın davalının ürününün tescil tarihinden sonra adına tescil ettirildiğini, bunun davacının kötüniyetini ortaya koyduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyet raporuna itibar edilerek dava konusu ... numaralı "...." isimli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığı, tasarımın son kullanım esnasında görülebildiği, tasarımın benzerlerinin başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olduğu ve böylece piyasada bilinenden belirgin bir farklılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli . ... numaralı tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 554 sayılı Endüstriyel Tasarımın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 6. maddesi ile kabul edilen mutlak yenilik koşulu kamu düzenine ilişkin olduğundan davalı tarafın bilirkişilerce re'sen araştırma yapılamayacağı yönündeki istinaf istemlerinin yerinde olmadığı, ayrıca davalıya ait tescilli ürünün tescil tarihinin 08.10.2016 tarihi olduğu, bu tarihten önce tasarımın 08.02.20 15... .02.2015 tarihlerinde davalı tarafından ... platformu üzerinden kamuya açıklandığı, bu şekilde anılan tasarımın tescil tarihinden önce kamuya sunulmuş olduğu, davalının tescile konu ürününün kamuya sunulan üründen küçük farklılıklar dışında ayırt edici bir yeniliğinin olmadığı, bu durumda davalının başvurusunun başvuru tarihinde yürürlükte olan 554 sayılı KHK'nın 6 ve 7. maddelerindeki ayırt edicilik ve yenilik unsurunu taşımadığı, 554 sayılı KHK’nın 43/1-a maddesi gereği tasarım tescilinin hükümsüz olduğu, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli ... numaralı endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!