Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağı itirazın iptali davasında HMK 222 uyarınca ticari defterlerin delil olarak kabulünü değerlendiriyor.
Özet: Davacı, ticari ilişkiden doğan 4.007,88 TLlik fatura alacağı nedeniyle başlattığı icra takibine davalının itirazının iptalini ve takibin devamını talep ederken, davalı ise borcun dekontlar ve iletişim kayıtlarıyla ödendiğini, herhangi bir alacak bulunmadığını ileri sürmüştür; mahkeme, bilirkişi raporunu ve tarafların tacir olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. maddesindeki özel koşullar çerçevesinde ticari defterlerin delil niteliğini değerlendirerek uyuşmazlığı çözüme kavuşturmayı hedeflemektedir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLLERİ
:
DAVALI
:
VEKİLLERİ
:
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
K. YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, müvekkilinin davalıdan 4.007,88 TL bakiye cari hesap alacağı bulunduğunu, bu borcun ödenmemesi nedeniyle taraflarınca davalı aleyhine Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .. Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle alacağın %20'sindan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin borçlarını zamanında ödemekle birlikte davacının icra takibi sırasında sunmuş olduğu faturaları da ödediğini, bu durumun sunulan dekontlardan ve whatsapp görüşme kayıtlarından da anlaşılacağını, müvekkilinin davacıya cari hesaptan kaynaklanan herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ederek davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sindan az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
:
Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davalının tacir sıfatının tespiti amacıyla mahkememizce yapılan araştırma sonucunda, Kahramankazan Vergi Dairesinin █████/2025 tarih .... sayılı yazısı ile davalının █████/2022-█████/2024 tarihleri arasında "Genel Lokanta ve Restoranların Faaliyetleri" ile iştigal ettiği, yazı tarihi itibariyle gayri faal durumda bulunduğu, 2022-2023 yıllarında işletme hesabına tabi olarak defter tuttuğu, 2024 yılında ise bilanço usulüne tabi olarak defter tuttuğu ve ticari kazanç mükellefi olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) aleyhine █████/2024 tarihli ödeme emri ile 3.868,00 TL asıl alacak 139,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.007,88 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın █████/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 4.007,88 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2022-2023-2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafın ticari kayıtlarına göre, takip tarihi olan 22.11.2024 itibarıyla davalı taraftan 3.868,00 TL tutarında alacağının bulunduğu, dosyada herhangi bir sözleşme ya da ihtarname bulunmadığından işlenmiş faiz talebine ilişkin takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı ticari defterlerine dayanarak alacak talep etmiştir. Bir gerçek veya tüzel kişinin kendi düzenlemiş olduğu belgeyi yine kendi lehine delil olarak kullanamaması bir usul kuralıdır. Zira kişi kendi lehine, başkası aleyhine delil oluşturma eğilimine girebilir. Ancak, bir kişinin kendi düzenlemiş olduğu belgeye yine kendi lehine delil olarak dayanamayacağına ilişkin genel kurala bir istisna getirilmiş ve kanunda belirtilen şartlar altında ticari defterlerin sahibi lehine delil olacağı kabul edilmiştir. Sahibi tarafından oluşturulan ticari defter kayıtları, uyuşmazlığın her iki tarafının defter tutma yükümlülüğüne tabi olması ve uyuşmazlık konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmasına ilişkin genel şartlar dışında, kanunda öngörülen ek şartların gerçekleşmesi halinde, sahibi lehine delil teşkil edebilir. Bu kuralın istisnası olan ticari defterlerle ispat HMK'nın 222/2-3. Maddesinde bazı sıkı şartlara bağlanmıştır. HMK 222/2'de, ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz, usulüne uygun şekilde tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması gerektiği hüküm altına alınmıştır. HMK 222/3. Maddesinde ise, HMK 222/2'de öngörülen şartlara uygun şekilde tutulan ticari defter kayıtlarının, sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır ( Yargıtay 15. HD'nin █████/2017 tarih ve 2/███████ E.█████████ K sayılı ilamı).
Taraflara ait ticari defterlerin karşılaştırılması neticesinde de; davalıya ait ticari defter kayıtlarına göre █████/2024 takip tarihi itibariyle davalının davacıya 49.580,64 TL tutarında borçlu bulunduğu, davacıya ait ticari defter kayıtlarına göre █████/2024 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 3.868,25TL alacaklı bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Dava konusu faturanın her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olduğu, bu hususun fatura konusu malların teslimine karine teşkil ettiği, ve aksinin ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde ticari defter kayıtlarına faturayı işlemiştir. Bu itibarla da taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Tüm bu açıklamalar, HMK'nın 222 . Maddesi ışığında dava ve icra takibi konusu faturanın taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu da gözetilerek ve davalıyı temerrüte düşürücü bir belge bulunmadığı gözetilerek davanın kısmen kabulüne ve takibin işlemiş faiz olmaksızın 3.868,00TL asıl alacak üzerine birikmiş faiz olmaksızın devamına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE ; Davalının, Ankara Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz olmaksızın 3.868,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-3.868,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı, peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33 TL'nin, 3.699,54 TL sinin davalıdan, 133,79 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 288,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 5.288,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 5.103,93 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 3.868,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 139,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!