Döviz dalgalanmaları, küresel kriz ve artan maliyetler nedeniyle finansal zorluklar yaşayan beyaz eşya perakendecisi şirket ve kefilinin konkordato başvurusu.
Özet: Beyaz eşya ve elektrikli ev aletleri perakendeciliği yapan bir şirket ile şahıs kefili, döviz kurları, küresel kriz, artan maliyetler ve tahsilat sorunları gibi sebeplerle vadesi gelen ve gelecek borçlarını ödemekte güçlük yaşadıklarını beyan ederek, şirketin faaliyetlerini sürdürebilmesi, alacaklıların adil bir şekilde tatmin edilmesi ve ekonomiye katkının devamı için makul ve uygulanabilir bir konkordato planı hazırlayarak, mevcut finansal sıkıntıdan kurtulmak, tüm icra takiplerini durdurmak ve malvarlıklarını korumak amacıyla 3 aylık geçici mühlet talep etmişlerdir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 20.09.2018 tarihinde kurulduğunu, kurulduğundan itibaren, belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda beyaz eşya ve elektrikli küçük ev aleti perakende ticareti (buzdolabı, çamaşır makinesi, su ısıtıcı, vantilatör, davlumbaz, tost makinesi, mutfak robotu, Vb.) radyo, televizyon ve fotoğrafçılık ürünleri hariç alanında büyük ivme kaydettiğini, kaliteli ve sorunsuz hizmet ile müşterilerine en iyi ürünü kaliteli ve uygun fiyatla sunmayı amaçladığını, şirketin gerek dövizdeki dalgalanmalar gerekse Ortadoğudaki kargaşa nedeni ile son zamanlarda tekstil sektöründe yaşanan sıkıntılardan etkilendiğini ve finansman sıkıntısının artarak devam ettiğini, sektörün öncü firmalarından olan müvekkili şirketin bu finansman sıkıntısını aşarak tekrar sektörün öncü firmalarından biri olmaya devam edeceğini, şirketin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların dilekçe içeriğinde belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, buna paralel olarak işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması hem ortaklık görüşmeleri devam etmekte olup, faaliyet giderlerinde tasarrufa gidilmesi ve bu tür giderlerin kısıtlanması kararı alındığını, mevcut halde şirketin tasfiyesi halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşması mümkün olmadığını, çünkü iflas halinde şirket varlıkları hem parça parça satılacak hem de değerinin çok çok altında satılacaktır bu durumda hem ekonominin temel taşlarından olan bir işletme ortadan kalkacağını hem de alacaklılar alacağına kavuşamayacağını, şirketin işbu konkordato projesi çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmesi ve konkordato planının gerçekleştirmesi halinde, alacaklıların alacağına kavuşmasına ve alacaklıların menfaatlerine uygun ve olumlu katkı yapacak yapının ortaya çıkması somut olarak planlanmış halde olduğunu, bunun yanında şirketin faaliyetlerine devam etmesinin de sağlanmış olacağını, son dönemlerde küresel olarak yayılan ve özelde ülkemizi genelde tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 Salgını ile paralel olarak günümüze kadar gelen dövizdeki dalgalanmalar ve faizlerin artması sonucu finansman maliyetlerinde çıkan artışın şirketin finansal yapısını etkilediğini, şirketin hizmet kalitesini düşürmeden sektörde faaliyetlerini başarı ile tamamladığını, özellikle son dönemlerde (2022 Yılı ilk yarısından itibaren) kendini hissettiren küresel kriz ve kurdaki dalgalanmalardan dolayı hammadde maliyetlerinin yükselmesi ve genel tahsilat sıkıntısı nedeni ile ödeme yükümlülüklerinin ifasında bazı aksamalar meydana geldiğini, şirketin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların bu projede belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması, ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, faaliyet giderlerinde tasarrufa gidilmesi ve bu tür giderlerin kısıtlanması kararı alındığını, davacı şahsın, davacı şirketin kefili ve %100 pay sahibi olduğunu, bu nedenle “konkordato” talebinde bulunmaya karar verdiğini, şirketin ödeme gücünü yitirmesi ve borçların vadelerinde ödenememesi sebebiyle davacı şahsın faktoring şirketlerine şahsi gayrimenkullerinin ipotek edilmesi ile verdiği kefaletten dolayı sorumluluğu ödenmesi gereken muaccel borca dönüştüğünü, davacı müvekkillerinin dava açtıkları tarih itibariyle vadesi gelen borçlarını ödeyemeyeceklerini ve takip eden dönemde vadesi gelecek borçlarını da ödeyememe tehlikesi altında olduklarını beyan ederek öncelikle davacı şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve diğer davacılar ile birlikte malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince derhal tensip kararı ile birlikte 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, İİK.’nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile -------- alacakları (prim, idari para cezaları dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, davacılar aleyhine takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulması, yeni takip yapılmamasına, davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, davacılarının tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesine, davacıların takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, geçici mühlet tarihinden sonra üçüncü kişilere İİK m. 89 uyarınca tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, üçüncü kişilerin davacılara doğmuş ve doğacak alacaklarını blokede tutmaları halinde blokenin kaldırılarak bu alacağın davacı müvekkili şirketlere ödenmesine ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, geçici mühlet tarihinden önce üçüncü kişilere tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, geçici mühlet tarihinden sonra doğmuş ve doğacak alacakların davacılara ödenmesine ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, davacıların, borçlu olduğu banka hesaplarına geçici mühletin karar tarihi ve sonrasında gelecek olan paraları üzerinde gerek bankaların kendi alacakları yönünden takas-mahsup işlemi yapmalarının gerekse haciz ihbarnameleri nedeniyle bloke konulmasının önlenmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, alacaklı olsun veya olmasın bankaların mühlet kararını gerekçe göstererek davacıların hesabında bulunan paraların üzerine bloke konulmasının önlenmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, başta bankalar olmak üzere idare ve tüm alacaklıların takas mahsup haklarının kullanmasının önlenmesine ve mahkeme tarafından uygun görülecek diğer tedbirlerin alınmasına, davacı şirkete ait çeklerde karşılıksızdır işlemi yapılmamasına, işbu dava tarihinden önce icra takipleri başlamış ve ihtiyati haciz/haciz ile birlikte muhafaza işlemleri yapıldığından dolayı, davacıların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesine, davacı şirketin alacaklılarınca haczedilen ve muhafaza altına alınan araçlar, hammadde, demirbaş, tesis, makine ve cihazlar ile diğer levazım ve malzemelerin davacı şirket yetkilisine teslimine, İİK 289’ uncu maddesi uyarınca kesin mühlet verilmesine, davacıların konkordato talebinin kabulüne ve yasada belirtilen sair kararların alınmasına sonuç olarak yapılacak yargılama neticesinde konkordato taleplerinin tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava; Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) istemine ilişkindir. Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çer çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak mal varlığını korumayı amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatbik edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur. Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış komiser raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır.
Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı İİK'nun 305.maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Borca batıklık ise, borçlunun mal varlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK'nun 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir.Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından, borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. İİK'nun 285. maddesinde konkordato talebi düzenlenmiştir. Konkordato öncelikle borçlu tarafından talep edilmektedir. Borçlu ise, iflasa tabi olan veya olmayan bir gerçek veya tüzel kişi olabilmektedir. İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, iflasa tabi olan borçlu için, İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Davacı tarafından açılan davada mahkememizin yetkili ve görevli olduğu belirlenmiştir.Tensiben davacı tarafa iflas avansının yatırılması, 5 aylık komiser ücretinin yatırılması, konkordato gider avanslarının yatırılması için kesin süre verilmiş, davacı tarafça verilen süre içerisinde eksikliklerin tamamlandığı anlaşılarak, █████/2024 tarihli ara karar ile davacılar hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, komiser heyeti atanmış, ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, gerekli ilanlar yaptırılmış ve komiser heyetinden davacıların sunmuş olduğu proje ve belgeler incelenmek suretiyle rapor alınmıştır.
-Komiser heyetinin █████/2024 tarihli geçici mühlet dönemine ilişkin raporda; " ... geçici mühlet süresi dolmadan komiser raporu hazırlanması amacıyla komiser heyetinin 16.10.2024 tarihinde yapılan toplantısında Geçici Konkordato Heyeti olarak şirketin ön projesinin uygulanabilirliğinin olup olmadığının değerlendirilebilmesi için şirket mal varlıklarının rayiç değerlerine ihtiyaç olduğundan ve ayrıca şirket hakkında kesin mühlet kararı verilmesi ihtimalinde, İİK nun 298 maddesi uyarınca rehinli malların değerlerinin bilinmesine ihtiyaç duyulduğu, bu nedenle “1-Konkorgdato talep eden tür davacıların mal varlıklarının rayiç değerlerinin tespit ettirilmesine, 2-Davacı mal varlıklarının rayiç değerlerinin tespiti işlemi teknik ve özel bilgiyi gerektirdiğinden dolayı bu konuda bilirkişiye başvurulmasına,” karar verildiği, ayrıca rapora esas teşkil etmesi için davacılardan da en son mali veriler talep edildiği, davacı şirketin mali verilerini ancak 11.11.2024 tarihinde kontrol amacıyla komiser heyetine sunduğu, gecikmenin 30.09.2024 mali verilerinin enflasyon düzeltmesine tabi tutulmasından kaynaklandığının belirtildiği, bununla birlikte atama kararında yer alan bilirkişilerden raporlar talep edilmekle birlikte 13.11.2024 tarihinde aktife kayıtlı araçlar, ofis demirbaşları ve ticari malların sayımı ile görevlendirilen bilirkişinin Uyap aracılığı ile bir dilekçe vererek 30 gün ek süre talep ettiği, yine aynı tarihte taşınmazların değer tespiti ile görevli bilirkişi de mail yolu ile “raporun ikmal edilebilmesi için kısa bir süreye ihtiyaç duyulduğunun iletildiği, komiser heyetinin bu gelişmeler ışığında geçici mühlet sonunda hazırlanması gereken raporun tamamlanabilmesi için (gerek mali kayıtların kontrol edilebilmesi ve gerekse bilirkişi raporlarının sunulması açısından) geçici mühlet süresinin 1 ay uzatılmasının talep edildiği " yönünde tespitlerini sundukları anlaşılmıştır.Üç aylık geçici mühletin sonunda Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasında; davacılar hakkında konkordato geçici mühletinin İİK'nun 287/4 maddesi uyarınca 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Komiser heyetinin █████/2024 tarihli beş aylık geçici mühlet sonu nihai raporunda; " ... davacı şirket yönünden; şirketin ticari faaliyeti devam ettiği, geçici mühlet süresi boyunca tüm ödemeleri için komiser onayı almış olduğu, bu süre içerisinde personel maaşlarını, vergi ve sigorta ödemelerini, elektrik, su, doğalgaz ve kira gibi temel ödemlerini düzenli olarak yaptığı, davacı şirketin kaydi bilançosunda öz varlığının 48.778.340,00 TL olduğu, komiser heyeti tarafından hazırlanan rayiç bilançosundaki öz varlığının da 50.386.134,93 TL olduğu ve borca batık olmadığı, borçlu şirket tarafından sunulan konkordato revize projesinde konkordatoya tabi adi borçların tamamına %24 oranında sabit faiz tutarı ile ilk ödeme konkordatonun tasdikinden sonra başlamak üzere 24 ayda eşit taksitler halinde ödemeyi teklif ettiği, ödenecek faizin proforma gelir tablosunda ve proforma nakit akış tablosunda finansman giderleri arasında yer aldığı, davacı şirketin imtiyazlı borçlarının bulunduğu ve bu borçların tamamına şirket sahibi davacı şahsın kefil olduğu şirketin revize projesine göre 30.11.2024 tarihi itibari ile iflas bilançosundaki öz varlığının 112.172.160,07 TL olduğu, yapılan hesaba göre iflas durumunda alacaklıların alacağına % 45,32 oranında kavuşabileceği, revize projede konkordato kaynağı olarak gösterilen faaliyetlerden elde edilmesi beklenen kar rakamının 96.023.980,78 TL den 7.749.584,60 TL ye revize edilmiş olmasının ve ödeme vadesinin 48 aydan 24 aya düşürülmesinin olumlu olduğu, komiser heyeti olarak revize projenin uygulama imkanının olduğu, konkordato teklifinin başarıya ulaşma imkanının muhtemel olduğu, davacı şahıs yönünden; davacı şahsın davacı şirketin kullandığı bütün banka kredilerine tüm mal varlığı ile şahsen kefil olduğu, revize projede bu rakamın 95.284.011,31 TL olarak belirtildiği, davacının bu borçların 68.000.000,00 TL lik bölümünü şahsına ait gayrimenkullerin satışı ile ödeyeceğini belirttiği, kefil olunan borçların bakiyesinin ise şirkete ait aktif kıymetlerle ödeneceğinin belirtildiği, şahsi konkordato kaynağı olarak belirtilen 4 yıllık huzur hakkı geliri olan 9.750.000,00 TL nin, şahsın tek geçim kaynağı olduğundan konkordato kaynağı olarak gösterilemeyeceği, bu değerlendirmeler ışığında şahsın konkordato teklifinde yer alan gayrimenkul satış gelirinin muhtemel olduğu, ancak kefalete dayalı bakiye borcun ödenmesinin ancak davacı şirket tarafından borçların ödenmesi ile mümkün olduğundan şahsın konkordato revize projesinin uygulanmasının muhtemel olduğu" yönünde rapor düzenlenmiştir.Beş aylık geçici mühletin sonunda Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında; İİK'nun 289/3 maddesi uyarınca davacılara 1 yıl süre ile kesin mühlet verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin █████/2025 tarihli dilekçe ile; müvekkili şirketin borca batık durumda olmadığının dosyaya sunmuş oldukları konkordato projesinde ve makul güvence raporunda yer aldığını, ayrıca komiser heyetince tanzim edilen █████/2025 tarihli komiser ara raporunun sonuç kısmında "şirketin borca batık olmadığı" denmek suretiyle açıkça izah edildiğini, müvekkili şirket tarafından konkordato davası açıldıktan sonra özellikle yeni firmalarca yapılan anlaşmalar ile işe başlanması ve yapılan yeni ticari ilişkiler dolayısıyla şirketin kalkınacak olması gerekçeleriyle konkordato taleplerinden feragat ettiklerini, bu nedenle feragat nedeniyle konkordato davalarının reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin vekaletnamesinin denetlenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafın feragat dilekçesi komiser heyetine tebliğ edilerek komiser heyetinden görüş istenmiştir. Komiser heyeti tarafından sunulan █████/2025 tarihli heyet görüşünde;
" ...davacı şirket yönünden; davacı şirketin gerek geçici mühlet öncesinde ve gerekse geçici mühlet aşamasındaki cirolar, kesin mühlete geçiş ile birlikte oldukça azaldığı ve son aylarda sıfırlandığı, ayrıca gerek davacı şirkete ait duran varlık satışları gerekse şirket ortağına ait gayrimenkul satışları konkordato kaynağı olarak gösterilmesine rağmen ve de bu satış işlemlerinin bir kısmına mahkemece izin verilmesine rağmen herhangi bir satış gerçekleşmediği, diğer yandan komiser heyetince yapılan ilan üzerine alacaklıların alacaklarını yazdırdıkları ve komiser heyetinin bu konuda borçlunun görüşüne başvurdukları, borçlu başvuran alacaklıların yazdırdıkları alacağın tamamının yazılı olarak kabul ettiğini bildirdikleri, bunun üzerine yapılan kontroller sonucunda bankaların alacaklarında bir artış meydana geldiğinin görüldüğü ve bu tutarların bilançoya yansıtıldığı, bu yansıtma sonucunda hazırlanan rayiç bilançoda ise borçların önemli oranda arttığının görüldüğü, daha önce dosyaya sunulan revize projenin gerçekleşme imkanının kalmadığı, bu nedenle davacılar vekili tarafından mahkemeye verilen feragat dilekçesinin kabulü konusunda olumlu görüşte oldukları, 31.08.2025 itibari ile şirketin kaydi öz sermayesinin 32.096.604,82 TL, rayiç öz sermayesinin ise (-) 33.564.042,95 TL olduğu ve borca batık olduğu, davacı şahıs yönünden; davacı şahsın, davacı şirketin % 100 sahibi olduğu, şirketin toplam 95.284.011,31,00 TL borcuna kefil olduğu, buna karşı davacı şahsın 6 adet gayrimenkule sahip olduğu, bu gayrimenkullerin şirket borçlarına karşı ipotek olarak verildiği ve davacı şahsın konkordato projesinin geçekleşme ihtimalinin şirketin konkordato projesinin gerçekleşmesine bağlı olduğu, ancak davacı şirketin konkordato projesinin gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış olması, davacı şahsında konkordato projesinin gerçekleşme ihtimalini ortadan kaldırdığı, bu nedenle davacı şahıs vekilinin davadan feragat dilekçesi konusunda olumlu görüşte oldukları " şeklinde tespitlerini sundukları görülmüştür.
Davacılar vekilinin feragat beyanı, bu doğrultuda alınan komiser raporu içeriği dikkate alınmak suretiyle İİK'nun 289.maddesi hükmü gereği dosya ele alınarak mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile;" İİK 292 madde uyarınca borçlular hakkında verilen kesin mühletin kaldırılmasının gerekip gerekmediği konusunda belirlenen duruşma gün ve saatinde değerlendirme yapılmasına, Duruşma günü olarak █████/2025 günü, saat 14:10 olarak belirlenmesine, Davacı şirket yetkilisine İİK 292/son maddesi uyarınca duruşma gün ve saatini belirtir davetiye çıkartılmasına," karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı şirket yetkilisi adına İİK'nun 292. maddesi uyarınca duruşmada hazır bulunmasına ilişkin TK.21. maddesine göre duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edildiği, ancak duruşmada hazır bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin son celse de hazır bulunarak; davacı şirket hakkında iflas kararı verilmesini ve konkordato tedbirlerinin kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. Konkordato komiseri -------- son celse de hazır bulunarak; şirketin sunmuş olduğu konkordato projesinin gerçekleşme umudunun olmadığı, iflas konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu, iflas kararı verilmesi halinde tasfiyenin basit tasfiye usulüne göre sonuçlandırılması kanaatinde dolduklarını beyan ettiği görülmüştür. Dosya kapsamı ve komiser raporlarında yapılan tespitlerde dikkate alınmak suretiyle yapılan değerlendirmede; davacı şirketin gerek geçici mühlet öncesinde ve gerekse geçici mühlet aşamasındaki cirolar, kesin mühlete geçiş ile birlikte oldukça azaldığı ve son aylarda sıfırlandığı, ayrıca gerek davacı şirkete ait duran varlık satışları gerekse şirket ortağına ait gayrimenkul satışlarının konkordato kaynağı olarak gösterilmesine rağmen ve de bu satış işlemlerinin bir kısmına mahkemece izin verilmesine rağmen herhangi bir satış gerçekleşmediği, komiser heyetince yapılan alacaklı ilanı üzerine alacaklarını yazdıran alacakların tamamını borçlunun yazılı olarak kabul ettiğini bildirdiği, banka alacaklarında bir artış meydana geldiği, rayiç bilançoda borçların önemli oranda arttığının tespit edildiği, davacı şirketin rayiç öz sermayesinin (-) 33.564.042,95 TL olup borca batık olduğunun tespit edildiği, davacı şahsın ise borçlarının davacı şirketin borçlarına kefaletten kaynaklandığı, davacı şirketin konkordato projesinin gerçekleşme ihtimalinin olmadığından davacı şahsın konkordato projesininde gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalktığı, dolayısıyla davacı şahsın konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından davacı şahıs yönünden konkordato talebinin reddine, davacılar hakkında █████/2025 tarihinde verilen kesin mühlet kararının kaldırılmasına, rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu tespit edilen davacı şirketin ise iflasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar hakkında █████/2025 tarihinde verilen kesin mühlet kararının kaldırılmasına,
2-------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün --------- sicil numarasında kayıtlı davacı ------- ŞİRKETİ'nin İİK'nun 287/5. maddesi göndermesi ile İİK'nun 292.maddesi uyarınca bugün yani █████/2025 günü saat 14:16 itibariyle İFLASINA,
3-İflas eden davacı şirket yönünden tasfiyenin İİK.nun 308/2 maddesi uyarınca basit tasfiye usulüne göre yürütülmesine,
4-Davacı ------- konkordato talebinin reddine,
5-Tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevlerine son verilmesine,
6-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL. nin peşin alınan 427,60 TL. harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL.nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
7-Kararın -------- ve Basın İlan Kurumunun resmi ilan portalında ilanına, masrafın gider avansından karşılanmasına,
8-İİK'nun 288/3 maddesi uyarınca ilgili kurumlara bildirimlerin yapılmasına,
9-İflas kararının derhal -------- İflas Müdürlüğüne bildirilmesine,
10-İflas avansının İflas Müdürlüğüne aktarılmasına,
11-Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
12-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekili, konkordato komiseri ---------- ve bir kısım alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!