Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve alacak davası, inşaat ortaklığı anlaşmasındaki 1 milyon dolarlık teminat bonosu ve gecikmeler nedeniyle protokolle yapılan değişiklikleri içerir.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, bir inşaat ortaklığı anlaşması kapsamında davacılar tarafından davalıya verilen 1.000.000 Amerikan Doları bedelli teminat bonosu etrafında şekillenmektedir; davalı, ortaklığa giriş için bu miktarı ödemeyi taahhüt etmiş, karşılığında davacılar inşaatın tamamlanmasıyla bu bedeli iade etme yükümlülüğüne binaen teminat senedi vermiş, ancak inşaatın üçüncü taraflardan kaynaklanan mücbir sebeplerle gecikmesi üzerine yeni bir protokol ile inşaatın bitiş tarihi ve dolayısıyla teminat senedinin vadesi güncellenmiş olup, bu durum bononun geçerliliği ve alacak talebi üzerine birleşen davaların konusu haline gelmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI
BİRLEŞEN DAVA
: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ
: █████/2015
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ...ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI
BİRLEŞEN DAVA
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
ASIL DAVADA;
İDDİA
:
Davacı vekilinin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne vermiş olduğu █████/2015 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde; Davalı ile müvekkilleri ... ve .... arasında , █████/2009 tarihinde inşaat işi ortaklığı anlaşması yapıldığını, bu anlaşmaya göre, taraflar arasında , yüklenici .... Tic.A.Ş tarafından, İstanbul, ....,... Köprüsü,... pafta, 317 parsel sayılı yerde yapılacak kat karşılığı inşaat işinde ortaklık yapılması amaçlandığını, anlaşmaya göre, bir ... ... ve ... (...Tic A.Ş temsilen), diğer ... Davalı .... arasında, ilgili inşaat işinin yarı yarıya finansmanı kabul ve taahhüt edildiğini, inşaatın ... ile ...'e ait bölümlerinin pay edilmeden mutabık kalınacak değerler üzerinden şantiyede kurulacak satış ofisinden müştereken satılacağını,satışlardan .... ve ....in %60 ve ...'in %40 pay alacağı kabul edildiğini ve protokolde belirtildiğini, inşaatın tamamlanması ,inşaatın olağanüstü durumlar dışında 2010 yılında Mayıs ayında başlayacağı ve 2011 yılı Ekim ayında bitmiş olacağını, iskan ile ilgili işlemler ile birlikte 2011 yılı sonunda teslim edileceği protokolde yer aldığını, tarafların bu tarihte mutabık kaldığını, davalıya , ilgili ortaklık anlaşması yapıldığında teminat bonosu verildiğini, █████/2009 tarihli protokolde , davalı ... , ... ... ve ...'e 1.000.000 (bir milyon) Amerikan Doları ödeme yapmayı taahhüt ettiğini, anlaşmaya göre davalı tarafından, müvekkillerine ödenecek bu bedelin, ... ... ve ... tarafından inşaatın bitim tarihi olarak öngörülen █████/2011 tarihinde iade edileceği kararlaştırıldığını, bu taahhüt nedeniyle davalıya teminat olarak, keşideci ... ve kefili ... ... olarak tanzim edilen ,█████/2011 vade tarihli, 1.000.000 (bir milyon) Amerikan Doları bedelli bir teminat bonosu teslim edildiğini, inşaatın tamamlanması müvekkillerin elinde olmayan sebeplerden geciktiğini, taşınmaz ile ilgili, encümen kararı doğrultusunda yapılması gereken terk işlemleri için Küçükçekmece Tapu Müdürlüğü, ilgili taşınmaz hissedarlarından birinin kısıtlı olması nedeni ile kısıtlının tutuklu bulunduğu mahkemeden, kısıtlının Encümen kararı kapsamında yapması gereken bu terk işlemleri için vasinin yetkili olduğu kararının alınmasını talep ettiğini, kısıtlının vasi olarak belirlenen annesinin, aynı zamanda arsa hissedarı olması nedeni ile menfaat çatışması olacağından , yapılacak inşaatlarda hissedarlar arasındaki paylaşımın da kısıtlı yönünden mahkeme tarafından kayyım atanarak kontrol edilmesi gerektiğini, inşaat ruhsatının alınması ve inşaatın başlaması müvekkillerinin iradesi dışında geciktiğini, inşaatın başlamasının gecikmesi kesinlikle müvekkillerden kaynaklanmadığını, inşaatın başlamasında oluşan ve müvekkillerin elinde olmayan durumlar neticesinde davalı ile █████/2011 tarihli yeni bir protokol yapılarak daha önce verilen teminat bonosu yenilendiğini, taraflar, inşaatın daha önceki protokol ile belirlenen sürede tamamlanamayacağı hususunda mutabık kalınarak, █████/2011 tarihinde yeni protokol yaparak, olağanüstü haller dışında █████/2012 tarihinde bitirileceğini öngördüklerini, buna göre daha önce müvekkilleri tarafından, davalıya verilen █████/2011 vade tarihli bono iptal edilerek yerine,inşaatın biteceği tarih olarak öngörülen █████/2012 vade tarihli, keşidecileri ... ... ve ... olan 1.000.000(bir milyon) Amerikan Doları bedelli bono teslim edildiğini, her iki protokol hükümlerine göre, davalıya, ortaklığa girişte ödemeye taahhüt ettiği 1.000.000 (bir milyon) Amerikan Doları bedel karşılığı teminat senedi verildiğini, █████/2009 tarihli protokolde; davalının ortaklığa girişte ... ... ve ...'e vereceği 1.000.000 (bir milyon) Amerikan Dolarının, iskan alınması dahil inşaatın bitirilmesi için öngörülen █████/2011 tarihinde ... ... ve ... tarafından iade edileceği ve bunun için aynı vade tarihine teminat bonosu verileceğini, █████/2011 tarihli protokolde ; inşaatın öngörülen bitirilme ve teslim edilme tarihi █████/2012 olarak öngörüldüğünü, davalı tarafından █████/2009 tarihli protokol gereği ... ... ve ...'e ortaklığa giriş için verilen 1.000.000 (bir milyon)Amerikan Dolarının iade tarihi de inşaatın bitim tarihi olarak öngörülen █████/2012 olarak değiştirildiğini, her iki protokol hükümlerine göre , ... ... ve ... tarafından, davalıya , ortaklığa girişte ödemeyi taahhüt ettiği 1.000.000 (bir milyon) Amerikan Doları bedel karşılığı teminat senedi verildiğini ve tarafların iş bu sözleşmeye dayalı hak ve alacaklarının inşaatın iskan alınması için geçecek süreler dahil tamamlanması ve teslim edilmesi tarihine bağlandığı kabul edildiğini, inşaatın durdurulduğu ve ruhsatının Başkanlık oluru ile iptal edildiğini, 17 Ağustos 2012 tarihinde Küçükçekmece Belediye Başkanlığının ... sayılı yazısı ile tebliğ edildiğini ve inşaata devam edilmesi mümkün olmadığını, bu durum davalı ile paylaşılarak ,teminat bonosunun vadesi olan █████/2012 tarihine kadar inşaatın bitirilmesinin mümkün olamayacağı kabul edilerek , inşaatın bitirilmesi ve teslim edilmesi olarak öngörülen █████/2012 vade tarihine verilmiş olan teminat bonosu da yenilenerek █████/2015 vade tarihli yeni bir bono düzenlendiğini, borcun yenilenmesi anlaşması sonucu keşideci ... Hiz.Taah.Tic.A.Ş tarafından █████/2015 vade tarihli 1.000.000 (birmilyon) Amerikan Doları bedelli yeni bir bono verildiğini, bu bono müvekkilleri tarafından ciro edildiğini, █████/2012 tarihli bononun davalı tarafından iade edileceği kararlaştırıldığını, davalıya verilen ilgili bono karşılığı , █████/2012 tarihinde 1 dükkan hissesi ve █████/2015 tarihinde 9 ayrı daire devri ile kendisine fazlasıyla ödendiğini, inşaatın bitiş tarihinin gecikeceği taraflarca anlaşılınca , davalının talebi üzerine , İstanbul,....,.... Mahallesi, ... Pafta, 780 Ada,, 2 Parselde kayıtlı : B Blokta .bağımsız bölümler: 11-13-23-34-36-37-43-47-48 no'lu daireler tam hisse olarak █████/2015 tarihinde █████/2015 vade tarihli 1.000.000 Amerikan Doları bedelli bono tarihinden bir gün önce █████/2015 tarihinde davalıya tapuda devredildiğini, bu taşınmazların devri ile teminat bonosu karşılığı fazlasıyla ödendiğini, kaldı ki; bu ödeme dahi, tarafların █████/2009 tarihli ortaklık anlaşmasına aykırı olduğunu, çünkü, bu anlaşmanın inşaatın başlama ve bitiş tarihi belirtilirken, "olağan üstü durumlar dışında " koşulu kabul edildiğini, bu ortaklıkta sadece menfaat değil, risk paylaşımında söz konusu olduğunu, menfaat-külfet dengesi kavramı iş ortağına sorumluluk yüklemediğini, Protokolllerde, teminat senedinin, inşaatın bitiminde ödeneceği davalı yanca da kabul edildiğini, davalı tarafından , kendisine daha önce teminat olarak verilen keşidecisi ... ve kefil ... ... olan █████/2012 vade tarihli 1.000.000 Amerikan Doları bedelli bonoya dayalı, Bakırköy ....İcra Müdürlüğü ... sayılı takip ve bu bononun yenilenmesi amacıyla davacı tarafından keşide edilerek davalıya verilen ,█████/2015 vade tarihli 1.000.000 (birmilyon) Amerikan Doları bedeli bonoya dayalı Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibi başlatıldığını, Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... dosya numaralı takibe konu olan, █████/2015 vade tarihli, 1.000.000 Amerikan Doları bedelli bonoda ciro sinsilesi bozulduğunu, bu nedenle kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, dilekçe ekinde sunulan aslı ile ilgili İcra Müdürlüğünde bulunan bono incelendiğinde , lehdarı olan davalının cirosunun bulunmadığını , diğer cirantalar: ..., ... ... ve ...'nun cirolarının" karalanarak" kapatılmaya çalışıldığını, bu şekilde ciroların karalanması, ilgili ciroların yapıldığı ve lehdarının cirosu bulunmadan üçüncü şahıslara geçtiğini, bu durumda ciro sinsilesi bozulduğunun gerçeğini değiştirmeyeceğini, Bu nedenle, takibin iptali nedeniyle hukuki başvurulacağı gibi, davalının "resmi evrakta sahtecilik " ve "kamu görevlilerini suça alet etmek" suçları işlediği iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyusunda bulunulacağını, sonuç olarak müvekkili tarafından keşide edilmiş bulunan Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe konu olan █████/2015 vade tarihli, 1.000.000 (bir milyon) Amerikan Doları bedelli bono nedeniyle borçlu bulunmadıklarının tespitini, borcun itfa edildiğine dair sunulan tapu kayıtları dikkate alınarak uygun görülecek teminat mukabili icra takibinin durdurulması yahut dosyaya yatacak uygun görülecek teminat mukabili icra takibinin durdurulması yahut dosyaya yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde "ihtiyati tedbir kararı" verilmesini, yargı giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA;
SAVUNMA
:
Davalı vekili Mahkememize vermiş olduğu █████/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde; Müvekkili aleyhine açılmış olan menfi tespit davası haksız ve mesnetsiz olduğundan davanın reddine karar verilmesini, davacının sunmuş olduğu dava dilekçesinde takip konusu bononun teminat bonosu olduğu belirttiğini ancak bu iddiasını ispatlayamadığını, keza dava dilekçesinin ekinde veya takip konusu bonoda takip konusu bononun teminat bonosu olduğuna dair hiçbir beyan bulunmadığını, bu sebeple davacının takip konusu bononun teminat bonosu olduğuna dair iddiası hukuken korunamayacağını, davacı tarafın bono bedelinin müvekkiline ödendiğine dair iddiaları da geçersiz olduğunu, davacı taraf bunu ispat etmek zorunda olduğunu, ancak böyle bir ödeme yapılmadığı için davacı taraf bunu ispat edemediğini, davacı tarafın yine dava dilekçesinde bononun yenilendiğini iddia ettiğini ancak bononun yenilendiğine dair hiçbir delil sunamadığını, davacı taraf ciro silsilesinin bozulduğunu iddia ettiğini ancak bono incelediğinde lehdarın müvekkili olup arkasının silinmiş olması bononun ciro silsilesinin bozulduğu anlamına gelmeyeceğini, bu sebeple davacının bu iddiasının da hukuken korunmasına imkan bulunmadığını , sonuç olarak davacının davasının reddini , dosyada paranın müvekkiline verilmemesi yönünde karar bulunduğundan davacıdan %20 kötü niyet tazminatının alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DAVADA;
İDDİA
:
Davacılar vekilinin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne vermiş olduğu █████/2015 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde; Davalı ile müvekkilleri ... ... ve ... arasında, █████/2009 tarihinde inşaat işi ortaklığı anlaşması yapıldığını, bu anlaşmaya göre, taraflar arasında, yüklenici .... Hiz. Taah. Tic. A.Ş. tarafından, İstanbul, ..., ... Köprüsü, ... Pafta, 317 Parsel sayılı yerde yapılacak kat karşılığı inşaat işinde ortaklık yapılması amaçlandığını, anlaşmaya göre, bir ... ... ... ve ... (... Hiz. Taah. Tic. A Ş. lemsilen), diğer ... davalı ... arasında, ilgili inşaat işinin yarı yarıya finansmanı kabul ve taahhüt edildiğini, inşaatın ... ve ... ile ...'e ait bölümlerinin pay edilmeden mutabık kalınacak değerler üzerinden, şantiyede kurulacak satış ofisinden müştereken satılacağını, satışlardan ... ve ...'in %60 ve ...'in %40 pay alacağı kabul edildiğini ve protokolde belirtildiğini, inşaatın tamamlanması, "inşaatın olağanüstü durumlar dışında 2010 yılı Mayıs ayında başlayacağı ve 2011 yılı Ekim ayında bitmiş olacağını, iskan ile ilgili işlemler ile birlikte 2011 yılı sonunda teslim edileceği protokolde yer aldığını, taraflar bu tarihte mutabık kaldıklarını, davalıya, ilgili ortaklık anlaşması yapıldığında teminat bonosu verildiğini, █████/2009 tarihli protokolde, davalı ..., ... ... ve ...'e 1.000,000.- (bir milyon) Amerikan Doları ödeme yapmayı taahhüt ettiğini, anlaşmaya göre davalı tarafından, müvekkillere ödenecek bu bedelin, ... ... ve ... tarafından inşaatın bitim tarihi olarak öngörülen █████/2011 tarihinde iade edileceği kararlaştırıldığını, bu taahhüt nedeniyle davalıya, teminat olarak, keşideci ... ve kefili ... ... olarak tanzim edilen, █████/2011 vade tarihli, 1.000.000.- (bir milyon) Amerikan Doları bedelli bir teminat bonosu teslim edildiğini, inşaatın tamamlanması müvekkillerinin elinde olmayan nedenlerle geciktiğini, taşınmaz ile ilgili, Encümen kararı doğrultusunda yapılması gereken terk işlemleri için Küçükçekmece Tapu Müdürlüğü, ilgili taşınmaz hissedarlarından birinin kısıtlı olması nedeni ile, kısıtlının tutuklu bulunduğu mahkemeden, kısıtlının Encümen kararı kapsamında yapması gereken bu terk işlemleri için vasinin yetkili olduğu kararının alınmasını talep ettiğini, Kısıtlının vasi olarak belirlenen annesinin, aynı zamanda arsa hissedarı olması nedeni ile menfaat çatışması olacağından, yapılacak inşaatlarda hissedarlar arasındaki paylaşımın da kısıtlı yönünden mahkeme tarafından kayyım atanarak kontrol edilmesi gerektiğini, inşaat ruhsatının alınması ve inşaatın başlaması müvekkillerinin iradesi dışında geciktiğini, inşaatın başlamasının gecikmesi kesinlikle müvekkillerden kaynaklanmadığını, inşaatın başlamasında oluşan ve müvekkillerin elinde olmayan durumlar neticesi, davalı ile █████/2011 tarihli yeni bir "protokol" yapılarak daha önce verilen teminat bonosu yenilendiğini, taraflar, inşaatın daha önceki protokol ile belirlenen sürede tamamlanamayacağı hususunda mutabık kalarak, █████/2011 tarihinde yeni orotokol yaparak, olağanüstü haller dışında inşaatın 2011 yılı Haziran ayında başlayacağı ve inşaatın iskan ile ilgili işlemler dahil █████/2012 tarihinde bitirileceğini ,buna göre daha önce müvekkilleri tarafından, davalıya verilen █████/2011 vade tarihli bono iptal edilerek yerine, inşaatın biteceği tarih olarak öngörülen █████/2012 vade tarihli, keşideciteri ... ... ve ... olan, 1.000.000,- (bir milyon) Amerikan Doları bedelli bono teslim edildiğini, her iki protokol hükümlerine göre, davalıya, ortaklığa girişte ödemeyi taahhüt ettiği 1.000.000.- (bir milyon) Amerikan Doları bedel karşılığı teminat senedi verildiğini, █████/2009 tarihli protokolde; davalının ortaklığa girişte ... ... ve ...'e vereceği 1.000.000.- (bir milyon) Amerikan Dolarının, iskan alınması dahil inşaatın bitirilmesi için öngörülen █████/2011 tarihinde ... ... ve ... tarafından İade edileceğini ve bunun için aynı vade tarihe teminat bonosu verileceğini, █████/2011 tarihli protokolde; inşaatın öngörülen bitirilme ve teslim edilme tarihi █████/2012 olarak öngörüldüğünü, davalı tarafından █████/2009 tarihli protokol gereği ... ... ve ...'e ortaklığa giriş için verilen 1.000.000.- (bir milyon) Amerikan Dolarının iade tarihi de inşaatın bitim tarihi olarak öngörülen █████/2012 olarak değiştirildiğini, her iki protokol hükümlerine göre; ... ... ve ... tarafından, davalıya, ortaklığa girişte ödemeyi taahhüt ettiği 1.000.000.-(bir milyon) Amerikan Doları bedel karşılığı teminat senedi verildiğini ve tarafların iş bu sözleşmeye dayalı hak ve alacaklarının inşaatın iskan alınması için geçecek süreler dahil tamamlanması ve teslim edilmesi tarihine bağlandığı kabul edildiğini, inşaatın durdurulduğunu ve ruhsatının Başkanlık oluru ile İptal edildiğini, 17 Ağustos 2012 tarihinde Küçükçekmece Belediye Başkanlığının ... sayılı yazısı ile tebliğ edildiğini ve inşaata devam edilmesi mümkün olmadığını, bu durumun davalı ile paylaşılarak, teminat bonosunun vadesi olan █████/2012 tarihine kadar inşaatın bitirilmesinin mümkün olamayacağı kabul edilerek, inşaatın bitirilmesi ve teslim edilmesi olarak öngörülen █████/2012 vade tarihine verilmiş olan teminat bonosu da yenilenerek █████/2015 vade tarihli yeni bir bono düzenlendiğini, borcun yenilenmesinin anlaşması sonucu, keşidecisi ... . Hiz. Taat. Tic. A.Ş. tarafından █████/2015 vade tarihli 1.000.000.- (bir milyon) Amerikan Doları bedelli yeni bir bono verildiğini, bu bono müvekkilleri tarafından ciro edildiğini, █████/2012 tarihli bononun davalı tarafından iade edileceği kararlaştırıldığını, davalıya verilen ilgili teminat bonosu karşılığı, █████/2012 tarihinde 1 dükkan hissesi ve █████/2015 tarihinde 9 ayrı daire devri ile kendisine ödendiğini, inşaatın bitiş tarihinin gecikeceği taraflarca anlaşılınca, davalının talebi üzerine, İstanbul, ..., ... Mahallesi, ... Pafta, ... Ada, 2 Parsel'de kayıtlı: B blokta 4 Nolu bağımsız bölümün (dükkan) müvekkili hissesine tekamül edecek hissenin bir kısmı ile, inşaatın █████/2015 tarihine kadar tamamlanmasının mümkün olmaması nedeniyle, davalıya, ... Hiz. Taah. ve Tic. A.Ş.'nin, ilgili "kat karşılığı inşaat sözleşmesi" mucibince arsa sahipleri tarafından tapuda devredilmiş bulunan, İstanbul, ..., ... Mahallesi, ... Pafta, 780 Ada, 2 Parsel'de kayıtlı, B blokta, bağımsız Bölümler : 11-13-23-34-36-37-43-47-48 no'lu daireler tam hisse olarak █████/2015 tarihinde, █████/2015 vade tarihli 1.000.000.- Amerikan Doları bedelli bono tarihinden bir gün önce, █████/2015 tarihinde davalıya tapuda devredildiğini, bu taşınmazların devri ile teminat bonosu karşılığı fazlasıyla ödendiğini, bu ödeme dahi, tarafların █████/2009 tarihli ortaklık anlaşmasına aykırı olduğunu, çünkü, bu anlaşmanın inşaatın başlama ve bitiş tarihi belirtilirken, olağanüstü durumlar dışında koşulu kabul edildiğini, bir ortaklıkta, sadece menfaat değil, risk paylaşımının da söz konusu olduğunu, menfaat - külfet dengesi kavramı iş ortağına sorumluluk yüklediğini, protokollerde, teminat senedinin, inşaatın bitiminde ödeneceği davalı yanca da kabul edildiğini, davalıya, ilgili protokoller gereği ödediğini, 1.000.000 Amerikan Doları karşılığı █████/2015 vade tarihli teminat senedi verildiği halde, ayrıca, borcun yenilenmesi suretiyle geçersiz kalan, müvekkillerine iade etmesi gereken █████/2012 vade tarihli 1.000.000 Amerikan Doları bedelli bonoya dayalı icra takibi başlattığını, davalıya teminat olarak verilen, dava konusu, keşidecisi ... ve kefil ... ... olan █████/2012 vade tarihli 1.000.000 - (bir milyon) Amerikan Doları bedelli bono borcun yenilenmesi suretiyle yerine █████/2015 vade tarihli bono ile değiştirilmesine rağmen, mükerrer olarak, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takibe konu edildiğini, bu bononun yenilenmesi amacıyla ... Müh. Hiz. Taah. Tic. A.Ş. tarafından keşide edilerek davalıya verilen, █████/2015 vade tarihli 1.000,000.-(bir milyon) Amerikan Doları bedelli bono, ayrıca, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine konu edildiğini, davalının mükerrer icra takibi başlatması, '' sebepsiz zenginleşme " hükmünde olduğunu sonuç olarak müvekkili tarafından keşide edilmiş bulunan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe konu olan █████/2012 vade tarihli, 1.000.000 - (Bir milyon) Amerikan Doları bedelli bono nedeniyle borçlu bulunmadıklarının tespitini, borcun yenilenerek itfa edildiğine dair sunulan belgeler dikkate alınarak uygun görülecek teminat mukabili icra takibinin durdurulması yahut dosyaya yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde " ihtiyati tedbir kararı " verilmesini, yargı giderleri ile ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekilini sunmuş olduğu █████/2015 tarihli cevap dilekçesinde; Müvekkili aleyhine açılmış olan menfi tespit davacı haksız ve mesnetsiz olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davacı sunmuş olduğu dava dilekçesinde takip konusu bononun teminat bonosu olduğu belirttiğini, ancak bu iddiasını ispatlayamadığını, keza dava dilekçesinin ekinde veya takip konusu bonoda takip konusu bononun teminat bonosu olduğuna dair hiçbir beyan bulunmadığını, bu sebeple davacının takip konusu bononun teminat bonosu olduğuna dair iddiası hukuken korunamayacağını, davacı tarafın bono bedelinin müvekkiline ödendiğine dair iddiaları da geçersiz olduğunu davacı taraf bunu ispat etmek zorunda olduğunu ancak böyle bir ödeme yapılmadığı için davacı taraf bunu ispat edemediğini, davacı taraf yine dava dilekçesinde bononun yenilendiğini iddia ettiğini, ancak bononun yenilendiğine dair hiçbir delil sunamadığını, keza olmayan şeyin ispatına imkan olmadığını, sonuç olarak davacının davasının reddini, dosyada paranın müvekkiline verilmemesi yönünde karar bulunduğundan davacıdan %20 kötü niyet tazminatının alınarak müvekkile verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan alınmasın karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DAVADA;
Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalılar arasında imzalanan 29.12.2009 tarihli protokol gereğince İstanbul İli, .... İlçesi, ... Köprüsü, .... Pafta, 317 Parsel sayılı yerde yapılacak olan kat karşılığı inşaatta satışlardan .... ve ... %60 ve ... %40 pay alacağını, inşaat olağanüstü durumlar dışında 2010 yılı Mayıs ayında başlayacak ve 2011 yılı Ekim ayında biteceğini, iskan ile ilgili işlemler ile birlikte 2011 yılı sonunda teslim edileceğini, ancak, 2011 yılı sonunda inşaat tamamlanamamış bu nedenle taraflar arasında 16.06.2011 tarihli yeni bir protokol yapıldığını, bu protokole göre ise, inşaat olağanüstü durumlar dışında 2011 yılı Haziran ayında başlayacak ve 2012 yılı Aralık ayında iskan ile ilgili işlemler de dahil biteceğini, ancak belirtilen tarihlerde inşaat bitirilemediğini, inşaatın iskanı taahhüt edilen tarihten çok sonra alındığını, müvekkile ise protokol gereği verilmesi gereken %40 pay dahi halen verilmediğini, müvekkil tarafından davalılara banka yolu ile yapılan ödemelerin bir kısmının aşağıda dökümü yapıldığını, ancak, Müvekkil davalılara aşağıda dökümü yapılan bedellerden çok daha fazla ödeme yapmış ve protokol gereğince Müvekkil üzerine düşen yükümlülükleri fazlasıyla yerine getirdiğini, davalılar ise hiçbir yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile, şimdilik 20.000,00TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkile verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekili Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkillere verdiği paralar, dava dilekçesinde iddia edildiği miktarda olmadığını, davacı ile müvekkiller arasındaki sözleşmesel tek ilişki anılan ortaklık sözleşmesinden ibarettir. Bu çerçevede davacının müvekkillere ne miktarda ödeme yaptığı, bunun karşılığında ne miktarda para tahsil ettiği ve taşınmaz devraldığı da banka, icra ve tapu kayıtları ile sabittir. Davacının hem başlattığı icra takiplerinden tahsil ettiği paralar, hem de taşınmaz olarak devraldığı dükkan ve dairelerin değerleri dikkate alındığında, davacının sözleşme kapsamında hak ettiğinden kat be kat fazlasını müvekkillerden aldığı açıktır. Müvekkillerin davalıya hiçbir borcu bulunmamaktadır. Anılan nedenlerle haksız davanın külliyen reddi gerekmektedir. Kesinlikle müvekkillerin davacıya bir borcunun olduğunu kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla varlığı iddia edilen borcun zamanaşımına uğradığını da beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Asıl ve birleşen davalar her ne kadar menfi tespit ve alacak davası olarak açılmış ise de,davaların hukuki niteliği itibariyle taraflar arasındaki adi ortaklığı fesih ve tasfiyesi olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Yrd. Doç. Dr. ... , ... , ..., .... tarafından düzenlenen █████/2017 tarihli raporda; Dava konusu █████/2012 ve █████/2015 vade tarihli senetlerin davalı yanca ilgili protokollere istinaden yapılan ödemeler dolayısı ile 1.5 milyon USD üzerinden geçerli bir alacak hakkı ihtiva ettiğini, zira davacının senetlerin sözleşmeye dayandığını ve davalının ise bu sözleşmeye istinaden 1,5 milyon USD ödeme yaptığını ispat ettiğini, bu halde davacının █████/2012 vade tarihli senedin geçersizliği için iddia ettiği yenileme ve iade anlaşmasını (bu halde dahi 1 milyon USD bedelli █████/2015 vade tarihli son senet yukarıda ifade ettiğimiz üzere █████/2009 ve █████/2011 tarihli protokoller ile ilgili açıklamaları çerçevesinde geçerliliğini koruyacağını) ve sözleşmeye istinaden yapmış olduğu geri ödemeyi, bunun gerçekleşmemesi halinde ise bu kez █████/2012 ve █████/2015 vade tarihli senet bedellerini ödeyerek borcu sona erdirdiğini ispat etmesi gerektiğini, ancak dosyanın mevcut durumuna göre ispat yükümlülüğünün yerine getirilemediğini, davacı yanca davalı uhdesine bir takım gayrimenkul devirleri yapılmış ise davacının devredilen gayrimenkullerin değerini, bu değere karşılık gelen devirlerin senede bağlanmış alacağı sona erdirmek maksatlı yapılmış olup olmadığını ispat etmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığını bildirdikleri görülmüştür.
Bilirkişiler Prof. Dr. ...., ..., ..,..,... tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli raporda ; Birleşen dava davacıları ... ve ...’e 1.000.000,00 USD borç verdiği, bu borcun karşılığında davacı .... İnşaat tarafından davalıya 30.06.2015 vadeli 1.000.000,00 USD bedelli (en son yenilenen senet) teminat senedinin verildiği, söz konusu teminat senedinin/borcun ödemesi olarak davalıya 1 adet dükkan 9 adet Bağımsız bölümün devredildiği, devredilen taşınmazların rayiç değerinin 1.457.876,00 USD tespit edildiği, bir diğer ifade ile 1.000.000,00 USD borca karşılık davalıya 1.457.876,00 USD bedelli taşınmazların devredildiği, Protokol gereği borç alım tarihi ile ödeme/devir tarihlerine kadar hesaplanan faizin + ana paranın mahsup edilmesi neticesinde, asıl dava konusu senet bedelinin ...’e faizleri ile ödendiği/taşınmaz devredildiği gibi, 266.554,51 USD fazla ödeme/devir yapıldığının tespit edildiği, dolayısıyla davacının menfi tespit taleplerinin yerinde olduğu, davacının asıl dava konusu senede ilişkin 09.06.2016 tarihinde icra dairesine 3.597.996,76 TL, USD karşılığı 1.222.104,13 USD olmak üzere ödeme yaptığı, dosyada davanın istirdat davasına dönüştürüldüğüne ilişkin bir karar görülmediği, takdirinin sayın mahkemenizde olduğu,
Birleşen davada; dava konusu 31.12.2012 vadeli 1.000.000,00 USD bedelli senedin, davalı ...’in davacılar ... ve ...’e borç verdiği bedele ilişkin verilen teminat senedi olduğu, davalı ...’in ... ve ...’e 1.000.000,00 USD dışında borç verdiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, birleşen dava konusu teminat senedinin asıl dava konusu edilen teminat senedi ile yenilendiği, yani birleşen dava konusu teminat senedi yenilenerek yerine asıl dava konusu teminat senedinin verildiği ve birleşen dava konusu teminat senedinin hükümsüz kaldığı, asıl dava konusu teminat senedi bedeli ödenmiş olduğundan, birleşen davada davacıların menfi tespit talebinin yerinde olduğu, davacıların birleşen dava konusu senede ilişkin icra dosyasına toplam 5.132.047,75 TL USD karşılığı 1.533.775,30 USD olmak üzere ödeme yaptığı, dosyada davanın istirdat davasına dönüştürüldüğüne ilişkin bir karar görülmediği, takdirinin sayın mahkemenizde olduğu, yanlar arasındaki Adi Ortaklığın 15.03.2016 tarihi itibariyle feshedildiğinin kabul edilebileceği, buna göre uygulanması gereken tasfiye prosedürünün rapor içeriğinde detaylı bir şekilde açıklandığı, takdirinin Mahkemede olduğu yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir.
Bilirkişiler Prof. Dr. ..., ..., ..,..,....tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli raporda ; Ek rapor kapsamında tarafların itirazlarının rapor içerisinde ayrıntılı bir şekilde tek tek cevaplandığı, kök raporda yapılan tespit ve görüşlerimizde değişiklik gerektirecek yeni bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu nedenle kök rapordaki görüşlerimizde bir değişiklik olmadığı, bu bağlamda;
Asıl davada; davalı ...’in dava konusu Adi Ortaklığın kurulması aşamasında, birleşen dava davacıları ... ve ...’e 1.000.000,00 USD borç verdiği, bu borcun karşılığında davacı ... İnşaat tarafından davalıya 30.06.2015 vadeli 1.000.000,00 USD bedelli (en son yenilenen senet) teminat senedinin verildiği, söz konusu teminat senedinin/borcun ödemesi olarak davalıya 1 adet dükkan 9 adet Bağımsız bölümün devredildiği, devredilen taşınmazların rayiç değerinin 1.457.876,00 USD tespit edildiği, bir diğer ifade ile 1.000.000,00 USD borca karşılık davalıya 1.457.876,00 USD bedelli taşınmazların devredildiği, Protokol gereği borç alım tarihi ile ödeme/devir tarihlerine kadar hesaplanan faizin + ana paranın mahsup edilmesi neticesinde, asıl dava konusu senet bedelinin ...’e faizleri ile ödendiği/taşınmaz devredildiği gibi, 266.554,51 USD fazla ödeme/devir yapıldığının tespit edildiği, dolayısıyla davacının menfi tespit taleplerinin yerinde olduğu, davacı davasını istirdat davasına dönüştürdüğünden, 266.554,51 USD’nin ödeme tarihi olan (gayrimenkul devir tarihi) 29.06.2015 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, yine, davacının asıl dava konusu senede ilişkin 09.06.2016 tarihinde icra dairesine 3.597.996,76 TL, USD karşılığı 1.222.104,13 USD olmak üzere ödeme yaptığı, davacı davasını istirdat davasına dönüştürdüğünden 1.222.104,13 USD alacağına 09.06.2016 tarihinden itibaren faz talep edebileceği,
Birleşen davada; dava konusu 31.12.2012 vadeli 1.000.000,00 USD bedelli senedin, davalı ...’in davacılar ... ve ...’e borç verdiği bedele ilişkin verilen teminat senedi olduğu, davalı ...’in ... ve ...’e 1.000.000,00 USD dışında borç verdiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, birleşen dava konusu teminat senedinin asıl dava konusu edilen teminat senedi ile yenilendiği, yani birleşen dava konusu teminat senedi yenilenerek yerine asıl dava konusu teminat senedinin verildiği ve birleşen dava konusu teminat senedinin hükümsüz kaldığı, asıl dava konusu teminat senedi bedeli ödenmiş olduğundan, birleşen davada davacıların menfi tespit talebinin yerinde olduğu,
Davacıların birleşen dava konusu senede ilişkin icra dosyasına toplam 5.132.047,75 TL USD karşılığı 1.533.775,30 USD olmak üzere ödeme yaptığı, davacı davasını istirdat davasına dönüştürdüğünden, 1.533.775,30 USD alacağının 762.934,45 USD’lik kısmına 05.10.2016 tarihinden itibaren, 770.840,85 USD’lik kısmına ise 04.04.2017 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği,
Ek rapor kapsamında birleşen BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... E. Sayılı dosya yönünden;
Davacı/...’in, adi ortaklık masrafları bakımından fazla ödeme yapmamış olduğu, tam tersine 133.992,69 USD eksik ödeme yaptığı , ayrıca davalılar/...-...’in kendisine olan borçlarını da 266.554,51 USD fazlasıyla tahsil ettiği, yine mükerrer icra takipleri nedeniyle davalıdan 1.222.104,13 USD+1.533.775,30 USD fazla tahsilat yapmış olduğu, Dolayısıyla da, davacı/...’in, herhangi bir fazla ödemeden kaynaklanan bir alacağının bulunmadığı, Kaldı ki, adi ortaklık feshedilmiş olup, Tasfiye Aşamasına girmiş olduğundan, tarafların birbirlerinden, adi ortaklık ilişkisinden dolayı bakiye alacakları bulunup bulunmadığı hususunun, Tasfiye sonucunda tespit edilebileceği yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir.
Mahkememizce görevlendirilen tasfiye heyeti sunmuş olduğu █████/2024 tarihli tasfiye heyeti raporunda ; Ortaklardan ...'in 133992,96 USD tutarındaki eksik ödemesinin mahsubu kararına varılması halinde payı oranında varlığının 1.968 950,15 USD - 133.992,96 USD =1.834.957,19 USD olacağı,
Mahkememizce görevlendirilen tasfiye heyeti sunmuş olduğu █████/2025 tarihli tasfiye heyeti raporunda ; Tarafların eşit koyduğu 1.000.000 USD'lik katkının niteliğine ilişkin iki ayrı varsayıma dayalı tasfiye hesaplamalarının sunulduğunu, Senaryo 1 (Borç İlişkisi Yaklaşımı)'na göre, davalı ortağın verdiği para borç niteliğinde olup faiziyle geri ödenmiş sayılmakta; tasfiye sonucunda davalıya borcundan arta kalan bir hak düşmemekte, hatta fazla tahsil ettiği bir kısım söz konusu ise bunun mahsubu gerektiği, bu senaryoda davacı taraf, ortaklık malvarlığının büyük bölümünü alırken davalının getirisi önceden aldığı değerle sınırlı kaldığını, Senaryo 2 (Sermaye Katkısı Yaklaşımı)'na göre ise, söz konusu tutar ortaklık sermayesi sayılmakta; her iki taraf'da sermayelerini geri aldıktan sonra kalan değeri yarı yarıya paylaştığı, bu durumda davalının aldığı gayrimenkullerle sermayesini zaten geri almış olup bakiye malvarlığından ayrıca kar payı alacağını, davacı tarafın ise borç yükünden kurtulmakta ancak kazancın yarısını davalıyla paylaştığını,
Senaryo 1'de davalı ...'in toplam net hak edişinin 1.5099.185,19 USD değere tekabül ettiği, bu hesabın davalının borç alacağını tamamen aldığı ve fazlasını iade ettiği durumu temsil ettiğini,
Senaryo 2'de ise davalının toplam hak edişinin 2.394.000,21 USD, davacıların ise 2528.184.21 USD olarak gerçekleştiği, davalının önceden 1.457.876 USD'lik gayrimenkul aldığından, ona ödenecek nakit bakiyenin 936.124,21 USD kaldığını, davacıların ise geri kalan malvarlığını alarak kendi paylarına düşeni 2.528.184.21 USD olarak realize edeceklerini, bu senaryoda tarafların sermayelerini aldıktan sonra kârın eşit paylaşmış olmakta olduklarını,
Her iki yaklaşımın da detaylı şekilde ortaya konmuş olup, hukuki dayanaklarıyla birlikte açıklandığını, rapor kapsamında yapılan hesaplamaların, hangi senaryonun tercih edildiğine bağlı olarak tarafların nihai tasfiye paylarını gözler önüne serdiği yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir.
Huzurdaki asıl ve birleşen davalar her ne kadar menfi tespit ve alacak istemli olarak davacılar tarafında açılmış ise de;istinaf ilamı doğrultusunda taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi ve tasfiye alacağına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 620. maddesinin birinci fıkrasına göre; adi ortaklık, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, diğerinin kabiliyet ve şahsına güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzel kişilerin, ortak amacın gerçekleşmesini sağlayarak katılım paylarını ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur.
Buna göre adi ortaklığın unsurları; kişi, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba (affectio societatis), katılım payı (sermaye) ve sözleşme bağı şeklinde belirtilebilir.
Adi ortaklık sözleşmelerinin kuruluşu bakımından, ortakların esaslı noktalarda uyuşması gerekir (TBK md 2/1). Eş söyleyişle, ortakların şahsı, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba, katılım payının türü ve kapsamı, ortaklık açısından esaslı unsurlar olup, bunlarda uyuşulması ortaklık sözleşmesinin kurulması için yeterlidir. Ortaklar, ikinci derecedeki noktalarda uyuşmamış olsalar bile, ortaklık kurulmuş sayılır.
Adi ortaklık sözleşmesi yazılı yapılabileceği gibi sözlü de yapılabilir. İhtilaf halinde, bu ortaklığın var olduğunu ileri süren kişi, iddiasını, HMK'nın 200. maddesi gereğince senetle ispat etmelidir.
Somut olayda; davacılar ile davalılar arasında █████/2009 ve █████/2011 tarihli sözleşmeler uyarınca adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu ve taraflar arasında kurulan adi ortaklığın █████/20216 tarihi itibariyle feshedilmiş olduğu dosya kapsamı ile sabittir.
Adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık mal varlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, katılım payları ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kâr ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır.
Adi ortaklığın tasfiyesi ya tarafların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır. Taraflar tasfiye konusunda anlaşmadığı takdirde ortaklığın tasfiyesinin mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 642 vd. madde hükümlerine uygun olarak yapılması gerekir.
Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır.
Adi ortaklığın tasfiyesindeki aşamalar şu şekilde gerçekleşecektir:
Birinci aşamada; (taraflarca veya anlaşamamaları hâlinde mahkemece atanacak) tasfiye memuru tarafından sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın aktif ve pasifi ile birlikte tüm mal varlığı belirlenerek hazırlanan mal varlığı bilançosu taraflara tebliğ edilmeli, bu husustaki itirazlar toplanacak delillere göre hakim tarafından değerlendirilmeli,
İkinci aşamada; tasfiye memuru tarafından ortaklığın malvarlığına ilişkin satış ve nakde çevirme işlemi gerçekleştirilmeli, şayet bu mallar mevcut değilse değerleri tasfiye memuru marifetiyle saptanmalı,
Üçüncü ve son aşamada ise; yukarıdaki işlemler sonucu oluşan değerden, tasfiye memuru, tarafından öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli ve ortaklardan her birinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç veya zarar da belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilanço düzenlenmelidir.
Bu aşamalardan sonra ise; tasfiye memurunun yaptığı tasfiye işleminin sonuç bilançosuna göre hâkim, tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyip, tasfiye işlemini sonlandırmalı ve bu doğrultuda hüküm oluşturmalıdır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;taraflar arasında kurulan adi ortaklığın █████/2016 tarihinde sona erdiği ve davalı ortağın 936.124,21 USD tasfiye alacağının davacıların tasfiye alacağı olan 2.528.184,21 mahsubu ile 1.592.060 USD tasfiye alacağının, ilk dava tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki T.C merkez bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar tarafından açılan asıl ve birleşen davaların hukuki niteliği itibariyle taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davası olduğu anlaşılmakla; Davacılar ile davalı arasında imzalanan █████/2009 ve █████/2011 tarihli adi ortaklığın fesih suretiyle sona erdiğinin TESPİTİNE,
2-Davalı ortağın, 936.124,21 USD tasfiye alacağının davacıların tasfiye alacağından mahsubu ile 1.592.060 USD tasfiye alacağının, ilk dava tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki T.C merkez bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE,
3-Alınması gerekli 317.560,55 TL karar ve ilam harcından peşin alınan (Asıl ve bireşen davada alınan toplam) 99.732,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 217.827,95 TL harcın davalı ...'ten alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacılar tarafından ödenen 27,70 TL + 27,70.-TL = 55,40.-TL başvuru harcı, 49.866,30.-TL + 49.866,30.-TL =99.732,60.-TL TL peşin harç ve 4,50.-TL+4,50.-TL =9,00.-TLvekalet harcının davalı ...'ten tahsili ile davacılara VERİLMESİNE,
5-Davacılar tarafından yapılan 80 adet tebligat + posta ücreti 1.297,10.-TL,3 bilirkişi inceleme ücreti 58.200,00 TL ile 75.000,00.-TL kayyımlık ücreti olmak üzere toplam olmak üzere toplam 134.497,10 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 107.059,69.-TL'nin davalı ...'ten alınarak davacılara VERİLMESİNE, kalan kısmın davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalı ... tarafından yapılan 13 adet tebligat + posta ücreti 221,30.-TL, 2 bilirkişi inceleme ücreti 32.500,00 TL ile 75.000,00.-TL kayyımlık ücreti olmak üzere toplam olmak üzere toplam 107.721,30 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 21.975,14 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ...'e VERİLMESİNE, kalan kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davacılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 625.369,65 TL ücreti vekaletin davalı ...'ten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 184.677,72 TL ücreti vekaletin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!