İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası sonucu araç hasarı ve değer kaybı talepli tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin değer kaybını reddeden kararının istinafını inceledi.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacının 31.05.2022 tarihli trafik kazasında aracında oluşan hasar, değer kaybı ve diğer zararların tazmini amacıyla diğer aracın sigorta şirketi, işleteni ve sürücüsüne karşı açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kazada diğer sürücüyü %100 kusurlu bularak davacının araç hasar onarım, mahrumiyet ve çekici bedeli taleplerini kısmen kabul ettiği, ancak aracın önceki hasar kayıtları nedeniyle değer kaybı talebini reddettiği ve davacının bu ret kararını istinaf ettiği incelenmektedir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 09.03.2023
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: 27.11.2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 27.11.2025
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.03.2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, 31.05.2022 tarihinde davacının maliki ve sürücüsü olduğu ..... plaka sayılı araca, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı, davalı ...'in işleteni, davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın çarptığını, davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, Söke Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre araçta toplam 61.500,00 TL hasar bedeli ve 25.000,00 TL değer kaybı oluştuğunun tespit edildiğini, müvekkilinin çekici için 1.500,00 TL ücret ödemek zorunda kaldığını, kaza tarihinden onarımın bittiği 27.07.2022 tarihine kadar aracını kullanamadığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere, 61.500,00 TL hasar bedeli tazminatının kaza tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 25.000,00 TL değer kaybı, 1.000 TL araç mahrumiyet bedeli, 1.640,00 TL tespit masrafı ve 1.500,00 TL çekici masrafının kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalı işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 16.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile araç mahrumiyet zararı istemini 3.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
: Davalılar ... ve ... vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağında davalı ...'in kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ancak bu tespitin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığını, davacının kusurlu olduğunu, davacının sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmediğini, talep edilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili, tespit masrafı ve çekici masrafının dolaylı zarar olup, teminat dışında olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketçe yapılan ödemenin düşülmesiyle birlikte bakiye teminat limitinin dikkate alınması gerektiğini, davacı taraf, sigortalımızın kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda KTK'nın 96. maddesi gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 29.09.2022 tarihli raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin KDV dahil 61.551,00 TL olduğu, aracın on kez kaza kaydı bulunması sebebiyle araçta kaza nedeniyle değer kaybı oluşmadığı, aracın makul tamiri sürecinde 3.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 61,500,00 TL araç hasar bedelinin davalı işleten ve sürücüden kaza tarihinden, davalı ... ... Sigorta A.Ş'den poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 15.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, araç değer kaybına yönelik talebin reddine, 3.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli ve 1.500,00 TL çekici bedelinin davalı işleten ve sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, değer kaybına ilişkin olarak bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkiline ait aracın bilirkişi incelemesine sunulan tramer kayıtlarında yeterince ayrıntılı inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, 18.12.2013 tarihli kazada aracın plastik tamponunun tamir gördüğü ve hasarın toplam ödeme bedelinin 1.617,19 TL olduğunu, 02.07.2017 tarihli kazada aracın yan kapısındaki oluşan çizikler nedeniyle boya işlemi yapıldığını ve hasarın toplam ödeme bedelinin 504,00 TL olduğunu, 10.04.2018 tarihli kazada aracın arka tampon braketinin ve stop lambasının değiştiği, hasarın 937,00 TL olduğunu, 03.04.2020 tarihli kazada aracın arka plastik tamponunun tamir gördüğünü ve hasarın 1.731,00 TL olduğunu, 27.05.2020 tarihli kazada aracın farının değiştirildiğini ve hasarın 925,00 TL olduğunu, 14.08.2021 tarihli kazada aracın ön far, ön panjur, V kayışı, amblem, ön far braketi, ön tampon kose braketi ve ön tampon iç sacının değiştiğini ve hasarın toplam 4.588,00 TL olduğunu, bilirkişi tarafından araç değer kaybının hesabında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar eki olan değer kaybı tazminatı hesaplaması yöntemine uyulmadığını, müvekkiline ait aracın daha evvelden plastik aksamlarında meydana gelen hasarlar nazara alınarak rapor tanzim edildiğini, aracın şasesine dahi zarar verecek ve kaput, çamurluk gibi değer kaybı şartlarını oluşturacak hasarların dikkate alınmadığını, salt daha önceki niteliksiz hasarlar ve hasar sayısı dikkate alınarak araç değer kaybı olmadığı şeklinde rapor tanzim edilmesinin hatalı olduğunu, araç mahrumiyet zararı yönünden de yine sayın mahkemece bilirkişi raporuna istinaden makul tamir süresi olarak belirlenen süreye göre araç mahrumiyet zararı belirlendiğini, müvekkilinin aracını kaza tarihi olan 31.05.2022 tarihinden onarımının bittiği 27.07.2022 tarihine kadar kullanamadığını, buna rağmen bilirkişi tarafından tespit edilen 15 gün için araç kiralama bedelinin az olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından hasar bedeli tazminatı, ayrıca işleten ve sürücüden değer kaybı, çekici masrafı ve araç mahrumiyet zararı istemlerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ███████ E-██████ K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 03.12.2020 tarih █████████ E. -█████████ K.). Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden önce 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD 07.03.2016 tarih ve ██████████ E.- █████████ K. sayılı ilamı) Somut olayda ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın kaza tarihinden önceki tramer kayıtlarında davaya konu kaza öncesinde10 adet kaza kaydının bulunduğu, 14.08.2021 tarihli hasarda aracın ön kısmının hasar gördüğü, ön panjur, ön tampon, ön panelin işlem gördüğü, 03.04.2020, 10.04.2018, 18.12.2013 tarihli raporlarda aracın arka kısmı hasarlarının bulunduğu, 02.07.2017 tarihli kazada ise aracın sağ yan kısım hasarlarının meydana geldiği, dava konusu kazada da aracın ön kısımlarının zarar gördüğü, önceki kazalarda da aynı bölgelerin hasarlanmış olması nedeniyle aracın kazadan önceki ikinci el rayiç değer ile kaza sonrasında onarılmış haliyle ikinci el rayiç değeri arasında fark bulunmadığı tespit edilmiş olup, davacının değer kaybı tazminatına yönelik istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan hasar dolayısıyla tamir süresince kullanılamaması nedeniyle ikame araç bedeli tazminatına hak kazanmasına, ikame araç ücretine esas sürenin araçta oluşan hasar ile uyumlu ve makul olarak tespit edilip bedelin bu makul tamir süresi esas alınarak belirlenmesine, zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelerin, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 480,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 135,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!