Mirasçılar tarafından ileri sürülen mal kaçırma iddiası ve muvazaa savunması karşısında, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında bakım hizmetlerinin bedel kabulü ve sözleşmenin ivazlılığı.
Özet: Davacı, miras bırakan ile yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanarak tapu iptali ve tescil talep ederken, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; ancak Yargıtay, sözleşmenin mirasçılardan mal kaçırma amacı güden muvazaalı bir işlem olabileceği iddialarının yeterince araştırılmadığı gerekçesiyle kararı bozmuş, bozma sonrası ilk derece mahkemesi ise merhuma sağlanan özel bakım ve desteğin satış bedeli yerine geçtiğini kabul ederek davayı yeniden kabul etmiş, bu karar davalılarca tekrar temyiz edilmiştir.
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalıların miras bırakanı ... 'nın ... . Noterliğinin 23.08.1999 tarihli ... yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 260, 246, 34 46... parsel sayılı taşınmazları davacıya satmayı vaat ve taahhüt ettiğini, satış bedelinin tamamen ödendiğini, taşınmazların teslim edildiğini, satıcı ... 15.03.2003 tarihinde vefat edince mirasçılarının tapuda ferağ vermeye yanaşmadıklarını belirterek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini istemiş, 14.06.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile satış vaadi sözleşmesinde satışa konu taşınmazlardan 3446 parsel olarak yazılan taşınmazın sözleşmeye sehven sayfa numarasının yazıldığını, doğrusunun 3461 parsel olduğunu, aynı şekilde 732 parsel olarak yazılan taşınmazın da 740 parsel olduğunu belirtmiş, böylece dava konusu taşınmazların parsel numaralarının 260, 246, 34 61... olarak düzelttiklerini ve bu parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ..., ... ve ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, muris hayatta iken açılmadığını, murisin ölümünden 6 yıl sonra açılmasının murisin haklarını ihlal ettiğini, murisin iştirak halinde malik olduğu dört adet taşınmazı davacıya satmaya vaat ettiğini, davacının tüm taşınmazlarda paydaş olmadığını, dolayısıyla sözleşmenin ifa olanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ..., satış vaadi sözleşmesinin gerçek olduğunu, bunu bizzat muris babasının kendisine söylediğini, babasının kızlarına yardım olarak haklarını verdiğini belirtmiş, davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
3. Davalı ... davayı kabul etmiş, davalı ... davaya cevap vermemiş, ölümü üzerine davaya dahil edilen mirasçıları ..., ..., ... ve ... taşınmazların davacıya satıldığı iddiasını kabul etmediklerini, satış bedelinin ödenmediğini, sözleşmenin muvazaalı olarak yapıldığını beyanla davanın reddini istemişler, dahili davalı ... cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 18.12.2014 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 18.12.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi’nin 02.10.2019 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla;
"1-Kural olarak, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin satış amacı ile değil muvazaalı olarak yapıldığının savunulması her zaman olanaklıdır. Bir başka deyişle, satış vaadi sözleşmesinin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla kötü niyetle yapıldığı iddia edilerek yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Böyle bir savunma ileri sürüldüğüne göre mahkemece bu konuda tüm taraf delillerinin toplanması ve gerekli görülmesi halinde resen araştırma ilkesi gereğince dayanılan sözleşmedeki tarafların gerçek ve müşterek amaçlarını gerekli araştırmalar yaptıktan sonra satış vaadi borçlusunun sözleşmeyi yaparken mal kaçırma amacı güdüp gütmediğinin tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de; yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden davalıların taşınmazlarda 1/2 pay maliki oldukları gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, taşınmazların tamamının değeri üzerinden hüküm kurulması da doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bozma ilâmı doğrultusunda eksik hususların giderildiği, dosya kapsamından murisin 65 yaşın üzerinde olduğu, yaşı ve fiziki durumları itibariyle bakıma muhtaç olduğu, diğer taraftan, bakım savunmasında bulunan davalının, murise sağladığı bakımın normal bir bakım olarak kabul edilemeyeceği, özel bir bakım ve destek sağladığı, sürekli olarak murisin yanında olduğu, tüm ihtiyaçlarıyla ilgilendiği böyle olunca eldeki davada davalının bu hizmetinin semen olarak değerlendirilmesi hukuka uygun düşeceğinden, muris ile davalı arasında yapılan ... . Noterliği’nin 23.08.1999 tarihli ... yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca yapılan temlikin ivazlı olduğunun da kabulü gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının satış vaadi sözleşmesinin bakım karşılığı yapıldığına ilişkin bir iddiasının bulunmadığını, ancak mahkemece satışın bakım hizmetinin semeni olarak kabul edildiğini,
b. Murisin mal varlığındaki taşınmazların hepsini devrettiğini sadece bir taşınmazının kaldığını, devredilen taşınmazların değerinin elinde kalan taşınmazın değerinden yüksek olduğunu,
c. Mal kaçırmak amacıyla muvaazalı devir yapıldığını, beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen ilk derece mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!