Yargıtay, kamu görevlisi veya bankacı olarak kendini tanıtarak işlenen nitelikli dolandırıcılık suçunda zorunlu müdafii atanmaması nedeniyle savunma hakkı ihlali sebebiyle kararı bozdu.
Özet: Kendilerini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işleyen sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet kararının, suçun cezasının alt sınırının beş yıldan fazla olması nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamında zorunlu müdafi atanmaksızın yargılama yapılması ve müdafi huzuru olmaksızın savunmalarının alınmasıyla savunma hakkının kısıtlanmasının kesin hukuka aykırılık teşkil etmesi sebebiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
:Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f.son, 158/3, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 12'şer yıl hapis ve 600.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, taksitlendirmeye ve sanık ... hakkında mahsup hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 21.03.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiilerinin temyiz isteği; mahkûmiyet kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkûmiyet kararlarının bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müdafii atanması gerektiğine karar verilmiştir.
Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareketle birlikte işledikleri kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son ve 158/3 maddeleri uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilen suç yönünden suç tarihi de gözetildiğinde 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3 maddesi uyarınca herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanun'da öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı bakımından sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın müdafii bulunmayan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanmasında, savunmalarının ve ek savunmalarının müdafi huzurunda ve 5271 sayılı CMK'nın 196/2 maddesi gereği yargılamayı yapan Mahkemece bizzat alınması ve aynı Kanun'un 188/1 maddesi uyarınca zorunlu müdafinin son celsede hazır bulunması gerektiği anlaşılmakla; sanıkların yargılama aşamasında kendilerinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi 5271 sayılı CMK'nın 156. maddesi gereği re'sen bir müdafi de tayin edilmeksizin savunmalarının ve ek savunmalarının tespit edilmesi ve hüküm duruşmasında zorunlu müdafii hazır edilmeksizin haklarında mahkûmiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 150/3, 156, 188/1. ve 196/2 maddelerinin ihlâli ile sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!