Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, sıfır kilometre tırın sürekli motor arızası ve çekici hasarı nedeniyle ayıpsız misliyle değişim veya bedel iadesi ile ticari kazanç kaybı talepli satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası.
Özet: Yeni satın aldığı tırın kısa sürede motor arızaları vermesi, çekici ile taşınırken hasar görmesi ve uzun süre serviste kalması nedeniyle mağduriyet yaşadığını iddia eden davacı, ithalatçı/imalatçı ve satıcı davalılardan aracın ayıpsız misli ile değişimini, mümkün olmaması halinde kasko bedelinin ticari avans faiziyle tahsilini ve aracın kullanılamaması sebebiyle oluşan kazanç kaybının euro cinsinden belirli faizle ödenmesini talep ederken; davalı ise yetki itirazında bulunmuş, kendisinin yalnızca yetkili satış bayisi olduğunu ve üretim kaynaklı ayıptan sorumlu olmadığını, ilk arızanın garanti kapsamında giderilip aracın eksiksiz teslim edildiğini ve yetkili servise başka girişlerinin olmadığını savunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
DAVA
: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
İstanbul Anadolu ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas ...... Karar ve █████/2025 tarihli yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen dosyanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı müvekkilinin, ithalatçısı/imalatçısı davalılardan ..... Otomotiv Sanayi Anonim Şirketi olan, satıcısı davalılardan ..... Otomotiv A.Ş. olan ...... plakalı ..... marka, 2022 model, ..... şasi numaralı sıfır kilometre tırı 01.12.2022 tarihinde satın aldığını, davalıların satın alma işleminden yaklaşık 1 ay sonra 04.01.2023 tarihinde aracın devrini gerçekleştirildiğini, mezkur aracın, █████/2023 tarihinde motor kaynaklı arızalanmış ve derhal davalılara bildirim yapıldığını, aracın ..... tarafından servise çekildiğini, aracın serviste tamiri yapıldıktan 10 gün sonra █████/2023 tarihinde yine motor kaynaklı arıza sebebiyle yolda kaldığını, durumun derhal davalılara bildirildiğini, aracın bu kez ..... tarafından ..... Otomotiv’e çekildiğini, aracın, servis tamiri yapıldıktan sonra yük ile seyrine devam ederken 10.06.2023 tarihinde Gürcistan ülke sınırları içerisindeyken tekrar motor kaynaklı arızalandığını ve çalışmadığını, durumun derhal davalılara bildirildiğini, Davalı ..... tarafından aracın çekici ile █████/2023 tarihinde ..... Otomotiv Tic. A.Ş. (......) yetkili servisine çekildiğini ve halen serviste beklediğini, davalı ..... tarafından mezkur araca çekici ile .....’a getirilirken Karayolları üzerindeki köprü ve üst geçitlere çarpılmak sureti ile hasar verildiğini, aracın █████/2023 tarihinden bu yana 130 gündür serviste onarımını beklediğini, bu süreçte müvekkili şirket yetkilisinin mütemadiyen davalılar ile görüşerek mağduriyetinin giderilmesini istediğini, sıfır km olarak satın aldığı aracın sürekli arızalanması nedeniyle araçtan beklediği faydayı elde edemediği, aracın motorunun çalışamaz durumda olduğunun anlaşıldığı ve aracın servise çekilirken davalılar tarafından hasarlandığı nedenleri ile aracın ayıpsız misli ile değişimini talep ettiğini, davalıların, müvekkilinin haklı olduğunu, mağduriyetin giderileceğini söyleyerek müvekkilini oyaladığını, neticede müvekkili şirkete ait ...... plakalı aracın ayıpsız misli ile değişimi, olmadığı takdirde karar tarihindeki araç kasko bedelinin işleyecek ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, tespit edilecek araç bedelinin icra kabiliyetine uygun olarak kararda mutlaka belirtilmesine, mahkemece aksi kanaat hakimse; müvekkili şirkete ait ..... plakalı aracın ayıpsız misli ile değişimi, olmadığı takdirde dava tarihindeki araç kasko bedelinin ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, tespit edilecek araç bedelinin icra kabiliyetine uygun olarak kararda mutlaka belirtilmesine, müvekkili şirkete ait aracın 130 gün ve karar tarihine dek geçecek günler de dikkate alınarak şirketin ticari faaliyetlerini yürütmek için kullanılamaması sebebiyle meydana gelen kazanç kaybının EURO cinsinden uzman bilirkişi marifetiyle hesaplanarak zarar tarihinden karar tarihine kadar işleyecek olan kamu bankalarınca 1 yıl vadeli EURO mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin adresinin "...... Mah. ..... Cad. No.114/1/Z-1 Bağcılar/İSTANBUL" olması nedeniyle işbu davada Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin ...... OTOMOTİV SANAYİ A. Ş'nin yetkili satış ve servis bayisi olduğunu, üretimden kaynaklandığı iddia olunan bir ayıba karşı sorumlu olmasının söz konusu olmadığını, davaya husumet yönünden itirazlarının bulunduğunu, davacının dava konusu aracı 01.12.2022 tarihinde müvekkili şirketten satın aldığını, tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, dava konusu aracın 11.05.2023 tarihinde müvekkili şirketin yetkili servisine tekleme şikayeti ile giriş yaptığını, Teknik tabirle ‘’yuva dökme’’ tespit edildiğini ve garanti kapsamında motor silindir kapak değişiminin gerçekleştirildiğini, sırasıyla garanti başvurusunun, demontaj işleminin, rektifiye sürecinin, yedek parça temini ve montaj işlemlerinin tamamlandığını, 17.05.2023 tarihinde onarımı biterek müşteriye teslim edildiğini, konu aracın müvekkili şirketin yetkili servisinde farklı zamanlarda girişinin bulunmadığını, dava konusu aracın müvekkili şirketin yetkili servisinde garanti kapsamında tüm işlemlerinin yapıldığını ve eksiksiz olarak çalışır halde teslim edildiğini, yetkili servisi dışında yapılan işlemlerden dolayı müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının kabul edilemez olduğunu, aracın müvekkili şirkete gönderilmesi ve davacıya teslimi aşamasında herhangi bir müdahale yapılmadığını, ayrıca dava konu aracın onarımı garanti kapsamında diğer davalının onayı ile kusursuz bir şekilde yapıldığını, davacının iddiaları doğrultusunda karar verilmesi mümkün olmayacağından öncelikle davanın reddine karar verilmesini, eğer sayın Mahkeme aksi kanaatteyse söz konusu araçta var olduğu iddia olunan üretim kaynaklı ve güncel olarak herhangi bir husus olup olmadığının tespit edilebilmesi için; dava konusu aracın teknik üniversitelerin otomotiv ana bilim dalı öğretim üyelerinden bilirkişi heyeti oluşturulmasını ve müvekkili şirketin de katılımı ile birlikte keşif yapılmak suretiyle iddia edilen hususların incelenmesini talep ettiklerini, davanın yetki ve husumet yönünden usulden reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, taraflar arasındaki araç satış sözleşmesine dayalı olarak davacıya satılan aracın ayıplı olduğu iddiasından kaynaklı olarak ayıpsız misli ile değişim, terditli olarak karar tarihindeki araç kasko bedelinin avans faizi ile birlikte tahsili ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dava hakkında, İstanbul Anadolu ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas ..... Karar sayılı, █████/2025 tarihli kararı ile; "Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunulmuş olup, engel bir dava şartı olmadığı belirlendikten sonra yetki itirazı yönünden yapılan irdeleme sonunda davalı şirketin adresinin yukarıda karar başlığında belirtildiği gibi ..... Mah. ..... Cad. Kapı No: 118 Daire No: 41 Bağcılar/İSTANBUL adresi olduğu ve Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı alanı içinde kaldığı belirlendiğinden bu haliyle davadaki yetki kuralının HMK. Madde 6 düzenlemesi kapsamında kaldığı, başlangıçta ...... Esas sayılı dosyada işlem gören davanın diğer davalısı gözetildiğinde HMK. Madde 7 düzenlemesi dışında Mahkememizin yetkili olabilme ihtimalini doğuran başka bir yetki kuralının söz konusu olmadığı anlaşılmakla HMK. Madde 7 düzenlemesi yönünden yapılan irdelemede ..... Esas sayılı davada yer alan ve hakkındaki dava husumet yokluğundan reddine karar verilerek kesinleşmiş olan davalının adresine bağlı olarak Mahkememizin ortak yetkili Mahkeme olup olmadığının tartışılması gereği yönünden ve ayrıca ..... Esas üzerinden verilen kararın kaldırılması ihtimalinde her iki davalı yönünden de yargılamanın birlikte yapılıp sonuçlandırılmasındaki usuli yarar gözetilerek söz konusu kararın kesinleşmesinin beklenmesi yoluna gidilmiş ise de kararın istinafa gidilmeden kesinleşmesi sonucu artık eldeki bu ███████ Esas sayılı davanın yargılaması diğer davadan ve o davanın davalısına bağlı etkiden tamamen bağımsız hale geldiğinden artık HMK. Madde 7 düzenlemesi yönünden yapılması gereken bir irdelemeye de gerek kalmadığı sonucuna varılmıştır. HMK. Madde 6 düzenlemesi, yukarıda yapılan irdeleme, süresinde ileri sürülen yetki itirazı, davanın HMK. Madde 6 düzenlemesi kapsamında kalan yetki kuralına bağlı olması, buna göre davalının adresinin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı alanı içinde kalması birlikte değerlendirildiğinde yetki itirazının yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından yetki itirazının kabulü ile Mahkememizin yetkisizliğine ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilerek, ilgili dava dosyası mahkememize tevzi edilmiştir.
İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas ...... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; iş bu davanın ...... Otomotiv Sanayi A.Ş. ve Çetaş Otomotiv A.Ş.' ye karşı birlikte açıldığı, █████/2025 tarihli duruşmada davacı tarafın davalı ...... Otomotiv Sanayi A.Ş.' ye karşı açtığı davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, diğer davalı ...... Otomotiv A.Ş' ye karşı açılan davanın tefrik edilerek ayrı bir esas olan ..... esas sırasına kaydının yapıldığı, akabinde de tefrik ile ayrı esas alan dava dosyası olan ...... nolu dosyadan yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın mahkememize gönderildiği görülmüştür.
Mahkemelerin yetkisine ilişkin hükümler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 5 ila 19. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Davalı gerçek veya tüzel kişinin, davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi genel yetkili mahkeme olarak belirlenmiştir (m.6).
Genel yetkili mahkeme olan, davalının yerleşim yeri mahkemesinin yanında yetkili kılınan, öğretide ve uygulamada özel yetki kuralları olarak adlandırılan ve bazı dava çeşitleri için kabul edilen istisnai nitelikteki yetki kuralları, ilke olarak kamu düzenine ilişkin değildir.
Böylece, kamu düzenine ilişkin olmayan özel yetki kuralları, genel mahkemenin (HMK.m.6) yetkisini kaldırmadığından, eş söyleyişle onunla birlikte uygulandığından, davacı davasını genel veya özel yetkili mahkemede açmak hususunda bir seçim hakkına sahiptir. Zira özel yetki, genel yetkiyi ortadan kaldırmaz. Onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, genel veya özel yetkili mahkemede açılabilir.
Yukarıda da değinildiği gibi, HMK.'nın 6. maddesi gereğince, bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir.
6100 sayılı HMK' nın 7. maddesi; "(1)Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.(2)Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." şeklindedir.
İş bu yargılama yönünden; dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmemiştir. Yine, dosya kapsamındaki deliller ve beyanlar kapsamında, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla iş bu davanın açıldığı da mahkememizce tespit edilememiştir. Ayrıca, davalı tarafın buna ilişkin herhangi bir iddiası ve yetkisizlik kararı veren mahkemenin de buna ilişkin bir tespiti de bulunmamaktadır.
İş bu dava; husumet yokluğu nedeniyle red kararı verilen ..... Otomotiv Sanayi A.Ş. ve davalı ..... Otomotiv A.Ş.' ye karşı birlikte açılmıştır. Dava tarihi itibariyle ..... Otomotiv Sanayi A.Ş.' nin adresi "...Sancaktepe/İSTANBUL" olup, adresi itibariyle İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri yargı çevresindedir. Her dava, açıldığı zamandaki hal ve şartlarda karar bağlanmaktadır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle dava tarihi itibariyle husumet yokluğu sebebiyle red kararı verilen davalı ..... Otomotiv Sanayi A.Ş açısından yetkili yer mahkemesi olan İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri, diğer davalı ..... Otomotiv A.Ş. bakımından da yetkilidir. Bu itibarla davaların ayrılmak suretiyle davalı ..... Otomotiv A.Ş. yönünden yetkisizlik kararı verilmesi mahkememizce doğru görülmemiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.12.2016 Tarih ve ██████████ E. - █████████ K. sayılı ilamı).
6100 sayılı HMK' nın "Davaların Ayrılması" başlıklı 167. maddesi; "Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder." şeklindedir.
İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas .... Karar sayılı dosyasınından tefrik edilen ve İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas numarasını alan iş bu yargılama dosyası açısından, yukarıda açıklanan sebeplerle ve 6100 sayılı HMK' nın 167. maddesinin 2. cümlesi kapsamında mahkememiz yetkili olmadığından, İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılıp, karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davaya bakmaya İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas ...... Karar sayılı ve █████/2025 tarihli yetkisizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen dava dosyası hakkında, mahkememizin yetkili olmaması sebebiyle 6100 sayılı HMK' nın 167. maddesi gereğince karşı yetkisizliğine(Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 10.06.2024 Tarih ve █████████ E. - █████████ K. sayılı ilamı) ve merci tayini için dosyanın ilgili daireye gönderilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle:
1-Mahkememize yetkisizlik kararı ile gönderilen işbu dava yönünden, 6100 sayılı HMK' nın 167. maddesi gereğince mahkememizin karşı YETKİSİZLİĞİNE,
2-Yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu ...... Asliye Ticaret Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-Mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde daha önceden İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesince YETKİSİZLİK kararı verildiğinden olumsuz YETKİ uyuşmazlığının halli merci tayini için dosyanın 6100 sayılı HMK 22/2 maddesi uyarınca İSTANBUL BAM 37. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların YETKİLİ mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. █████/2025
Başkan .....
¸e-imzalı
Üye .....
¸e-imzalı
Üye ......
¸e-imzalı
Katip .....
¸e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!