Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, bilişim sistemleri ve banka aracılığıyla dolandırıcılık suçundan sanığa verilen mahkumiyet hükmünün, adli para cezası infaz yöntemi eleştirisine rağmen oy birliğiyle onanması kararı.
Özet: Bilişim sistemleri ile banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanarak dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet alan sanık hakkında kurulan hüküm, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygunluğu, tüm delillerle birlikte iddia ve savunmaların gerekçeli kararda gösterilip tartışılması, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanması ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlenmesi sonucunda, adli para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin infaz aşamasında dikkate alınacağı belirtilerek temyiz nedenlerinin yerinde görülmemesiyle oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün yapılan ön incelemesi neticesinde; hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de; adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve ███████-463 Esas, ███████ Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 11.09.2025 tarihinde karar verildi.