Savunma Hakkı İhlali, Bilişim Sistemi Dolandırıcılığı Vasıf Hatası, Adli Para Cezası Uygulama Eksiklikleri ve Tekerrür Değerlendirme Gerekliliği Nedeniyle Hükmün Bozulması Kararı
Özet: Yerel mahkemenin bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık suçundan verdiği mahkumiyet kararı, sanığın tutuklu olmasına rağmen hükmün tefhim edildiği oturuma getirilmemesi veya SEGBİS aracılığıyla katılımının sağlanmayarak savunma hakkının kısıtlanması, olayın bilişim sistemlerini araç olarak kullanma niteliği doğru değerlendirilmeden eksik ceza tayin edilmesi, adli para cezasının infazında usul ve esas yönünden hatalar yapılması, adli emanetin akıbeti hakkında karar verilmemesi ve tekerrür hükümlerinin uygulanabilirliğinin yeniden değerlendirilmesi gerekliliği gibi nedenlerle temyiz incelemesi sonucunda bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.11.2018 tarihli ve ███████-339 Esas, ████████ Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; hüküm tarihinde başka suçtan Kocaeli 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu oturuma getirtilmeden veya SEGBİS yolu ile katılımı sağlanmadan yokluğunda mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,Kabule göre de;1. Katılanın Facebook isimli internet sitesinin sağ tarafında bulunan kenar reklamlarında cep telefonu satışının yapıldığına dair reklam verildiğini gördüğü, sipariş formunu doldurarak gönderdiği, daha sonra katılanla telefon aracılığıyla iletişime geçildiği, katılanın telefon bedeli olan 139,00 TL'yi sanığa ait posta çeki hesabına yatırdığı, paranın sanık tarafından çekildiği fakat katılana telefon yerine 25,00 TL değerinde bir kalemin gönderildiği kabul edilen olayda; bilişim sistemlerinin aynı anda birçok kişiye ulaşmasındaki çabukluk ve sağladığı kolaylığa dayanarak Facebook isimli internet sitesinde telefon satışı için reklam vererek menfaat temin eden sanığın eyleminin Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.04.2013 gün ve 15-████████ sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesinde düzenlenen "bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, ████████ Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeden, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması,3. 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilmesine rağmen, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne aykırı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksit aralığının kararda belirtilmemesi,4. Adli Emanetin █████████ sırasına kayıtlı emanet eşyasının akıbeti hakkında karar verilmemesi, yasaya aykırı5. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı dosyasında, hüküm tarihinden sonra, 09.04.2019 tarihli ek karar ile basit hırsızlık suçu yönünden uzlaşma sağlandığından kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmakla, söz konusu ek kararın kesinleşip kesinleşmediği tespit edilerek ve kesinleşmesi halinde ilamın tekerrüre esas alınamayacağı gözetilerek sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka bir mahkûmiyeti bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekliliği,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde karar verildi.