Bankacılık işleminden kaynaklanan, imzalanan tahsilat dekontlarına rağmen paranın ödenmediği iddiasıyla açılan tazminat davasının reddine dair kararın temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, üçüncü bir tarafça kendilerine ödenmesi talimatı verilen 253.248,37 TL tutarındaki alacağın, banka kayıtlarında yetkilisi tarafından çekilmiş görünmesine rağmen fiktif bir bankacılık işlemiyle ödenmediğini iddia ederek tazminat talep etmiş; davalı banka ise davacı yetkilisinin talimatıyla paranın fiktif olarak başka hesaplara aktarıldığını savunmuş; mahkeme, bankanın kasa durumunun ödemeye elverişli olmadığını ve işlemin fiktif niteliğini belirten bilirkişi raporu doğrultusunda davanın ispatlanamadığına karar vermiş ve bu karar temyizde onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Davanın reddi
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı (temlik alan) vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketlerin benzin istasyonu işiyle iştigal ettiklerini ve dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. için iş yapan taşeronlara yakıt verdiklerini, yakıt ücretlerinin ise ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda taşeronların müvekkili şirketlere olan borçları dolayısıyla 56.083,38 TL ve 197.164,99 TL olmak üzere toplam 253.248,37 TL’nin müvekkili şirketlerin yetkilisine ödenmesi için ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından davalı bankanın .... Şubesine talimat yazıldığını, müvekkili şirketlerin yetkilisi olan ...’nın 08.05.2012 tarihinde belirtilen parayı çekmek için davalı bankanın ... şubesine gittiğini ve alacağını tahsil etmek için hazırlanan tahsilat dekontlarını imzaladığını ancak tahsilat dekontlarında taşeronların belirtilmemesi ve anılan şirketin hesabından ödeme yapılması karşısında ileride hukukî bir sorun yaşamamak adına gişe memuruna durumu açıklayıp avukatı ve muhasebecisi ile görüşmek üzere banka dışına çıktığını, bu durumun sorun oluşturmayacağının kendisine belirtilmesi sonrasında paranın belirtilecek şubelere havale edilmesi için bankaya girdiğinde paranın kendisi tarafından alındığı iddiasıyla karşı karşıya kaldığını, banka kayıtlarında paranın müvekkili şirketlerin yetkilisi ... tarafından tahsil edilmiş gibi gözükmesinin gerçeği yansıtmadığını, olay nedeniyle yapılan şikâyet sonrasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ileri sürerek müvekkili şirketlere ödenmeyen 56.083,38 TL ve 197.164,99 TL olmak üzere toplam 253.248,37 TL alacağın ve her bir şirket için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın 08.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında dava konusu hak ve alacakların tamamı ...’e usulüne uygun şekilde temlik edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketlerin yetkilisi olan ...’nın dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.’nin yetkilisi adına hareket eden ... ile birlikte banka şubesine geldiklerini, yanlarında başka şahısların da bulunduğunu, ...’nın kendisine nakit olarak ödeme yapılmayacağını bilerek ve bu yöndeki taleplerini banka görevlisine söyleyerek hazırlanan ödeme dekontlarını imzaladığını, yapılan bu işlemin fiktif ödeme işlemi niteliğinde olduğunu, çekilmiş gibi görünen 253.248,37 TL'nin 234.498,37 TL'lik kısmının ...’nın sözlü talebi doğrultusunda dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.’nin ortağı ve yetkilisi ...'ın hesabına yatırıldığını, kalan 18.750,00 TL'lik kısmının ise anılan şirketin yetkilisi adına hareket eden ...'a veznede teslim edildiğini, ...'ın da bu tutarı şube içerisinde ... ile birlikte gelen şahsa teslim ettiğini, aynı gün ... San. ve Tic. A.Ş.’nin yetkilisinin talimatı ile ... Sanayi ve Tic. Ltd.’nin .... Bankası hesabına 67.978,80 TL tutarında EFT yapıldığını, yapılan işlemlerin fiktif olduğunun bilinmesine rağmen eldeki davanın açılmasının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak; özellikle dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin temsilcilerinin ve çalışanın beyanlarından dava konusu devreden davacı şirketler ile dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasındaki ticari ilişki bulunduğunun ve bu ilişki kapsamında önceden yapılan ödemelerin muhasebeleştirilmesi için davalının şubesine gidildiğinin anlaşılması, 04.03.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda dava konusu ödeme fişlerinin düzenlendiği saatte davalı bankanın kasasının 253.248,37 TL parayı nakit olarak ödemeye müsait olmadığının, kasada bu miktar paranın bulunmadığının ve dava dışı şirketin yetkilisi ...'ın hesabına yatırılmış olan 234.498,37 TL'nin fiktif bir işlem izlenimi verdiğinin bildirilmesi nedenleri ile davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı (temlik alan) vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat davasıdır. Mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 hükmü uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V.SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (7 ) numaralı bendinde yer alan “... Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. fıkrasına ve 2. kısmına göre red edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 40.519,74 TL vekalet ücretinin” ibaresinin çıkartılarak yerine “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 4. fıkrasına göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!