Limited şirket ortağının, ortaklar kurulu kararındaki imzasının sahte olduğu iddiasıyla açtığı yokluk davasında Yargıtay, alt mahkemelerin kararlarını onadı ve sahte imzalı kararın yok hükmünde olduğunu tasdik etti.
Özet: Limited şirket ortağı, diğer ortağa şirketi tek başına temsil yetkisi veren ortaklar kurulu kararındaki imzasının sahte olduğunu ileri sürerek kararın yok hükmünde olduğunun tespitini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuyla imzanın davacıya ait olmadığını ve davacının toplantıya katılmadığını tespit ederek kararın yoklukla malul olduğuna hükmetmiş, bu karar istinaf ve temyiz aşamalarından da geçerek hukuka uygun bulunmuş ve kesinleşmiştir.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI
:█████████ Esas, █████████ Karar
HÜKÜM
:Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
:Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
:████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket ortağı olduğunu, şirketin diğer ortağı olan ...'ın müvekkilinin boşandığı eşi olduğunu, taraflar arasında boşanma nedeniyle ciddi ihtilaflar bulunduğunu, davalı şirkete ait 26.04.20 19... /01 sayılı ortaklar kurulu kararındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, söz konusu karar ile diğer ortak ...'nin kendisini şirketi tek başına temsil etmek üzere yetkili kıldığını, müvekkili adına atılan imzanın sahte olduğunu ileri sürerek kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddiaların doğru olmadığını, dava konusu yapılan ortaklar kurulu kararının geçerli ve hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın şirket ortakları olan ... ile ... tarafından imzalandığı ve ...'nin kendisini şirketin tek temsilcisi olarak yetkilendirdiği, davacı tarafın kararda kendi adına atılan imzanın sahte olduğu yönünde itirazda bulunduğu, aldırılan bilirkişi raporunda davacının referans imzaları ile aralarındaki ilk bakışta genel biçimlendirme ve imza yolu yönünden benzerlik bulunduğu izlenimi edinilmiş ise de bu benzerlikler karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan diğer kriterler itibariyle desteklenmemiş ve hatta aralarında bariz farklılıklar da saptandığından inceleme konusu davacı adına atılı imzanın davacının eli ürünü olmadığı, adı geçenin hakiki imzalarına benzetilerek yapılandırıldığının belirtildiği, düzenlenen bilirkişi raporunun yeterli görülerek hükme esas alındığı, davacının ortağı olduğu davalı şirkete ait 26.04.20 19... /01 sayılı ortaklar kurulu kararında davacı adına atılan imzanın kendisine ait olmadığı, davacının söz konusu kararın alındığı toplantıya katılmadığı, davacının imzası benzetilmek suretiyle belge düzenlendiği, bu bağlamda davacı tarafın katılmadığı ve imzasının sahte olarak atıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirkete ait 26.04.20 19... /1 sayılı ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı adına atılan imzanın sahte olduğu iddiasına dayanan limited şirket ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,08.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!