Gayriresmi ilişki tehdidiyle imzalatıldığı iddia edilen borç anlaşması ve cumhuriyet altını ödünç bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Davacının, davalıya verdiği 350 cumhuriyet altını borcunun tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacı borcun yazılı bir sözleşmeyle sabit olduğunu iddia ederken, davalı sözleşmenin taraflar arasındaki gayriresmi ilişkinin ifşa edileceği tehdidiyle imzalatıldığını ve ahlaka aykırı olduğunu savunmuş; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri davacıyı haklı bularak icra takibinin devamına ve inkar tazminatına karar vermiş olup, dosya temyiz incelemesindedir.
3. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının 350 adet cumhuriyet altınını borç olarak aldığını, taraflar arasında bu borç ilişkisine dair 30.04.2018 tarihli bir anlaşma belgesi düzenlendiğini, bu belgeye göre davalının 30.12.2019 tarihinde ödeme yapmayı taahhüt ettiğini, ancak ödemenin taahhüt edilen tarihte yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi ██████████ E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; icra takibine karşı yapılan haksız itirazın iptali ve takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı ile yaklaşık 5 yıldan beri resmi eşi ve çocuklarından habersiz olarak davacıyla imam nikahlı bir yaşam sürdürdüğünü, müvekkilin davacı ...’a ayrı bir ev tuttuğunu ve tüm giderlerini karşıladığını, 2019 yılının başında .. İlinde, davacının kendi hesabına ancak resmiyette 3. kişi adına tapulu bir taşınmazı satın alması için elden 220.000,00 TL tutarında yüklü bir para yardımında bulunduğunu, davacının satın aldığı evin yeğeni .. adına tescil edildiğini, davacının müvekkilden yaşadıkları gayrı resmi ilişkiyi kullanarak zorla para ve benzeri haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacının iddia ettiği ödüncü vermesi imkansız olduğunu, sözleşmenin davalıya tehditle imzalatıldığını, sözleşmenin ahlak ve adaba aykırı bir amaca ulaşmak için düzenlendiğini savunarak davanın reddini, dava konusu tutarın % 20’sinden aşağı olmamak üzere davacının icra ve inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlendiği her iki tarafın da kabulünde olan anlaşmanın tehditle ve zorla imzalattırıldığına yönelik iddiaların ilgili savcılık soruşturması neticesinde verilen karar karşısında soyut nitelikte kaldığı, yine davacı tarafın ekonomik durumunun anılan miktarda altın vermeye yeterli olmadığına yönelik iddiaların tanık ...'in yeminli beyanları karşısında artık dinlenemeyeceği, dinlenen diğer tanık beyanlarının olay örgüsüyle uyumlu olmadığı gibi uyuşmazlığın esasına da tesir etmeye yeterli ölçüde olmadığı, mevcut haliyle davalının itirazında haksız olduğu ve likit, belirlenebilir bir alacağın ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyasında vaki itirazının iptaline, takibin aynı alacak kalemleri üzerinden aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf sebepleri ile yapılan sınırlı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; yargılama süresince tanıklarının tamamının dinlenmediğini, yerel Mahkemece yeterli araştırma sağlanmadığını, davacıdan kesinlikle borç almadığını, davacının iddia ettiği borcu verebilmesinin imkansız olduğunu, takip dayanağı belgeyi müvekkiline aralarındaki gayriresmi ilişkiyi eşine ve ailesine duyuracağı korkusu ile zorla imzalattığını, davacı müvekkilden korkutma yolu ile aldığı belgeyi müvekkilden maddi menfaat sağlamak amacıyla kullandığını, davacının gerçek bir borç ilişkisine dayanmayan hukuka ve ahlaka aykırı biçimde müvekkilden zorla aldığı belgeyi icra takibine konu ettiğini, Mahkemece yapılan araştırmalar neticesinde borcun kaynağının tespit edilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödünç verilen cumhuriyet altının bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesine ve kararda belirtilen gerekçelere ve temyizde ileri sürülen sebeplerle sınırı inceleme yapılmasına göre, herkes iddiasını ispatla yükümlü olup, davacının davalıya ödünç verdiğini yazılı belgeyle ispat ettiği ve davalının ise söz konusu belgenin aksini yasal delillerle kanıtlayamadığı, taraflar arasında bulunan ilişkinin senetle ispat kuralının istisnaları kapsamında tanık dinlenebilecek ve kanunda istisnai olarak sayılan hususlar kapsamında bulunmadığı, kaldı ki davalının tehdit edildiği iddiasının da İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ Soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde soyut iddia düzeyinde kaldığı, kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede tanık olarak imzası bulunan ...'ün yargılamada "... ..'e 350 adet Cumhuriyet altınını kendisinden aldığına dair sordu ve üç kez .. "Ben bu kadar altını aldım" dedi. Sonrasında ben de üç kez aynı soruyu ..'e sorduğunu, kendisine de aynı cevabı verdiğini..." şeklinde beyanda bulunduğu, davalının tehdit ve şantaj iddiasının dosya kapsamında ispat edilemediği anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!