Paydaşlar arası fiili taksim iddiasıyla açılan el atmanın önlenmesi davasında, tapu payını aşan kısım için talebin reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, elbirliği ortaklığına tabi taşınmazın amcasından devraldığı paya istinaden fiili taksimle kendisine ait olduğunu iddia ettiği kısmına davalının haksız el atmasının önlenmesini talep etmiş; ilk derece mahkemesi talebi kısmen kabul etmişken, Bölge Adliye Mahkemesi fiili taksimin tüm paydaşların katılımıyla gerçekleştiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının yalnızca tapu kaydındaki payına yönelik el atmanın önlenmesine karar vermiş, fazlaya ilişkin talebi reddetmiştir. Davacı vekili ise fiili taksimin dosyada mevcut delillerle ispatlandığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ereğli (Konya) 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bir kısım pay üzerinde elbirliği ortaklığının bulunduğunu, taşınmazın zeminde yarısının 20 yıl önce fiili taksim ile davacının dava dışı amcasına düştüğünü, davacının, amcasının payını satın aldığını, fiili taksim ile taşınmazın 1/2'lik kısmının kullanım hakkının davacının amcasında olması ve müvekkilinin amcasının payını satın alması nedeniyle 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1/2'lik kısmının kullanım hakkının müvekkiline ait olduğunu, davalının anılan kısımda haksız işgalci olduğunu iddia ederek; davalının dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiş, 15.02.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 49.098,33 TL 'ye ıslah ettiğini beyan etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 05.06.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararındaki "... paydaşların tamamının katılımı ile yapılmış bir taksim sözleşmesinin bulunmadığı, bir kısım paydaşların yapılan taksime itiraz ettiği, nitekim davalı ...'in de bu kurayı kabul etmeyerek hissesi bulunan davaya konu taşınmazı ekmeye devam ettiğinin anlaşıldığı, yapılan keşifte davaya konu taşınmazın tamamının yalnızca davalı ve dava dışı diğer paydaş tarafından ekildiğinin görüldüğü, dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere davacı hissedarın dava tarihi itibariyle taşınmazda kullandığı/kullanabileceği bir kısmın bulunmadığı, davacının dava ve ıslah dilekçesinde açıkça ecrimisil talep etmediği " gerekçesiyle el atmanın önlenmesi isteminin kabulü ile davalının dava konusu taşınmaza tecavüzünün men'ine, ecrimisil istemi yönünden ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 09.12.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında "...davanın 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının fiili taksim sonucu davacının amcasına ait olduğu iddia edilerek bu kısma yönelik el atmanın önlenmesi istemine ilişkin olduğu, yargılama sırasında bu alanın 18.225,00 m² olduğunun belirtildiği ve bu miktar üzerinden davacı tarafından eksik harcın tamamlanmış olduğu hâlde, Mahkemenin tüm taşınmaza el atmanın önlenmesine karar vermek suretiyle talepten fazlaya karar vermesi hatalı olduğu gibi, davacının tüm mirasçıların ve paydaşların katılımı ile fiili taksim yapılmış olduğunu ispat edemediği ve davalının da tüm taşınmazı kullanmak suretiyle davacıya kullanım olanağı tanımadığı gözetildiğinde Mahkemece yalnızca davacının tapu kaydından anlaşılan payına vaki el atmanın önlenmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin el atmanın önlenmesi istemi için davacının hak sahibi olduğunu ispatlayamadığı ve fazla olan kısım için davacının el atmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı, davacının amcası ...’tan satın aldığı pay ile birlikte taşınmazdaki payı dava tarihi itibariyle ████████ hisse ve bu hisseye tekabül eden miktar 3.815,02 m² olup davacının taşınmazın 18.225,00 m²’lik alanına vaki el atmanın önlenmesi talebinde bulunduğu gözetildiğinde bu alandan davacının payına isabet eden alan çıkarılarak (18.225,00 m² - 3.815,02 m² =) kalan 14.409,98 m² için ileri sürülen el atmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olacağı" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden hüküm tesisine davacının el atmanın önlenmesi isteminin kısmen kabulü ile 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacının ████████ oranındaki payına davalının el atmasının önlenmesine, fazlaya ilişkin el atmanın önlenmesi isteminin reddine, ecrimisil istemi yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;1.Dava konusu taşınmazda fiili taksimin dosyada mevcut deliller ile ispat edildiğini,2.Temyize konu kararda fiili taksimin dikkate alınmadığını,3.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, el atmamın önlenmesi istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları, kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.