Vakıftan zimmetine geçirilen paralarla ilgili olarak eşin sebepsiz zenginleşmeden sorumluluğu ve dolaysızlık şartının değerlendirilmesi üzerine verilen temyiz kararı.
Özet: Davacı vakıf, muhasebe yöneticisi eski çalışanının zimmetine geçirdiği paralarla kendi ve eski eşinin kredi kartı borçlarının ödendiğini ileri sürerek, çalışanın eski eşinden tazminat talep etmiştir. Eski eşin davanın reddini istemesi üzerine, ilk aşamada iş mahkemesi eski eşin sorumluluğunu reddetmiş, ardından bölge adliye mahkemesi görevsizlik kararı vererek dosyayı asliye hukuk mahkemesine göndermiştir. Asliye hukuk mahkemesi de eski eşin doğrudan vakfın hesabından bir zenginleşme sağlamadığı, ödemelerin dava dışı üçüncü bir hesaptan yapıldığı ve fakirleşme ile zenginleşme arasında dolaysız bir ilişkinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; bu karar, eski çalışanın zimmet nedeniyle cezalandırıldığı ceza yargılaması sonucuna rağmen, davacı vakfın istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince incelenmektedir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davalı ..'in müvekkili Vakıfta muhasebe işlerini yürüten yönetmen olarak çalışmaktayken, vakıf denetçileri tarafından düzenlenen 09.08.2016 tarihli ön inceleme raporunda vakfın bilgi ve onayı dışında 2010 yılından 2016 yılı ağustos ayına kadar 649.980,00 TL'yi zimmetine geçirdiğini, davalı ..'in 04.08.2016 tarihli dilekçesi ile durumu ikrar ettiğini; zimmetine geçirdiği bu paralarla da kendisine ve gelen diğer davalı ...'a ait kredi kartlarının ödemelerini yaptığını kabul ettiğini, 10.08.2016 tarihinde haklı nedenle davalı ...'in iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek, şimdilik 649.980,00 TL zararın banka hesabından alındığı tarihten itibaren işleyen yıllık temerrüt faizleri ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tazminini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davalı ...'in müvekkilinin eşi olup davacı şirkette 2002-2016 yıllarında çalıştığını, müvekkili ile davacı Vakıf arasında herhangi bir iş ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin eşinin zimmete para geçirme eyleminden haberinin olmadığını, müvekkilinin durumu öğrendikten hemen sonra davalı ...'e boşanma davası açtığını, müvekkilinin tüm mal varlığının zimmete geçirilen para ile edinildiği iddiasının kabul edilemez olduğunu, zimmete geçirildiği iddia edilen parayı bilerek ile isteyerek alıp harcamadığını, kredi kartı harcamalarının olağan ev harcamaları olduğunu, müvekkilinden bu zararın karşılanmasının beklenmesinin kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. Davanın açıldığı .. 24. İş Mahkemesinin 19.12.2017 tarihli kararıyla; davalı ...'in davacı Vakfın muhasebe işlemlerini yürüten yönetmen olarak çalışmaktayken, 20 07... yılları arasında davacı Vakfın hesaplarından 845.380,00 TL çektiği ve çekilen bu tutarı muhasebe kayıtlarında saklamaya çalıştığı, bu şekildeki haksız fiil ile davacının zarara uğratıldığı, söz konusu haksız fiilden ...'in eşi olan diğer davalı ...'ın da sorumlu olduğu iddia edilmişse de, haksız fiilin işlenmesinde davalının bir dahilinin olduğu ve haksız şekilde elde edilen paranın davalının bilgisi dahilinde davalıya harcandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle; davalı ... yönünden açılan davanın reddine, davalı ... ... yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf yoluna başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli kararıyla; davalılardan ... ...'un, davacı işyerinde çalıştığı, işçi işveren ilişkisinin kurulu olduğu, ancak diğer davalı ...'ın davacı iş yerinde çalışmasının bulunmadığı, işçi işveren ilişkisi bulunmayan bu davalı yönünden 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanun'nun 5. maddesi uyarınca İş Mahkemesinin görevli olmadığı, Mahkemece bu davalı yönünden dosyanın öncelikle tefrikiyle davalı ... hakkında genel hükümlere göre kişisel malvarlığındaki sebepsiz zenginleşme nedeniyle açılan davanın yetkili ve görevli asliye hukuk mahkemesince değerlendirilmesinin gerektiğinden bahisle, kararın kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş, kaldırılma kararı üzerine, Mahkemece davalı ... yönünden dosyanın tefriki ile Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiş ve dosya talep üzerine görevli mahkemeye gönderilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının boşandığı eşinin davacıyı fakirleştirerek edindiği paradan, davalı için yapılan ödemelerin, davacı hesabından yapılmayıp, dava dışı ... hesabından yapıldığı, davacının kişisel hakkını davalıya karşı ileri sürebilmesi için fakirleşme ile zenginleşme arasındaki ilişkinin dolaysız olması gerektiği, dava konusu olayda davalı açısından dolaysızlık şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı Vakfın muhasebe işlemlerini yürüten yönetmen olarak çalışan dava dışı ...'in 2007-2016 yıllarında usulsüz olarak para çekmek suretiyle davacıyı zarara uğrattığı, olayla ilgili olarak dava dışı ... hakkında hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davasının açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama sonunda adı geçen kişinin eylemi sabit görülerek hapis ve para cezasıyla cezalandırıldığı, davacı Vakıf tarafından dava konusu olaya bağlı zararının tazmini talebiyle açılan davada, bu davaya da konu edilen 649.980,00 TL'nin ...'den tahsiline karar verildiği, davacı ... ile dava dışı ...'in 14.03.2017 kesinleşme tarihli karar ile boşandıkları, davacı Vakfın hesabından usulsüz olarak çekilip davalının hesabına aktarılan ve iadesi talep edilen paraların doğrudan davacı Vakfın hesabından değil, dava dışı ...'in hesabından davalının hesabına aktarıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; davalı ile eşinin, müvekkili Vakıf hesaplarından hileli işlemlerle çekilen tutarı birlikte harcadıklarını, somut olayda 'dolaysızlık' koşulunun gerçekleştiğini, İlk Derece Mahkemesi kararında davalının sebepsiz zenginleşmeye konu işlemlerin tarafı olmadığının kabul edilmeyerek davanın reddine karar verildiğini, bu durumda Mahkemece davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi ve vekalet ücretinin de nispi değil, maktu ücret olması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, davacı Vakfın hesaplarından dava dışı eş tarafından çekilen ve davalının hesabına aktarıldığı ileri sürülen paranın sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.Borcun kaynaklarından biri olarak öngörülen sebepsiz zenginleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.Haklı bir neden olmaksızın başkasının malvarlığından ya da emeğinden zenginleşen kimse bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür (TBK m. 77).Buna göre borcun kaynağı olarak öngörülen sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli haklı bir sebebe dayalı olmaması gerekmektedir.Sebepsiz zenginleşme davası kişisel nitelikte bir davadır. Yalnız zenginleşen borçlu ve mirasçıları aleyhine açılabilir. Bu itibarla, borçlu, karışma veya birleşme gibi bir sebeple mülkiyetini sebepsiz kazandığı bir şeyi, üçüncü bir kişiye devretmiş ise, alacaklı hak sahibi üçüncü kişiye, kişisel nitelikte olduğu için, sebepsiz zenginleşme davasını açamaz. Burada zenginleşen, şeyin mülkiyetini kazandığı için, üçüncü kişinin iyi veya kötü niyetli olması da sonucu değiştirmez. (Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara, 2020, s. 952).Eş söyleyişle, sebepsiz zenginleşmede "dolaysızlık şartı" aranmaktadır. Fakirleşme ile zenginleşme arasındaki ilişkinin dolaysız olması gerekir. Dolaysızlık şartı, sebepsiz zenginleşmenin önce birinin mal varlığında gerçekleşip sonra başkasının mal varlığına aktarılması durumunda iade talebine izin vermez.Somut olayda; davalının, boşandığı eşinin davacıyı fakirleştirerek edindiği paradan, davalı için yapılan ödemelerin, davacı hesabından yapılmayıp, dava dışı eski eşi hesabından yapıldığı, davacının davaya konu talebini davalıya karşı ileri sürebilmesi için fakirleşme ile zenginleşme arasındaki ilişkinin dolaysız olması gerektiği, dava konusu olayda davalı açısından dolaysızlık şartının gerçekleşmediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.