Anonim şirketin SGK ve vergi borçlarını ödeyen yönetim kurulu üyesinin diğer üyelerden sorumluluk dönemi tartışmalı rücu talepli ticari alacak davası.
Özet: Davacı, malvarlığı bulunmadığı ve resen terkin edildiği için borçlarını ödeyemeyen bir şirketin SGK ve vergi borçlarını ödediğini belirterek, şirketin eski yönetim kurulu üyeleri olan davalılardan, 6183 sayılı Kanun uyarınca sermaye payları oranında müşterek ve müteselsil sorumlulukları gereği bu ödemelerin tahsilini talep etmiş; davalılar ise sadece kendi görev dönemlerindeki borçlardan sorumlu olacaklarını savunarak davanın reddini istemiş; bilirkişi raporu, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda sorumluluğun dönemselliği ve borçların ait olduğu dönemlerin belirlenmesi gerektiğini belirtmiş; ilk derece mahkemesi davayı reddederken, davacı bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.
İSTANBUL11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2018KARAR TARİHİ
:█████/2025Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalıların dava dışı ... ... Malz. San. ve Tic. ....'nin ortağı ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduklarını, anılan şirketin ... prim ve vergi borçlarının müvekkili tarafından ödendiğini, yapılan ödemelerin dava dışı şirketten tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını ancak, dava dışı şirkettin malvarlığının bulunmadığının tespit edildiğini, ayrıca şirketin ticaret sicilden re'sen terkin edildiğini ve ticaret sicil kaydının silindiğini, şirketin ödeme gücünün ve malvarlığının olmaması sebebiyle anonim şirketlerde ortakların 6183 sayılı Kanunun 35.maddesi gereği sermaye payları oranında borcun tamamından müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle sorumluluk oranlarına göre davalı ...'dan 89.092 TL'nin, davalı ...'dan 92.217 TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın dava dışı ... ... Malz. San. ve Tic. ....'nde tek başına yönetim kurulu başkanı olan davacı ile birlikte █████/2008 tarihinde yönetim kurulu başkanlığına seçildiğini ve aynı tarihte müvekkili ...'nin yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, somut olayda yapılan ... ödemelerinin davacının kendisine ait borç olduğunu, ayrıca dava konusu borçların olduğu dönemde şirket ortaklarının davacı ile ... ..., ... ... ve ... olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğu düşünülmesi halinde amme alacaklarının bu kişilerden istenmesi gerektiğini, bu nedenlerle müvekkillerinin borçtan sorumlu olmadıklarını, yönetim kurulu üyelerinin sadece kendi döneminde ödenmemiş borçlardan sorumlu olacağını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.Dava; dava dışı ... Elektrik Malz. San. ve Tic. ....'nin ... ve vergi borçlarının davacı tarafça ödenmesi nedeniyle diğer yönetici davalılardan paylarına düşen kısmın tahsili istemine ilişkindir.Mahkememizce aldırılan █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda; "..Dava konusu edilen ... ...'nin İstanbul Ticaret Sicilinde .../0 sicil no ile kayıtlı olduğu, ana sözleşmesinin █████/1983 tarihinde tescil edildiği, davacı tarafından davalılarında Yönetim Kurulunda oldukları ...'nın ... ve vergi borçlarına mahsuben 368.871,72 TL ödeme yapıldığı, Mahkemenin davacının alacaklı olduğunun/iddialarının kabulü halinde; yönetim kurulu üye başına 368.871,72 TL / 4 - 92.217,93 TL vergi ve ... borcu ödendiği, Davalılardan; ... adına 92.917,93 TL ve ... adına ise, 89.091,24 TL olmak üzere toplamda 181.309,17 TL ödenen vergi ve ... payı olabileceğinin hesaplandığı, davalılardan ...'dan 92.217,93 TL olarak hesaplanan asıl alacağına 12.07.2018 dava tarihinden itibaren 49,00 ve değişen oranlarda (faizin infaz aşamasında değişebileceği ihtimaline binaen) kademeli olarak yasal faiz yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği, davalılardan ...'dan (.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E.22.02.2018 T. ████████ Karar 3.126,69 TL mahsup edilmesi ile, 92.217,93 TL - 3.126,69 TL) 89.091,24 TL olarak hesaplanan asıl alacağına 12.07.2018 dava tarihinden itibaren %9,00 ve değişen oranlarda (faizin infaz aşamasında değişebileceği ihtimaline binaen) kademeli olarak yasal faiz yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği, davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde belirtilen; Anayasa mahkemesi AATUHK mükerrer 35. maddesinin 5. fıkrasını hukuki güvenlik ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle iptal ettiğini, yeni durumda hukukun genel kuralları gereği her yönetim kurulu üyesinin sadece kendi döneminde ödediği borçlardan sorumlu olduğu” beyanının hukuki değerlendirme gerektirdiği ve takdirinin "Münhasıran” Mahkemeye ait olacağı, dava dosyası muhteviyatından davacının ödemeler yaptığı ... ve V.D.lerinden ödeme yaptığı tutarların ayrıntılı olarak hangi ... dönemlerine ya da vergi dönemlerine ait olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, Mahkeme tarafından davalıların sadece kendi dönemlerinde oluşan vergi borçlarından sorumlu olabilecekleri yönünde görüşte olması halinde iş bu raporda ayrıntıları bahsedilen ... ve ... Sosyal Güvenlik Merkezi ile ... V.D.lerine müzekkere ile davacı ... tarafından ödenen borçların hangi dönemlere ait olduğu hususunun sorulup ayrıntılı olarak ve dönem dönem bilgi istenip istenmemesi hususunun mahkemeye ait olduğu..." yönünde görüş bildirilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında █████/2019 tarih ve ... sayılı kararla davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı tarafça İstinaf edilmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih, ███████ Esas ve ████████ Karar Sayılı kararıyla; "...Davacı, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının kesin hüküm niteliğinde kesin delil olduğunu, ilgili ... Müdürlüklerine ve vergi dairesine gerçekleştirilen ödemelerin miktarı, ne zaman gerçekleştirildiği, ödemelerin hangi ... ve vergi dönemine ilişkin olduğu hususunun ayrıntılı bir şekilde sunulu dekontlar, vergi dairesi alındısı, kurum cevapları ve yazışmaları ile sabit olduğunu; davalılar ise davacının ödediğini iddia ettiği amme alacakları açısından sorumlulukları olmadığını, davacının ödediğini iddia ettiği amme alacaklarının doğuşu zamanında başka kişilerin yönetim kurulu üyesi olduğunu beyan etmişlerdir. Bu durumda .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasının celbi ile bilirkişi raporunda belirtilen eksikler tamamlanmak suretiyle denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor hazırlanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve dosya yukarıdaki esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih, ███████ Esas ve ████████ Kararı sonrasında aldırılan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...davalılardan ... yönünden; 14.070,11 TL ... ... + 8.899,57 TL ... ... ve + 6.884,22 TL ... V.D. si olmak üzere 29.943,90 TL olduğu, ancak bu tutardan .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E.22.02.2018 T. ████████ Karara istinaden – 3.126,69 TL mahsup edildiğinde ise davacının davalılardan ...’dan 26.817,21 TL alacaklı olabileceği, davalılardan ... yönünden;14.070,11 TL ... ... + 8.899,57 TL ... ... ve + 6.884,22 TL ... V.D. si olmak üzere 29.943,90 TL olduğu, buna göre ise; davacının davalılardan ... ...’dan 29.943,90 TL alacaklı olabileceği hesaplanmakla birlikte takdiri mahkeme’ye ait olduğu, mahkemenin davacının alacaklı olduğunun kabulü halinde faiz konusu irdelendiğinde; davacı vekili tarafından faiz konusunda itiraz edilse ve ödeme gününden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği belirtilse de; mahkemenin takdirinde olmak üzere 2 seçenekli olarak; 1.Seçenek olarak Noter temerrüdü olmaması hususunun mahkemece benimsenmesi halinde,(Bu hususta görüş bildirmekteyim); davacı tarafından dava dosyası içeriğinde davalıların 12.07.2018 dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir noter ihtarı ve/veya benzeri bir temerrüt ihtarı bulunmamaktadır, bu halde davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığının takdiri mahkemenize aittir. 2. seçenek olarak; Mahkeme tarafından davacının ödeme tarihlerindenitibaren işlemiş yasal faiz talebinin kabulü halinde ise bu defa; Davalılardan ... yönünden: hesaplandığı üzere davacının davalılardan ...’dan 26.817,21 TL asıl alacağına; 3.031,82 TL işlemiş faiz alacağının olduğu hesaplanmakla birlikte, davacının işlemiş faiz alacak talebinin takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, TCMB verilerinden 12.07.2018 dava tarihi itibariyle yasal faizin % 9,00 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 26.817,21 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren % 9,00 ve değişen oranlarda kademeli olarak yasal faiz yürütülebileceği.." yönünde görüş bildirilmiştir.İtirazlar üzerine aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...Davalılardan ... yönünden: 14.070,11 TL ... ... + 40.839,23 TL ... ... ve + 33.691,45 TL ... V.D. si olmak üzere 88.600,79 TL olduğu,ancak bu tutardan .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E.22.02.2018 T. ████████ Karara istinaden –3.126,69 TL mahsup edildiğinde ise davacının davalılardan ...’dan 85.474,10 TL alacaklı olabileceği,davalılardan ... yönünden
: 14.070,11 TL ... ...+40.839,23 TL ... ... ve + 33.691,45 TL ... V.D. si olmak üzere 88.600,79TLolduğu, buna göre ise; davacının davalılardan ... ...’dan 88.600,79 TLalacaklı olabileceği, mahkemenin davacının alacaklı olduğunun kabulü halinde faiz konusunun irdelenmesi; davacı vekili tarafından faiz konusunda itiraz edilse ve ödeme gününden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği belirtilse de; Mahkemenin takdirinde olmak üzere 2 seçenekli olarak;1. seçenek olarak: Noter temerrüdü olmaması hususunun mahkemece benimsenmesi halinde; (Bu hususta görüş bildirmekteyim); davacı tarafından dava dosyası içeriğinde davalıların 12.07.2018 dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir noter ihtarı ve/veya benzeri bir temerrüt İhtarı bulunmamaktadır, bu halde davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığının takdiri mahkemenize aittir. 2. seçenek olarak; mahkeme tarafından davacının ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş yasal faiz talebinin kabulü halinde ise bu defa; davalılardan ... yönünden: davacının davalılardan ...’dan 85.474,10 TL asıl alacağına; 11.782,15 TL işlemiş faiz alacağının olduğu hesaplanmakla birlikte, davacının işlemiş faiz alacak talebinin takdirinin mahkemeye ait olduğunu, TCMB verilerinden 12.07.2018 dava tarihi itibariyle yasal faizin % 9,00 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 85.474,10 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren % 9,00 ve değişen oranlarda kademeli olarak yasal faiz yürütülebileceği, davacının davalıdan, dava tarihi itibariyle alacağının; 85.474,10 TL ana para, 11.782,15 TL işlemiş faiz olabileceği, davalılardan ... yönünden; davacının davalılardan ...’dan 88.600,79 TLasıl alacağına; 11.971,80 TL işlemiş faiz alacağının olduğu hesaplanmakla birlikte, davacının işlemiş faiz alacak talebinin takdiri mahkemeye aittir.TCMB verilerinden 12.07.2018 dava tarihi itibariyle yasal faizin % 9,00 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 88.600,79 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren % 9,00 ve değişen oranlarda kademeli olarak yasal faiz yürütülebileceği, davacının davalıdan, dava tarihi itibariyle alacağının; 88.600,79 TL ana para, 11.971,80 TL işlemiş faiz olabileceği ." yönünde görüş bildirilmiştir.Dosya içerisinde bulunan İTO kayıtları ve Ticaret Sicil Gazetesi örneklerinden, davacı ve davalıların birlikte dava dışı şirket ... ...'nin yönetim kurulu üyeliklerinde bulundukları, şirketi müştereken imza ile temsile yetkili oldukları görülmüştür.Dosya içerisinde bulunan .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacısının alacaklı olarak dava dışı ... ... hakkında ... prim borcu ödemesinden dolayı yapılmış ödemenin istirdadı için takip yapmış olduğu görülmüştür.Gelir İdaresi Başkanlığı ve ...'dan gelen cevapların ve davacı tarafından yapılan ödemelere ilişkin dekont örneklerinin dosya içerisinde olduğu görülmüştür.İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı doğrultusunda ... ve Vergi Daireleri'ne müzekkereler yazılmış, ....ATM.nin ... Esas Sayılı dosyası örneği getirtilmiş, yapılan incelemesinde; davacının ..., davalının ... olduğu, mahkeme kararında; "...mahkemenin .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası getirilmiş, yapılan incelemesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine toplam 3.126,69 TL üzerinden ilamsız icra takibinin yapıldığı davalının yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiği takibin durduğu,Mahkememizce dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, ibraz edilen █████/2017 tarihli raporda: davacının takip tarihi itibariyle (█████/2015) davalıdan 3.126,69 TL tutarında alacaklı olduğu ve iş bu alacağını takip tarihinden itibaren TCMB kısa vadeli krediler avans faiz oranlarının kademeli olarak tatbiki suretiyle hesaplanacak ticari faiz ile birlikte davalıdan talep edebileceği,Ticaret odasından gelen CD'nin yapılan incelemesinde; davacı ile davalının ... ...'nin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, yine dava dışı ... isimli bir yönetim kurulu üyesi daha olduğu tespit edildiğini,Davacının 2008 3.dönem- 2009 4.dönem tarihleri arası şirkette yönetim kurulu üyesi olduğu, bu sıfatla dava dışı şirketin ... borçlarının yapılandırdığı ve 12.506,00 TL tutarındaki ... ödemesini yaptığı,5510 sayılı yasanın 88.maddesinde kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahahhuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri tüzel kişiliğe haiz diğer kişilerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yöneticileri veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları düzenleme konusu yapıldığını,5510 sayılı yasanın 88. Ve TTK.nun 317.madde hükümlerine göre ... yönetim kurulu üyesinin ... primlerinden ... ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulabilmesi için yönetim kurulunda başkan veya başkan yardımcısı gibi unvan taşıması veya imza yetkisine sahip üye olması, veya şirketin yönetiminde parasal konulardan yetkili genel müdür, finansman veya muhasebe müdürü gibi üst düzeyde sorumluluk taşıyan görevi olması gerekmektedir. Karar organında yer almayan kişilerin işverenle birlikte müşterek sorumluluğuna gidilemeyeceği Yargıtay ilamlarında yer aldığını,Dava dışı şirketin █████/2009 tarihli olağan genel kurul tutanağından yönetim kurulu üyeliklerine ..., ..., ... ve ...'ın seçildikleri, yönetim kurulu başkanlığına ... ve ...'ın seçildikleri, her ikisinin birlikte atacakları imza ile birlikte şirketi temsil edeceklerinin yer aldığı görüldüğünü,Davacı kanuni temsilcinin sorumluluğu kapsamında ...'ya dava dışı ... ...'nin borcuna karşılık 12.506,76 TL ödendiği, dava dışı şirketin 4 yönetim kurulu üyesinin paylarına düşen kısmın 3.126,69 TL olduğu, 5510 sayılı yasanın 88.maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri arasında müşterek müteselsil sorumluluğun bulunduğu, müşterek müteselsil borçlulardan birinin borcu ödemesi durumunda sorumluluk miktarınca diğer borçluya müracaat hakkının bulunduğu anlaşıldığından; Davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 3.126,69 TL üzerinden devamına, 3.126,69 TL 'ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiği.." gerekçesiyle davanın kesin olarak kabulüne karar vermiş olduğu görülmüştür.6183 sayılı AATUHK'nın mükerrer 35.maddesi; "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz.Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler." hükmünü içermektedir.Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, kanuni temsilcileri sorumlu tutulmuştur. Ancak vergi borcunun temsilciden istenebilmesi için öncelikle temsil edilen tüzel kişiden talep edilmesi ve bu tüzel kişinin ödeme kabiliyetinin olmadığını gösteren "aciz vesikasının" düzenlenmiş olması gerekir (6183 SK.m75).Benzer düzenleme içeren VUK'nun 10. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca vergi yükümlüsü tüzel kişilerin malvarlığından karşılanamayan vergi ve buna bağlı alacaklarda temsilciler kişisel malvarlıkları ile sorumludurlar. Bu nedenle davalı ortak veya yöneticinin yargılama konusu borçtan sorumlu olmasının ön koşulu, amme borcunun şirketten tahsil imkanının bulunmamasıdır.Kanuni temsilcilerin kim olduğu konusu ise tüzel kişinin türüne göre değişmektedir. Anonim şirketler ve kooperatiflerde kanuni temsilciler yönetim kurulu başkan ve üyeleri iken limited şirketlerde şirketin müdürü, kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.5510 sayılı yasanın 88.maddesinde kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahahhuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri tüzel kişiliğe haiz diğer kişilerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yöneticileri veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları düzenleme konusu yapılmıştır.5510 sayılı yasanın 88. Ve TTK.nun 317.madde hükümlerine göre ... yönetim kurulu üyesinin ... primlerinden ... ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulabilmesi için yönetim kurulunda başkan veya başkan yardımcısı gibi unvan taşıması veya imza yetkisine sahip üye olması, veya şirketin yönetiminde parasal konulardan yetkili genel müdür, finansman veya muhasebe müdürü gibi üst düzeyde sorumluluk taşıyan görevi olması gerekmektedir. Karar organında yer almayan kişilerin işverenle birlikte müşterek sorumluluğuna gidilemeyeceği Yargıtay ilamlarında yer almaktadır.Dosya kapsamında bulunan Ticaret Sicil Gazetesi Örneğinden ve şirket kayıtlarından, davalıların davacı ile birlikte dava dışı ... ...'nin yönetim kurulu üyesi oldukları, şirket kayıtlarında yaptırılan bilirkişi incelemesinde aldırılan raporlarda dava dışı şirketin vergi ve ... prim borçlarının tahakkuk ettiği, yapılan tahakkukların davalıların yönetim kurulu üyesi oldukları ve sorumlu oldukları dönemlere ilişkin olduğu, şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş olduğundan ... ve vergi borçlarının şirket tarafından ödenmediği, davacının şirketin ... ve vergi borçlarına ilişkin ödeme yaptığı, 6183 Sayılı Yasa 5510 Sayılı Yasa, 213 Sayılı Yasa ve TTK hükümlerince şirket yöneticileri, ... ve vergi borçlarından dolayı şahsi malvarlıkları ile müteselsilen sorumlu oldukları, davacının bu sorumluluk kapsamında ödeme yapmış olduğu, yaptığı ödeme nedeniyle diğer yönetim kurulu üyeleri olan davalılara rücu edebileceği, BAM 43. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı sonrası aldırılan ek raporlarda; getirtilen vergi ve ... kayıtlarına göre ve ....ATM.nin ... Esas Sayılı kararındaki miktarın mahsubu sonrası davacının yaptığı ödemeler nedeniyle (davalıların göreve başlamalarından önceki aya ilişkin ... ve vergi borçlarından da sorumlu olmaları nedeniyle resen yapılan hesap uyarınca) davalı ...'dan 88.880,45 TL, davalı ...'dan 92.007,14 TL alacaklı olduğu ve bu davalılara rücu edebileceği sonucuna varılmış, aldırılan █████/2025 tarihli 2.ek bilirkişi raporunun BAM 43. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı gerekçesi doğrultusunda inceleme yapılmış, dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime açık olduğu kabul edilmiş, temerrütün dava ile başladığı kabul edilerek davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.K A R A R
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davacının davalı ...'a karşı açtığı davanın kısmen kabulüne,88.880,45 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-Davacının davalı ...'a karşı açtığı davanın kısmen kabulüne,92.007,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,3-Alınması gerekli 6.071,42 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.548,16 TL'den düşümü ile bakiye 4.523,26 TL' nin davalı davalı ...' dan alınarak maliyeye gelir kaydına,4-Alınması gerekli 6.285,01 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.548,16 TL'den düşümü ile bakiye 4.736,85 TL' nin davalı davalı ...' dan alınarak maliyeye gelir kaydına,5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan peşin harç 3.096,31 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...' dan alınıp davacıya verilmesine,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...' dan alınıp davacıya verilmesine,8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 211,55 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,9-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 209,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,10-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 35,90 TL başvuru harcı ile 7.040,00 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.075,90 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 7.059,45-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,11-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır