Taşınmaz ihalesinde ilk alıcının ödeme yapmaması sonucu oluşan bedel farkından müteselsilen sorumluluğun İİK 133/2 kapsamında değerlendirilmesi.
Özet: Davacılar, ortaklığın giderilmesi yoluyla satılan taşınmazların ihalesinde, davalıların vekilinin kasıtlı olarak yüksek teklif verip ihale bedelini ödememesi sonucu oluşan iki ihale bedeli arasındaki 217.925,98 TL fark ile yasal faizinin davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Mahkemece başlangıçta hukuki yarar yokluğundan reddedilen dava, Yargıtayın bozma kararı sonrası yeniden yargılamada, davalıların eylemlerinin haksız fiil niteliğinde olduğu ve bu farktan sorumlu oldukları gerekçesiyle kabul edilmiş; davalılar ise bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; davaya konu 10 49... ve 16 parsel sayılı taşınmazların ihalesinde, davalılar vekili tarafından ihale alıcısı sıfatıyla kasıtlı ve kötü niyetli olarak yüksek bedeller teklif edildiğini, ihale bedelinin ödenmemesi sonucu taşınmazların ikinci ihale alıcısına satışı nedeniyle iki ihale bedeli arasında 217.925,98 TL fark oluştuğunu, bu husustaki şikayetlerinin sonuçsuz kaldığını belirterek, 217.925,98 TL alacağın davalılardan yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsilini istemiştir.II. CEVAP1. Bir kısım davalılar vekili; iki ihale bedeli arasındaki farktan sorumlu olunabilmesi için ihalenin feshedilmesi gerektiğini, somut olayda ihale feshedilmeyip en yüksek pey ileri süren ikinci kişiye satışın gerçekleştiğini, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 133/2 maddesi gereğince aradaki farkın istenilmesinin hukuken mümkün olmadığını, ayrıca davacıların şikayetlerinin de reddedildiğini, talebin hukuka uygun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.2. Davalılar .. ve ., davaya cevap vermemişlerdir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 26.04.2016 tarihli kararıyla; İİK'nın 133/2 maddesinde; ''...İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen mesuldürler. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur....'' hükmünün yer aldığının, bu durumda iki ihale bedeli arasındaki farkın ve temerrüt faizinin tahsili için davacının dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 22.02.2017 tarihli ilamıyla; davacılarla birlikte dava dışı başka şahısların açtığı izale-i şüyu davasında dava konusu 10 49... ve 16 nolu parsellerin ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verildiği, belirtilen parsellerin ihalesine davalılar adına vekillerinin de katıldığı, davalıların satış dosyasındaki vekilleri dava dışı Av. .. ..’nın ihalede en yüksek peyi ileri sürdüğü, bunun üzerine 5 ve 16 nolu parsellerin davalılara ihale edildiği, ancak ihale bedeli yasal süresinde ödenmeyince ikinci en yüksek pey ileri süren dava dışı alıcılara ihale olunduğu, davacıların satış işlemi tamamlandıktan sonra satış memurundan iki ihale bedeli arasındaki farkın ödenmesi talebinde bulundukları, satış memurluğunca 16.12.2014 tarihinde talebin reddine karar verildiği, bunun üzerine davacıların 18.12.2014 tarihinde iki ihale bedeli arasındaki fark için davalılara karşı ilamsız takibe geçtikleri, 25.12.2014 tarihinde borçlulardan ..’in borca itirazı üzerine takibin durduğu, davacıların satış memurluğunun yukarıda belirtilen işlemine karşı şikayette bulundukları, Mahkemece 14.01.2015 tarihinde şikayetin reddine karar verildiği, bu red kararından sonra 03.02.2015 tarihinde davacıların bu kez aynı parseller için eldeki davayı açtıkları, yargılama devam ederken şikayetin reddine ilişkin kararın onandığı, somut olayda davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.2. Mahkemenin 16.11.2021 tarihli kararıyla; davacıların paydaşı oldukları 10 49... ve 16 sayılı parsellerin ihalesinde davalıların vekili dava dışı Av. ...'nın yüksek bedeller teklif ettiği, ihale bedelinin ödenmemesi sonucu taşınmazların 2. ihale alıcısına satıldığı, 5 ve 16 sayılı parsellerin satışında ilk pey sürenin ihale bedeli ile son ihale bedeli arasındaki 217.925,98 TL fark oluştuğu, dolayısı ile haksız fiil nedeniyle farktan ve farkın temerrüt faizinden davalıların müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle; davanın kabulü ile toplam 217.925,98 TL'nin ihale tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hisseleri oranında davacılara verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.3. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24.11.2022 tarihli ilamıyla; somut olayda 10 49... nolu parselin 350.000,00 TL bedelle, 16 nolu parselin ise 360.000,00 TL bedelle davalı şahıslar adına ihale edildiği, yasal süre içerisinde ihale bedeli yatırılmadığından ikinci en yüksek pey süren kişilere teklif götürüldüğü ve ikinci en yüksek pey süren dava dışı kişilerin süresinde kabul beyanı neticesinde 10 49... nolu parselin 98.500,00 TL bedelle, 16 nolu parselin ise 110.000,00 TL bedelle üçüncü kişilere ihale edildiği ve ihalenin kesinleştiği, bu durumda ikinci en yüksek pey süren üçüncü kişiye ihale yapıldığı, taşınmazın İİK'nın 133/1 maddesi gereğince icra müdürlüğünce yeniden artırmaya çıkarılmadığı, ilk ihale alıcısı olan davalıların İİK'nın 133/2 maddesi uyarınca teklif edilen bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan sorumlu tutulamayacağı, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm tesisinin usul ve yasaya uygun düşmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ikinci en yüksek pey süren üçüncü kişiye ihale yapıldığı, taşınmazın İİK'nın 133/1 maddesi gereğince icra müdürlüğünce yeniden artırmaya çıkarılmadığından ilk ihale alıcısı olan davalıların, İİK'nın 133/2 maddesi uyarınca teklif edilen bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili; ihale sürecinde davalılar vekilinin kastı ile müvekkillerinin zararının oluştuğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazların ihalesine katılarak en yüksek peyi ileri süren davalıların, ihale bedelini ödememesi ve taşınmazların ikinci en yüksek peyi ileri süren üçüncü kişilere ihale edilmesi nedeniyle arada oluşan pey farkı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozma ilamına uyulmakla kesinleşen hususlara ilişkin tekrar inceleme yapılamayacağı anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 439. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi