Kooperatif üyeliği kaynaklı tazminat davasında, davacı ödediği bedeller karşılığında villa hissesi devri veya iadesini talep ederken, davalı iddiaları reddederek görevsizlik itirazında bulunmuştur.
Özet: Davacı, davalının eski eşiyle ortaklaşa iş yaptığı süreçte, davalıdan kooperatif üyeliği kaynaklı bir villa hissesi devralmak üzere 300.000 TL ödeme yaptığını ve sonrasında 390.158,57 TL kooperatif aidatı ödemeye devam ettiğini, ancak davalının devri yapmayıp üçüncü kişilere satma çabasına girdiğini iddia ederek, hissenin kendi adına tescilini veya ödediği toplam 690.158,57 TLnin reeskont faiziyle iadesini talep etmektedir; davalı ise, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davanın ticari yargıya ait olmadığını ve arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini belirterek usulden reddini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2022KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde
: Müvekkili ... ile davalı ...’ün boşandığı eşi ... ile yıllardan beri ortak olarak bijuteri satışı işi yaptıklarını, müvekkili ve davalı tarafın eski eşi ...'in dava konusu villanın bulunduğu kooperatife üye olduklarını, bu üyeliği eşleri adına yaptırdıklarını, dava konusu kooperatif üyeliğinin ödemelerini devir tarihine kadar davalı çalışmadığı için davalının eşi ...'in devir tarihinden sonra ise davacı müvekkilinin ödediğini, davalı ... ile davalının eski eşi ...'in █████/2010 tarihinde dava konusu kooperatifteki hisseyi satmaya karar verdiklerini, bu konuda davacı ile taraflar arasında sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşme gereği müvekkilinin sözleşme konusu bedel olan 300.000,00 TL'yi davalıya teslim ettiğini, davalı tarafın sözleşmeye imza atmaktan imtina ettiğini, kooperatif aidat ve ödemelerinin müvekkili tarafından, sözleşme tarihinden itibaren ödenmeye devam edildiğini, bu konuda müvekkili ile davalının eski eşi yıllardan beri ortak olmaları nedeniyle davalının sözleşmeye imza atmamasını müvekkilinin dert etmediğini, ödemeleri ödemeye devam ettiğini, kooperatifçe yapılan villaların tapu senetlerinin çıkarılmasına rağmen, dava konusu yerin tapusunun çıkarılmadığını, müvekkilinin devir sözleşmesindeki 300.000 TL'nin haricinde devir tarihinden sonra da kooperatife 390.158.57 TL ödediğini, müvekkili tarafından ödemeler yapılmasına, sözleşme düzenlendiğini, davalı tarafça kooperatif hissesinin devredilmediği gibi, kooperatif hissesinin 3.kişilere devri için davalı tarafça çalışmalar yapıldığı müvekkilce duyulduğunu, huzurdaki davayı açtıklarını, davalı çalışmayıp bir geliri de olmadığını, müvekkilinin ... ... Şubesinin ... iban nolu hesabından dava dışı ... ... Kooperatifinin ... ... iban nolu hesabına yapılan ödemeler sorulduğunda müvekkilinin düzenli ödemelerin tümünü yaptığının ortaya çıkacağını, davalının düzenlenen sözleşmeye istinaden satış bedelini alıp, sözleşmeyi imzalamaması, devir konusunda ... ... Kooperatifine bu konuda dilekçe vermemesi nedeni ile halihazırda tapusu verilmeyen kooperatif hissesinin müvekkili adın tescili, tescile karar verilmediği takdirde, kooperatife ödenen tüm bedeller dikkate alınarak ödenen bu bedelin güncellenerek, güncellenen bu hali ile bu bedelin reeskont faizi ile birlikte müvekkile iadesine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı tarafın satış bedelini elden aldığını, müvekkili ve davalının eşinin yıllardan beridir ortak olması nedeni ile davalıdan bu konuda bir makbuz veya ödeme dekontu da talep edilmediğini, davalının hiçbir gelirinin olmaması, 2010 yılından itibaren tüm ödemelerin müvekkilce yapılması nedeniyle yıllardır ortağının ve akrabasının eşine yapılan ödemeler için güven duyulması neticesinde müvekkilin mağdur durumda olduğunu belirterek, haricen satışı yapılan ... Pafta,154 ada, 1 parsel de kayıtlı ... ... ... Kooperatifi 5 nolu villaya ait ortaklık senedinin iptaline ile ortaklık senedinin müvekkile devrini, dava konusu ortaklık hissesinin 3 kişilere devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini, ortaklık senedenin devrine karar verilmediği takdirde müvekkilin ödediği 690.158.57 TL güncellenerek bu bedellerin ödeme tarihlerinden reeskont faizi ile tahsilini, Masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde
: Davacının iddiaları tamamiyle gerçeğe aykırı olduğunu, dava dışı ... ile iş ortağı olduklarını beyan etmişse de gerçekte dayı-hala çocukları yani kuzen olduklarını, davacı, müvekkili tarafından eski eşi ...'e 07.06.2022 tarihinde ikame edilen üç davanın ardından, ...'in yönlendirmesiyle işbu mesnetsiz ve kötüniyetli davayı ikame ettiğini, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın görev dava şartı nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, davadışı ... kooperatif ortağı olmadığını, 3.şahıs olduğunu, kendisine ortaklı devride yapılmadığını, ortaklı devri söz konusu olmadığını, huzurdaki ihtilafın devre yönelik olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, ortak olduğu düşünülse dahi yalnızca "kooperatif ile üyeler" arasında görülen davalar Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülebileceğini, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E. █████████ K. █████████ T. 18.11.2019 tarihli kararında kooperatif ve üye arasındaki ilişkinden kaynaklanmayan davaların, taraflar tacir değil ise, Asliye Hukuk Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiğini, görevsiz mahkemede açılan davanın usulden reddinin gerektiğini, görev konusunda mahkeme aksi kanaatte ise dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığını, açılan davanın usulden reddinin gerektiğini, davasını yaklaşık ispat kuralı dahilinde ispatlayamadığından mevcut durumda ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığını, davacı davasında kötüniyetli olduğunu, ihtiyati tedbir yalnızca davacı emellerini gerçekleştireceğini, müvekkilinin telafisi güç zararına sebebiyet vereceğini, ihtiyati tedbir kararı hakkaniyete aykırılık oluşturduğunu, ihtiyati tedbir kararı, üçüncü kişi adına kayıtlı taşınmaz hakkında verildiğini, usul ve yasaya aykırı tedbirin kaldırılmasının gerektiğini, taktir edilen teminat miktarının yükseltilmesinin gerektiğini, davacı ile dava dışı ... fikir birliği içerisinde hareket ettiğini, müvekkili aleyhine kötü niyetli olarak davanın ikame edildiğini, davacı ile müvekkilinin eski eşi ..., davacının da ifade ettiği üzere iş ortağıdırlar, aynı zamanda hala-dayı çocukları yani kuzen olduklarını, müvekkilinin nafaka ödemeleri dahi ... tarafından değil "..." tarafından yapıldığını, banka kayıtları ile bu durumun sabit olduğunu, taraflar arası samimiyeti ve birlikte hareketi gösterdiğini, müvekkili tarafından dava dışı ... aleyhine 07.06.2022 tarihinde toplam üç adet dava ikame edildiğini, taraflar arasında gerçekte davacının iddia ettiği gibi bir sözleşme bulunmadığını, sunulan sözleşmede müvekkilin imzası olmadığını, sözleşmede imza bulunmuş olsaydı dahi kooperatif ortaklık devrine ilişkin usuli şartları taşıması mümkün olmadığını, davacı tarafın öne sürdüğü 300.000,00 TL'LİK alacak yönünden senetle ispat zarureti bulunduğunu, alacağı ispat eden yazılı bir belge sunulamadığını, alacağın mevcudiyetine itibar etmek mümkün olmadığını, davacının iddia ve talep ettiği 300.000,00 TL'lik alacak zamanaşımına uğradığını, müvekkilinden tahsilinin mümkün olmadığını, davacının kooperatife yaptığı ödemeler konusunda husumeti taraflarına yöneltmesinin mümkün olmadığını, ödemelerin neye istinaden kim adına yapıldığının belirsiz olduğunu, davanın reddini, dosya kapsamında konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, dava konusu Çatalca İlçesi Durusu köyündeki ... ... Kooperatifi 5 nolu villanın davalı tarafından davacıya haricen satışının yapılıp yapılmadığı, bu sebeple davacı tarafından davalıya veya kooperatife ödeme yapılıp yapılmadığı, davalıya ait ortaklık senedinin iptalinin gerekip gerekmediği, aksi halde davacı tarafından ödediğini iddia olunan 690.158.57 TL'nin davalıya ödenmesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmıştır.Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 04.06.2023 tarihli bilirkişi kök raporunda:" 09.03.2010 tarihli kooperatif üyelik devir sözleşmesinin 1163 sayılı kanunun 14. ve Tip ana sözleşmenin 17 Maddesinde tanımlanan şartlara uygun olarak yapılmadığı, anılan sözleşmede üyeliği devir eden davalının imzasının olmadığı, davalı tarafından imzalanmamış da olsa bu hisse devir sözleşmesinden itibaren 2011 - 2022 arasındaki tüm ödemelerin imzasız sözleşmede kararlaştırıldığı üzere davacı yan tarafından ödendiği görüldüğünden davalının söz konusu kooperatif üyelik devir sözleşmesini imzalamasa bile sözleşme içinde yer alan şartlar doğrultusunda davacının üyelik aidatlarını dava dışı kooperatife ödemesine uzunca bir süre ses çıkarmadığı veya 2011-2022 arasındaki bu yıllara ait tüm üyelik ödemeleri dava dışı kooperatife bizzat kendisinin yapmış olduğu yönünde ödeme belgelerini ibraz ederek ispat etmediği, davalının, 09.03.2010 tarihli üyelik devir sözleşmesinde imzası olmasa bile davacıya kooperatif üyeliğini zımnen devir edip etmediğinin, dava dışı kooperatif kayıtlarıyla birlikte tespit ve değerlendirilebileceğinin düşünülmekte olduğu, davaya konu ortaklık adına tahsis edilen Durusu Köyü, 154 ada 1 parsel 5 nolu bağımsız bölümün 1/1 TAM payının dava dışı ... ...Yapı kooperatifi adına kayıtlı olduğu, davacı yanca 09.03.2010 tarihli üyelik devir sözleşmesi gereği ödeme yapıldığı ileri sürülerek davalı adına olan ortaklık belgesinin iptali ile kooperatif üyeliğinin tespiti talebinin kooperatife karşı yöneltilmemesi nedeniyle davacı ...'in banka hesabından alıcı ... Villaları Yapı Kooperatifi adına TR68 0004 6003 9688 8000 0395 47 nolu banka hesabına yapılan ödemelerin dava dışı kooperatif ticari defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı, kooperatif nezdinde nasıl bir işlem yürütüldüğü, davacının dava dışı kooperatif nezdinde zımnen üye kaydedilip kaydedilmediğinin mevcut dosya kapsamı ile denetlenemediği, davacının dava dışı kooperatif nezdinde yapmış olduğu ödemeleri dikkate alınarak zımnen kooperatif üyesi olarak kabul edilip edilmediğinin ancak kooperatifin davaya dahil edilerek kooperatifteki tüm belge ve kayıtların dosyaya celp edilmesi halinde bu yönden inceleme ve değerlendirme yapılabileceği,yönündeki takdiri delil mahiyetindeki ,bilirkişi görüş ve kanaatimizin takdiri, değerlendirmesi ve hukuki yönden nitelendirilmesi tamamen sayın yüce mahkemeye ait olmak üzere, bilirkişi heyet raporumuzu saygılarımızla sunarız. " şeklinde kök rapor sunulmuştur.Bilirkişi raporu geldiği, taraflara tebliğ edildiği, celse ara kararı uyarınca bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.10.09.2025 tarihli ek raporda
: "Davacı ile davalı arasında 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun şekilde üyelik devrinin yapılmadığı, dava dışı kooperatif üyeliğinin halen davalı ... ...'e ait olduğu ve bu üyelik gereği davalıya 5 nolu villanın tahsis edildiği, davacı yanca dava dışı kooperatife yapılan ödemelerin davalı "... ödemesi" açıklamasıyla yapılan ödemeler olduğu dikkate alındığında davacının salt bu ödemeler sebebiyle zımnen dava dışı kooperatif üyesi olarak kabul edildiğinden söz edilemeyeceğinin değerlendirildiği, davacı yan ibraz ettiği imzasız 09.03.2010 tarihli üyelik devir sözleşmesi ile davalıya 300.000.TL nin ödendiğini iddia etmiş ise de 300.000.TL lik ödemenin başka bir somut belge ile ispat edilmediği, Üyelik devir sözleşmesinin davalı yanca imzalanmadığı dikkate alındığında başka bir belge ile ödendiği ispat edilmeyen 300.000.TL lik ödemenin davalıdan tahsilinin istenemeyeceğinin değerlendirildiği, davacının, davalı adına ve namına banka yoluyla dava dışı kooperatife yapmış olduğu tespit edilen toplam 390.101,00 TL tutarındaki ödemenin tarafların her ikisinin de tacir olmadığı dikkate alındığında davacı yanın ödeme tarihinden dava tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte alacağın tahsilini talep edebileceği, davacı yanın talep edebileceği alacak tutarının 390.101,00.TL ana para ve bu ödemelere 23.06.2022 dava tarihine kadar işleyen (yasal faiz) 313.058,91.TL gecikme faizi ile birlikte toplamda 703.159,91.TL nin tahsilini davalıdan talep edebileceği yönündeki bilirkişi görüş ve kanaatimizin takdiri, değerlendirmesi ve hukuki yönden nitelendirilmesi tamamen sayın yüce mahkemeye ait olmak üzere, bilirkişi heyet raporumuzu saygılarımızla sunarız. " şeklinde ek raporlarını sunmuşlardır.Yapılan yargılama sonucunda
:09.03.2010 tarihli Kooperatif Hisse Devir Sözleşmesinin incelenmesinde Devir eden ... ile devir alan ... arasında tanzim edilen kooperatif hisse sözleşmesinde ...’in ortağı bulunduğu ... ...Yapı kooperatifindeki 16 nolu ortaklığını tüm hak ve hisseleriyle birlikte ve adına tahsis edilecek tüm hakların tamamının aktif ve pasifi ile birlikte devir alan ...’e 300.000.TL bedel karşılığında devir edildiği, devir bedelinin nakten ve tamamen teslim alındığı adı geçen kooperatifte hiç bir hak ve hukukunun kalmadığı, devir alanın yerine ortak kayıt edilmesine bu tarihten sonra tüm ödemeler ve yasal sorumlulukların devir alana ait olacağı hususunda mutabakat sağlandığı beyan edilerek anılan sözleşmede devir alan ... devir eden ... ve tanık ... isimlerinin açıldığı ancak sözleşmenin devir edeni olan ... tarafından imzalanmadığı görülmektedir.Konu ile ilgili olarak dava dışı kooperatife yazılan yazıya verilen 18.10.2024 tarihli cevabı yazıda; Davacı ...’in ... ...Yapı Kooperatifinde herhangi bir üyelik kaydının bulunmadığı, Kooperatif üyesi olan ... ‘e ,kurada 5 nolu villanın isabet ettiği, yönünde “ bilgi verilmiştir. buna göre davacı ...’in ,dava dışı ... ...Yapı Kooperatifinin üyesi bulunmadığı görülmektedir.Davacının ... ... Şubesinin ... iban nolu hesabından dava dışı ... ... ... iban nolu hesabına davacı ... tarafından “... ÖDEMESİ“ Açıklamalı olarak daha önce sunduğu banka dekotları gereği :01.03.2010 - 06.04.2022 (dava tarihi olan █████/2022 tarihine kadar) tarihi aralığında toplam 390.101,00 TL tutarın davacı ... tarafından davalı “ ...” adına ve hesabına dava dışı kooperatife ödendiği görülmüştür.Ek raporda incelenen Cari Hesap Ekstresinde, 20.10.2022 tarihinden itibaren yapılan ödemelerde görülmüş ise de anılan bu ödemelerden bir kısmının davalı ... ... adına yapılan ödemeler olmadığı davacının eşine ait 14 nolu villaya ilişkin yapıldığı hususundaki açıklamanın da varlığı karşısında davacı tarafından ... adına yapılan ödeme hesabında bu ödemelerin dikkate alınmadığı, yine dava konusu 5 nolu villaya ilişkin olanların ise dava tarihinden sonra yapılan ödemeler olduğu ve bu sebeple dava aşımış tarihine göre Davacı ...’in dava dışı kooperatifin banka hesabına 5 nolu villaya ilişkin olarak toplamda 390.101,00 TL yi davalı “... ödemesi “açıklamasıyla davalı namına /adına ödediği yönünde sonuç ve kanaate varılmıştır.Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kooperatiflere üyelik kaydının, ortaklığa yazılı olarak giriş talebinin yetkili yönetim kurulunun bu hususta verecekleri açık bir kararla olması yanında, böyle bir yönetim kurulu kararı karar olmasa dahi ortak olmak isteyen kişinin ödemelere davet olunması ve düzenli olarak yaptığı ödemelerin kooperatifçe kabul olunması ya da kişinin genel kurul toplantılarına çağrılması gibi kişiyi ortak olarak kabul eden diğer işlemlerin yapılması suretiyle eylemli şekilde ortaklık sıfatının (örtülü şekilde ortaklık ) zımnen kazanılabileceği de kabul edilmektedir.Açıklanan tüm bu hususlar, tüm dosya kapsamı uyarınca alınan bilirkişi raporu birlikte değerledirildiğinde 09.03.2010 tarihli kooperatif üyelik devir sözleşmesinde üyeliği devir eden davalının (...) imzası olmadığı gibi anılan üyelik devir sözleşmesinin davalı tarafından kabul edilmediği, üyeliği devir ettiği iddia edilen ... ile devir alan ...’in ayrı ayrı dava dışı kooperatif yönetim kuruluna hitaben 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun şekilde üyelik devrinin kabulüne dair yazılı bir başvuru taleplerinin bulunmadığı ve bu hususun belge ile ispat edilmediği, kooperatif üyelik devir talepleri yönetim kurulunca, üyelik devrinin kabulüne dair alınacak bir karar ile sonuç doğuracağından, üyelik devirinin kabulüne ilişkin bir yönetim kurul kararının mevcut olmadığı, bu hususun ispat edilmediği, davacı tarafından banka kanalıyla dava dışı kooperatife yapılan ödemelerin ise“ ... ÖDEMESI „ açıklamasıyla davalı adına ödenmiş olduğunun banka ve dava dışı kooperatif cari muavin hesap kayıtlarıyla tevsik ve tespit edildiği, dava dışı kooperatifin sunduğu beyan ve kayıtlardan kooperatif üyeliğinin halen davalı ... ...’e ait olup bu üyelik gereği kendisine 5 nolu villanın tahsis edildiği ferdileşme gereği anılan taşınmazın davalı adına geçirilmesi gerektiğine dair beyanların hep birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının sadece dava dışı kooperatife davalı yararına ve adına yapmış olduğu ödemeler dikkate alınarak zımnen dava dışı kooperatif üyesi olarak kabul edildiğinden söz edilemeyeceği, davacı tarafın ibraz ettiği imzasız 09.03.2010 tarihli üyelik devir sözleşmesi ile davalıya 300.000.TL nin ödendiğini iddia etmiş ise de 300.000.TL lik ödemenin başka bir somut belge ile ispat edilmediği, üyelik devir sözleşmesinin davalı tarafça imzalanmadığı dikkate alındığında başka bir belge ile ödendiği ispat edilmeyen 300.000.TL lik ödemenin davalıdan tahsilinin talep edilemeyeceği, ancak davacının davalı adına ve namına banka yoluyla dava dışı kooperatife yapmış olduğu tespit edilen 390.101,00 TL'nin █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun 18-19-20 nolu sayfalarındaki tablolarda yer alan her bir ödeme için ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği kanaati ile davacının, haricen satışı yapıldığı iddisıyla ortaklık senedinin devrine ilşikin talebinin reddine, Davacının terditli talebi uyarınca; 390.101,00 TL'nin █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun 18-19-20 nolu sayfalarındaki tablolarda yer alan her bir ödeme için ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 300.000,00 TL'lik elden ödemeye ilişkin talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacının, haricen satışı yapıldığı iddisıyla ortaklık senedinin devrine ilşikin talebinin reddine,2-Davacının terditli talebi uyarınca;a-390.101,00 TL'nin █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun 18-19-20 nolu sayfalarındaki tablolarda yer alan her bir ödeme için ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b-300.000,00 TL'lik elden ödemeye ilişkin talebinin reddine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 26.647,80 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 11.786,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.861,61 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 11.786,19 TL peşin harç ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 11.878,39 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5-Davacı tarafından yapılan 620,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 15.000,00 TL bilirkişi kök ve ek rapor masrafı olmak üzere toplam 15.620,50 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 8.829,24 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 86,93 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 62.416,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 48.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili, davalı ... ve davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025Başkan ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırKatip ...¸e-imzalıdır