Nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararında, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması nedeniyle sanığa zorunlu müdafi atanmamasının adil yargılanma hakkı ihlali sayılmasıyla hükmün bozulması.
Özet: Sanığın, kendisini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan aldığı hapis ve adli para cezasına yönelik istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, Yargıtay, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olduğu bu tür nitelikli suçlarda sanığa adil yargılanma hakkı kapsamında zorunlu müdafi atanmamasının hukuka kesin aykırılık teşkil ettiğini belirterek, istinaf dairesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararSUÇ
: Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2021 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-L, 158/3, 52, 53... inci maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 120.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 19.01.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiin temyizinde, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın esası incelenerek lehine bozulması talebine ilişkindir.III. GEREKÇEYargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir.Sanığın ilk derece mahkemesince hüküm verilinceye kadar yargılamanın hiçbir aşamasında müdafinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince de Yerel Mahkemece sanığa resen bir müdafi de tayin edilmediği, sanığa isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa müdafii atandıktan sonra yargılamanın yapılarak hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu hususun gözardı edilmesi, aynı Kanun’un 289/1-h. maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 19.01.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz istekleri yerine görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2025 tarihinde karar verildi.