İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, 1895ten beri faaliyet gösteren köklü bir şapka markasının taklit ürünler ve marka itibarına verilen zarar nedeniyle açtığı marka tecavüzü ve manevi tazminat davasından davacının feragat etmesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, 1895 yılında kurulan köklü bir şapka markasının, izinsiz ve düşük kaliteli taklit ürünlerinin satışı yoluyla marka itibarına ciddi zarar verildiği iddiasıyla, davalıdan 40.000 TL manevi tazminat talep ettiği bir marka tecavüz davası ele alınmıştır; davacı taraf, sahte ürünlerin tespiti, üretici bilgilerinin belirlenmesi ve bilirkişi incelemesi gibi taleplerde bulunmuş olsa da, dava sürecinin ilerleyen aşamasında vekili aracılığıyla davadan feragat ettiğini bildirmiştir.

T.C.
İSTANBUL2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Marka (Manevi Tazminat İstemli)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava dilekçesi
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; - Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tutulan sicilde Müvekkili adına markaların tescil edildiğini, Müvekkilinin 1895 yılında ... tarafından ...’nin ... kentinde kurulan ... adlı köklü bir şapka markası olduğunu, aile mirasını nesiller boyu sürdüren markanın, klasik şapka zanaatkârlığını modern tasarım anlayışıyla birleştirerek şıklığı ve özgünlüğü bir arada sunduğunu, ..., özellikle hayvan figürleriyle süslenen ikonik "..." serisi ... dünya genelinde geniş bir hayran kitlesine ulaştığını, markanın ürünlerinin hem günlük kullanımda hem de stil sahibi kombinlerde tercih edilmekte olup kalite ve karakter arayan tüketicilere hitap ettiğini, ... kültürünün simge isimlerinden biri olarak kabul edilen ...’ un hem perakende mağazaları hem de ... ile faaliyet göstermeye devam ettiğini, geleneksel işçiliği ... ile buluşturan yaklaşımı sayesinde uluslararası alanda tanınan bir marka olma özelliğini koruduğunu, Şüphelilerin herhangi bir lisans anlaşması ve telif hakkı sahibinin herhangi bir izni olmaksızın müvekkili adına taklit ürünlerin ticaretini yaptığını, Müvekkili tarafından yapılan araştırmalar neticesinde Karşı tarafa ait '''... Sürücü Kursu isimli işyerine sırt verildiğinde sol bitişikteki, ... isimli işyeri ile ... isimli işyerleri altındaki ... tabelalı işyeri ...” adresinde bulunan işyeri adresinde Müvekkiline ait tescilli markaların aynısının kullanılmış olduğu taklit/sahte giyim ve diğer başkaca ürünlerin satışının gerçekleştirildiği tespit edildiğini, markaların aynısının kullanılmış olduğu taklit/sahte giyim ve diğer başkaca ürünlerin satışının gerçekleştirildiği tespit edildiğini, Adreste satılan ürünler üzerinde yaptıkları incelemede; basit nitelikteki kumaş ve malzemeler ile üretim yapıldığı, hiçbir üretim standartlarına uyulmadan üretildiği, basit ve her tüketici tarafından ulaşılabilen işyerlerde satıldığı anlaşıldığını, ayrıca bu ürünlerin üreticisi ve ithalatçısına ilişkin hiçbir bilgi bulunmamakta olup ayrıca lisans konusunda da herhangi bir kayıt bulunmadığını, ülkemizde merdiven altı diye tabir edilebilecek atölyelerde üretilen bu ürünlerin, Müvekkilinin marka itibarına da ciddi derece zarar verdiğini, Müvekkilinin manevi tazminat talep hakkı bulunduğunu, kötü niyetli davalıdan, 40.000,00 TL (Kırkbin Türk Lirası) manevi tazminat talep ettiklerini, markanın önemi, tanınmışlığı, davalının kötü niyetli olması/ tanınmış markanın itibarına ve ayırt edicilik karakterine zarar vermesi, müvekkilimin markasının itibarına ağır derecede zarar vermesi, müvekkilin markasının itibarından haksız yararlanması durumu dikkate alındığında istenen manevi tazminat miktarının sembolik kaldığını, maddi tazminat açma haklarının saklı olduğunu, Davalının suç oluşturan eylemleri nedeniyle, Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet haklarının saklı olduğunu, Yukarıda açıklanan nedenlerle; Dilekçelerinin karşı tarafa tebliğ edilmeden, bilirkişi marifetiyle delillerin tespiti ile toplanması yönünde tensiple birlikte karar oluşturulmasına ve marka hukuku konusunda uzman bir bilirkişiden, davalıya ait yukarıda “ “... Sürücü Kursu isimli işyerine sırt verildiğinde sol bitişikteki, ... isimli işyeri ile ... dışı eğitim isimli işyerleri altındaki ... tabelalı işyeri ...”adresinde ve adrese bağlı depo, mahzen ile başkaca eklentilerde marka vekili bilirkişi ile keşif ve tespiti yapılmasına ilişkin karar oluşturulmasını, bu tespit ile Müvekkiline ait yukarıda belirtilen markalar kullanılarak üretilen ve satılan ürünlerin, etiketlerin, ambalajların, reklam amacı ile yapılmış promosyon ürünlerinin ve başkaca ürünlerin tespit edilmesi halinde ürünlerin tutanak altına alınmasına ve ürün numunelerinden ücreti tarafımızca ödenerek örnek alınmasına, ürün miktarlarının tam bir şekilde tespitinin yapılmasını, Tespit edilecek ürünlerin, Tespit Talebinde Bulunan Müvekkilinin markalarına tecavüz oluşturup oluşturmadığının incelenmesine ve bilirkişi raporu ile ortaya konulmasına, Adreste bulunan işletmenin kime ait olduğunun tespiti amacı ile vergi levhası ve işyeri ruhsatının tespit edilmesine ve davalı taraf olarak eklenmesini, Davalı hakkında müvekkilinin marka hakkının ihlali nedeniyle marka hakkına tecavüzün tespiti ve men-i kararı verilmesini, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte 40.000 TL Manevi Tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği █████/2025 tarihli dilekçesinde davasından feragat ettiği anlaşılmıştır.Feragat ve kabul beyanı dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak ileri sürülebilir. Sonuç doğurması karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığından feragat dilekçesinin tebliği gerekli değildir.Dosyaya toplanan deliller ve dosya kapsamından, davacının davasından, feragat nedeni ile reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.HÜKÜM
:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklanacağı üzere;1-Davacının davasından feragat nedeniyle REDDİNE,2-Alınması gereken 205,13 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 683,10 TL'den mahsubu ile kalan 477,97 TL'nin davacı tarafa iadesine,3-İşbu dosyada yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalının vekili olmadığından vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren esas kararla birlikte 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.█████/2025Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır