İstinaf Sonrası Yeniden Görülen Oto Yedek Parça Ticari Satışında Döviz Çeklerinden Kaynaklanan Kur Farkı KDV ve Kurumlar Vergisi Zararının Tazmini Talebi Davası.
Özet: Bu dava, davacının, ticari mal alımı karşılığında verdiği USD cinsinden çeklerin vadesinde ödenmesiyle oluşan kur farkı nedeniyle KDV ve kurumlar vergisi mahsubu zararı olarak 300.000 TL tazminat talebiyle açılmış olup, davalıların ilgili işlemlerin vergi kanunlarındaki değişikliklerden önce gerçekleştiği ve çekin verildiği anda borcun sona erdiği savunmaları üzerine ilk derece mahkemesince reddedilen davanın, istinaf mahkemesince vergi mevzuatı ve teknik uzmanlık gerektiren hususlar nedeniyle bozulması üzerine yeniden yapılan yargılamada bilirkişi incelemesiyle sürdürülen bir uyuşmazlıktır.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Mahkememizin ..... Esas ....... Karar █████/2021 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi ..... Esas, ..... Karar █████/2025 tarihli ilamı ile Mahkememizin kararın kaldırıldığı, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılardan ..... Otomotiv Parçaları Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi irasında oto yedek parça alım-satımı konusunda sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin sözleşmeye konu malları davalıdan teslim aldığını, buna karşılık 30 adet 100.000'er TL'lik çek ile toplam değeri 1.000.000,00 USD olan 30 adet çek verdiğini, davalı şirketin bu çeklerin tamamını diğer davalı ..... Petrol Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi'ne ciro ettiğini, müvekkili şirketin ticari emtiayı teslim aldıktan sonra çek ödemelerinin tamamını son ciranta ve meşru hamil olan davalı ....... Petrol'e yaptığını, müvekkili şirketin davalılara verdiği USD cinsinden çekler hakkında mal tesliminden sonra vadeleri gelince yaptığı ödemeler esnasında kur farkı oluştuğunu, oluşan kur farkı hakkında davalılarca fatura düzenlenmemesi sebebiyle müvekkilinin KDV ve Kurumlar Vergisi mahsubu konusunda şimdilik 300.000,00 TL zararının oluştuğunu, davalılarca ödeme tarihinde meydana gelen kur farkının kazanç olarak değerlendirilerek fatura düzenlenmesi gerekmesine rağmen düzenlenmeyerek müvekkili şirketi zarara uğrattığını beyanla müvekkilinin uğranılan zarar açısından KDV mahsubuyla ilgili 150.000,00 TL, kurumlar vergisi zararı açısından 150.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini dava ve talep etmiştir.Davalı ........ Otomotiv Parçaları Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde de bahsedildiği üzere müvekkili ile davacı arasında █████/2016 tarihinde akdolunan protokol gereği davacıya ABD Doları cinsinden faturalar keşide edildiğini, faturalarını 2016 ve 2017 yılına ait olduğunu, fatura bedellerine karşılık davacının sözleşmede kararlaştırıldığı biçimde ileri tarihli ABD doları cinsinden çekler keşide edip teslim ettiğini, çek bedellerinin vadelerinde tahsil edildiğini, çekin ödeme aracı olduğu ve keşide edilerek teslim edildiği tarihte borçlu borcundan kurtulduğundan kurdaki dalgalanma nedeniyle fark talep edemeyeceğini, davacının yasal olarak KDV Kanunu'nun 24.maddesinde kur farkı ibaresinin █████/2019 tarihinde eklendiğini, bu tarihten önce gerçekleşen sözleşme ve ticari işlemler nedeniyle oluşan kur farklarının matrahına dahil olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ....... Petrol Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, █████/2019 tarihinde KDV Kanunu'nda yapılan yasal değişiklikle faturalaşmanın vergiye tabi işleme doğrudan taraf olanlar arasında yapılacak olup, ciro silsilesindeki diğer cirantalar arasında kur farkları nedeniyle bir faturalaşma söz konusu olmayacağını, bedelin döviz cinsinden ifade edildiği vadeli satışlarda çek veya senet alınmış ise, çekin ciro edildiği tarihin ödemenin yapıldığı tarih olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği verilen döviz çeklerinde oluşan kur farkından kaynaklı KDV mahsubu ve Kurumlar vergisi zararının tahsili istemine ilişkindir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi ..... Esas, ..... Karar █████/2025 tarihli ilamı ile; "...eldeki uyuşmazlık bir yönüyle, vergi usul, Katma değer vergisi ve Kurumlar vergisi mevzuatını ilgilendirmektedir. Somut olayda tartışma konularından birisi de her iki iddia yönünden vergiyi doğuran olayın tarihi ve uyuşmazlık sürecinde teknik bir konu olan vergi mevzuatındaki değişiklikler ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hususta mali müşavir, vergi uygulaması ve hukukunda uzman bilirkişilerden oluşacak heyetten alınacak rapor ile talebin aydınlatılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmadığını" belirtmiştir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.İstinaf ilamı doğrultusunda Mali Müşavir, Vergi Müfettişi ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı (Vergi Konusunda uzman) bilirkişi heyetinden alınan █████/2025 tarihli heyet bilirkişi raporunda; faturanın alındığı ve mal teslimin yapıldığı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu 2016 ve 2017 yıllarında 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 24. maddesinde matraha dahil unsur kısmında “kur farkları” ibaresi yer almadığı, “Kur farkı” 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 24. maddesine 17/1/2019 tarihli ve 7161 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle “fiyat farkı”ibaresinden sonra gelmek üzere “kur farkı” ibaresi eklendiğini, dolayısıyla gerçekleşen ticari işlem 17/1/2019 tarihinden önce olduğundan kur farklarının matrah dahil edilmemesi gerektiğinin değerlendirildiğini, davacının iddiasında haklı olduğu kanaati halinde 3.520.820,36-TL*0,18=633.747,66-TL KDV mahsubundan yararlanamadığını, 3.520.820,36-TL *%20=704.164,07 TL kurumlar vergisi zararı bulunduğunu bildirmişlerdir.Davalı vekili tarafından sunulan 04.10.2025 tarihli uzman görüşünde özetle; dövizli işlemlerde satıcı lehine kur farkı için ek fatura düzenlenmesinin zorunlu olduğu, düzenlenen faturadaki KDV'nin indirim konusu yapılabileceği, bilirkişi heyet raporundaki kur farkının KDV matrahına dahil olmadığına ilişkin tespite katılmadıklarını, 2016 ve 2017 yılında gerçekleşen işlemlerin kanun boşluğundan kaynaklanan geçici bir dönem olduğu mütalaa edilmiştir.İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, istinaf ilamı, bilirkişi raporu içeriğine göre; 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 24. maddesine 17/1/2019 tarihli ve 7161 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle “fiyat farkı”ibaresinden sonra gelmek üzere “kur farkı” ibaresi eklendiği, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin böyle bir zorunluluğun mevzuatta bulunmadığı, bu durumun kanun boşluğundan kaynaklanan geçici bir dönem olduğu yönündeki uzman görüşünün hukuki değerlendirme taşıması nedeniyle bilirkişi raporuyla çelişkili bir durumun ortaya çıkmadığı, gerçekten de davalıların kur farkı nedeniyle fatura düzenleme zorunluluklarının bulunmadığı bir dönemde davacının vergi idaresi ile arasında olan vergi mahsuplaşmasına ilişkin zarar iddialarının dinlenemeyeceği anlaşılmakla hukuki belirlilik ve vergide kanunilik ilkeleri de dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın reddine,Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 5.123,25 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 4.507,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,AAÜT gereğince hesap edilen 48.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Arabuluculuk ücreti olan 1.360,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025Katip ......e-imzalıdırHakim .....e-imzalıdır