15 Temmuz sonrası kayyım atanan şirketin, mücbir sebep ve müterafik kusur savunmalarıyla su borcu itirazının iptaline ilişkin kararın istinaf değerlendirmesi.
Özet: Bir su aboneliğinden doğan ödenmemiş faturalar nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair ilk derece mahkemesi kararı, davalı şirket tarafından istinaf edilmiştir; şirket, 15 Temmuz sonrası OHAL kapsamında kayyım atanması ve evraklara el konulması nedeniyle aboneliği iptal edemediğini, mücbir sebeple fiili kullanımın olmadığını ve borçtan sorumlu olmadığını, ayrıca davacı kurumun suyu kesmeyerek müterafik kusurlu olduğunu ileri sürmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: 2025/2
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davalı şirketin AO ...-9 nolu mukavele numarasıyla su abonesi olduğunu, abone sözleşmesinden kaynaklı su borcunu ödemediğini, davalının abonelik sözleşmesinin tarafı olduğu ve sözleşmeyi iptal ettirmediğinden dolayı, su kullanımından doğan borçlardan sorumlu olduğunu, davalı, borcunu ödememek suretiyle yükümlülüğünü yerine getirmediği için, müvekkilim tarafından aleyhine icra takibi başlatıldığını , ancak 30.09.2020 tarihli dilekçeyle borca itiraz ederek takibi durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle , itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ; Müvekkili şirkete İstanbul Anadolu 2.Sulh Ceza Hakimliği’nin █████████ D.İş sayılı ve İstanbul Anadolu 4.Sulh Ceza Hakimliği’nin █████████ D.İş sayılı kararları ile Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında 674 sayılı Kanunun Hükmünde Kararname’nin 13. ve 19. maddeleri ile CMK 133/I maddesi kapsamında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ("TMSF") yetkilileri kayyum olarak tayin edildiğini, TMSFnin kayyım olarak atandığı şirketler açısından 678 sayılı KHKnın 37nci maddesine göre müvekkil şirkete müracaat edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkil şirketin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, Müvekkil şirket basiretli bir tacir sıfatıyla bütün sorumluluklarını yerine getirdiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine , davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davanın Kısmen Kabulü İle,1-Davalının Merkezi Takip Sistemi ███████████ E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 39.604,94 TL asıl alacak, 34 .115,57 TL işlemiş faiz, üzerinden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine 2- Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;" Ceza Hakimliği’nin █████████ D.İş sayılı kararları ile Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında 674 sayılı Kanunun Hükmünde Kararname’nin 13. ve 19. maddeleri ile CMK 133/I maddesi kapsamında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (“TMSF”) yetkilileri kayyum olarak tayin edilmiştir...Müvekkil Şirket olağanüstü bir süreçten geçmiş olup herhangi bir kullanımı bulunmadığı gibi aboneliğini de mücbir sebep ile iptal edememiştir. Müvekkil şirkete 15 Temmuz 2016' da yaşanan darbe girişimi sonrası █████/2016 tarihinde kayyım atanmıştır. Hal böyle olunca bu tarihle birlikte gerek şirket tarafından gerekse de işçilerin kendi rızaları ile iş sözleşmeleri sonlanmıştır. Dolayısıyla aboneliğin bulunduğu taşınmazda kimse kalmamıştır. Şirketin eski yöneticilerine terk ve tutukları nedeniyle ulaşılamamış olup tüm evrak ve kayıtlara da adli makamlarca el konulmuştur. Ülkece olağanüstü hal ilan edilmiş, bahse konu abonelik sözleşmesinde geçen adrese ilişkin herhangi bir evrak kayıta ulaşılamamış, sonrasında da aboneliğin bulunduğu yerde kimin olduğu dahi bilinememektedir. Hal böyleyken, sözleşmenin varlığından haberdar olunmadığı için iptal edilmesi de mümkün olamamıştır. Bu kapsamda ortada olağanüstü bir durum olduğundan böyle bir abonelik sözleşmesinin varlığından haberdar olunamadığı gibi sözleşme de açıklanan mücbir sebeplerle feshedilememiştir. Bu sebeple de müvekkil şirketin ilgili dönemde 15 Temmuz sürecinden dolayı mücbir sebeple ödenmeyen fatura bedellerine ait tüketimlerin fiili kullanıcısı müvekkil şirket olmadığından tahakkuk eden fatura bedellerine açıkça itiraz etmekteyiz...Davacının müterafik kusuru bulunmaktadır.Davacının davasını ve borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davalı müvekkil şirketin ödenmeyen faturalarının bulunduğu varsayılsa bile ödenmeyen faturalara rağmen çok uzun bir süre suyu kesmeyen davacı kurumun müterafik kusurlu olduğu da dikkate alınmalıdır.Hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmayan müvekkil şirkete yönetilen icra inkar tazminatının reddi gerekmektedir. " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan Merkezi Takip Sistemi'nin ███████████ esas sayılı takip dosyasında ; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, borçlu tarafından borca itiraz edildiği, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takibin durduğu görülmüştür. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;avalı şirket ile davacı iski arasında █████/2015 tarihinde Barbaros mah. Mimar sinan caddesi Dükkan... Ataşehir adresinde bulunan ... numaralı tesisat üzerinden .../9 numaralı sözleşme akdedildiği, 10 adet faturanın ödenmemesi nedeniyle, davacı tarafından mahaldeki suyun kesilerek sözleşmenin 26.10.2017 tarihinde feshedildiği görülmektedir. Davalı şirkete OHAL kapsamında 674 sayılı KHK uyarınca TMSF kayyum olarak atanmıştır.Mahkemece yargılamada bilirkişi raporları alınmıştır.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında █████/2015 tarihinde Barbaros mah. Mimar sinan caddesi Dükkan... Ataşehir adresinde bulunan ... numaralı tesisat üzerinden .../9 numaralı sözleşme akdedildiği, 10 adet faturanın ödenmemesi nedeniyle, davacı tarafından mahaldeki suyun kesilerek sözleşmenin 26.10.2017 tarihinde fesh edildiği, son faturanın düzenlendiği tarihe kadar davalının sözleşmesinin devam ettiği,davalı/ borçlunun takip tarihine kadar gecikme faizi 28.911,61 TL ve gecikme faizinin KDV'si olmak üzere toplam gecikme bedelinin 34.115,7 TL olacağı, davacı tedarikçinin davalıdan 39.604,64 TL alacaklar toplamı ve 34.115,7'TL gecikme bedeli olmak üzere toplam 73.720,34 TL alacağının hesaplandığı beyan edilmiştir.Bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve mevzuata uygun olduğu,hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu anlaşılmakla,bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Böylece tüm dosya kapsamına göre ,son faturanın düzenlendiği tarihe kadar davalının sözleşmesinin devam ettiği, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında taşınmazda kullanılan su miktarı için tedarikçi kurum tarafından düzenlenen faturalardaki tüketim bedellerinin ödenmesi hususunda davalı tarafın sorumluluğunun bulunduğu, davalı taraf ilgili dönemde yaşanan olağanüstü süreçlerinden dolayı mücbir sebep bulunduğundan sözleşmenin feshedilemediği, ödenmeyen fatura bedellerine ait tüketimlerin fiili kullanıcısı kendileri olmadığı şeklindeki savunmalarına borcun ait olduğu dönem ve son fatura tarihine kadar aboneliğin devam ettiği gözetildiğinde itibar edilmemiş,bu husustaki ve alacak likit olduğundan icrea inkar tazminatına ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025
.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!