Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesinin, kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararının istinaf incelemesine ilişkin kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, tüketici ilişkisinden kaynaklanan ve hükümsüz olduğunu iddia ettiği bir kambiyo senedine dayalı icra takibine karşı açtığı menfi tespit davasında, borçsuzluğunun tespiti ve telafisi imkansız zararları önlemek amacıyla icra işlemlerinin durdurulmasına yönelik talep ettiği ihtiyati tedbirin ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine yaptığı istinaf başvurusunu konu almaktadır. Davacı, senedin geçersizliğini ve borcunu ödediğini ileri sürerken, mahkeme, haklılığının yaklaşık olarak ispat edilemediği gerekçesiyle tedbir talebini reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, istinaf incelemesinde, ihtiyati tedbir için aranan yaklaşık ispat ve diğer yasal şartların somut olayda mevcut olup olmadığını değerlendirmektedir.

T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ........ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:
NUMARASI
: .../........ Esas -Sayılı derdest dosyada ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin █████/2025 tarihli ara karar
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
:
KARAR YAZIM TARİHİ
:
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava ve talep dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine ......İcra Müdürlüğü'nün ......./...... E. sayılı kambiyo senetlerine özgü takibin başlatıldığını, takibe konu emre muharrer senedin keşidecisinin davacı, lehtarının davalı, ............... düzenleme tarihli, düzenleme yerinin ........, ödeme gününün ............ ve 131.500,00 TL bedelli, hizmet alımından kaynaklı tüketici ilişkisine dayalı olduğunu, bu senedin 6502 S.K.'nın haksız şart hükmüne aykırı olup hükümsüz olduğunu, sözleşmeye konu borç ödendiğinden, borçsuzluğunun tespitini, takibe konu emre muharret senetin hükümsüz olduğundan davacı yönünden telafisi imkansız zararlar doğmaması için dava sonuçlanıncaya dek icra dosyasında işlem yapılmaması/takibin durdurulması yönünde teminatsız yada uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece ....... tarihli (istinaf edilen) ara karar ile "...dava dilekçesinde senedin tüketici işlemine ilişkin düzenlenmiş olduğu belirtilmiş ise de dosyaya ibraz edilen belgelerden davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edemediği, iddia edilen hususların yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir için yaklaşık ispat yasal şartların somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılarak talebin reddine..." karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; senedin tüketici işleminden doğduğuna dair dosyada satış sözleşmesinin mevcut olduğu, senedin nama yazılı olmadığının anlaşıldığını, emre yazılı senedin hükümsüz olup, kambiyo senedi vasfı olmadığından müvekkilinin borçlu olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak icra dosyasında işlem yapılmaması/takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: ........Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../...... E. sayılı derdest dosyası kapsamı.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:
Dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit talebine ilişkin olup; uyuşmazlık, takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki inceleme konusu karar başlığında; davacının TC kimlik numarası, davalı Şirketin vergi no yada mersis nosu, davacı vekilinin adresinin yer almaması, 6100 sayılı HMK'nın 391.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 389.maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi ile 390/3 maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemesi bulunmaktadır.
Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyatî tedbir; kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile İlgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki koruma şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbîr, diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
6100 sayılı HMK'nın 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili olarak yukarıda açıklanan hükümde ihtiyati tedbirin şartları belirtildikten sonra, takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.
İhtiyati tedbir kararının kapsamı belirlenirken iki tarafın hak ve yarar dengesinin gözetilmesi gerekir. HMK'nın 392.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde, karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacakları olası zararları karşılayacak bir teminat göstermek zorundadır. Ancak talebin resmi belgeye veya başkaca bir kesin delile dayanması veya durum ve koşulların gerektirdiği hallerde, hakim teminat alınmamasına da karar verebilir.
2004 sayılı İİK'nın 72/3 maddesinde "...İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
" hükmü mevcuttur.
Tüm bu kanun hükümleri ile yapılan açıklamalara göre somut olayda; ihtiyati tedbire konu talep icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması talebine ilişkindir.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinde; dosya içinde icra takip dosyanın bulunmadığı, kambiyo senetlerine mahsus takip olduğunun ve takip dayanağı belgenin emre muharrer senet olup, keşidecisinin davacı, lehtarının davalı, ........... düzenleme tarihli, tanzim yeri ......, ödeme gününün ..............., ................. TL bedelli olduğu, eldeki davanın ................ tarihinde açıldığı, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde ödeme dekont örnekleri, satış sözleşmesi ile takip dayanağı bononun fotokopisinin sunulduğu anlaşılmıştır.
İİK 72.maddesindeki menfi tespit davası, ancak borçlu tarafından alacaklıya karşı açılabilecek olup, İİK'nın 72.maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları kapsamında, haklığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Takipten sonra açılan menfi tespit davasında İİK'nın 72.maddesi gereğince, ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden tedbir yoluyla icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde talepte bulunabilir.
Eldeki davanın, icra takibinden sonra açıldığı, İİK'nın 72.maddesi hükmüne bağlanan özel bir tedbir çeşidi olarak ancak açılacak bir menfi tespit davası içerisinde talep edilebileceği, alacaklı tarafından borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı, İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı - tedbir talep eden vekili gerek talep dilekçesinde gerekse istinaf dilekçesinde; teminat yatırmayı kabul ederek takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş olup, "çoğun içinde az da vardır kuralı" ve İİK'nın 72/3 hükmü gereği icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Zira menfi tespit davasının amacının belli bir borçtan dolayı borçlu bulunmadığına ilişkin kesin hüküm ve dolayısıyla kesin hukuki koruma temin etmek olduğu gözönüne alındığında, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi şeklindeki ihtiyati tedbirin, asıl uyuşmazlığı çözecek veya kesin hukuki korumayı ikame edecek nitelikte bulunmayıp tedbirin teminat karşılığında verilmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle, Mahkemenin ara kararının kaldırılarak, kanun gereğince %15 teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine ilişkin yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....../........ E. sayılı derdest dosyasındaki ............... tarihli ara kararının HMK'nın 353/1-(b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Yeniden Yargılama Yapılması Gerekmediğinden Aşağıdaki Şekilde Hüküm Kurulmasına;
a-)Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE,
b-)İİK'nın 72/3 hükmü uyarınca ........ İcra Müdürlüğü'nün ......../...... E. sayılı dosyasında; asıl alacağın %15'i oranında teminat karşılığında icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönününde ihtiyati tedbir konulmasına,
3-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye irat kaydına,
b-)İstinaf eden davacı tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının, talep halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından istinaf eden davacıya iadesine,
c-)İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte İlk Derece Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
ç-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d-)Artan istinaf avanslarının, İlk Derece Mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine,
e-)Karar ilamının 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025
Başkan
E-imza
Üye
E-imza
Üye
E-imza
Katip
E-imza
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!