İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında açığa imzalı senetlerin kötü niyetle takibe konulması iddiası.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı, aleyhindeki kambiyo senetlerine dayalı icra takibine konu senetlerin ticari faaliyetlerini hızlandırmak amacıyla 1994-1995 yıllarında önceden imzalanıp açığa bırakıldığını, kendi gerçek iradesine aykırı ve davalı ile hiçbir borç ilişkisi olmaksızın doldurulup icraya konulduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini, takibin durdurulmasını ve kötü niyet tazminatı talep etmektedir; davalı ise senetlerin davacı tacir tarafından iradi olarak imzalandığını, davacının beyanlarının zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olduğunu, senedin açığa imzalanmasının geçerliliğini etkilemeyeceğini belirterek davanın reddi ile kendisi lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

T.C.

İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Menderes İcra Dairesi'nin... Esas sayılı ... senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emrinin davacı müvekkiline 21.09.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, alacaklı ...'ın Menderes İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 22.04.2021 tarihinde 60.000,00 TL bedelli iki adet senede dayanarak faizleri dahil toplam 140.988,08 TL değerinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, fakat davacı müvekkilinin öncelikli olarak söz konusu senetlerin müvekkilinin tacir olduğu 1994-1995 dönemleri arasında iş hayatının akışını hızlandırmak için önceden imzalayıp tedavüle hazır biçimde müşterilerine teslim ettiği senetler olduğunu, yine bu tarihler de itiraz eden borçlu müvekkilinin, alacaklı ...'ın kayın pederi ... ile yakın akraba olması sebebiyle beraber iş yaptıklarını, bu nedenle anılan senedin hazırlanışının ve hali hazırdaki ödeme miktarı, vade tarihi gibi hususların müvekkilinin gerçek iradesine göre doldurulmadan herhangi bir alacak borç ilişkisi olmayan taraflarca imza altına alındıktan uzun yıllar sonra icra takibine konulmadığını, bu hususun söz konusu senetleri tanzim eden kişinin senedi damga pulu uygulamasının yürürlükte olduğu bir dönemde tanzim ettiğini gösterdiğini, bu nedenle alacaklı davalı ile herhangi bir hukuki ilişkisi olmasının da söz konusu olmadığını, tüm bu uyuşmazlıklar için Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı olan ve 6325 sayılı kanun ile düzenlenen Ticari Uyuşmazlıklarda Arabulucuk Kanunu gereğince Arabulucu talebinde bulunulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulü ile davalı ... ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespitine, takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine, Menderes İcra Dairesi'nin ████████ sayılı 60.000 TL ve 60.000,00 TL iki adet senede ilişkin haksız icra takibinin durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine,
vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bütün taleplerin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürelerin de geçtiğini, esasa girmeden davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımından reddi gerektiğini, arabuluculuk anlaşmama tutanağında yer almayan taleplerin reddi gerektiğini, davacı borçlu aleyhine 22.04.2021 tarihli 60.000,00-TL bedelli iki senet üzerinden Menderes İcra Müdürlüğü'nün ████████ esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, senetlerin taraflar arasındaki bir alış-veriş neticesinde tacir davacı tarafından iradesi kapsamında imzalanarak müvekkiline teslim edildiğini, davacının senetlerin elinden rızası hilafına çıktığına yönelik bir beyan ya da iddiası bulunmadığını, müvekkilinin tacir olmadığını ve bu kapsamda kendisinden basiretli bir tacir gibi davranmasının beklenemeyeceğini, nitekim pul yapıştırma uygulamasının belirtilen tarih aralığında kaldırıldığını, bahse konu senetlerin bu tarihlerden önce düzenlendiği anlamını taşımayacağını, açığa imza atılmak suretiyle tanzim olunan senedin anlaşmalara aykırı biçimde doldurulduğu yasal delillerle kanıtlanmadığı takdirde hukuken geçerli nitelik taşıdığını, senet için imza kurucu bir unsur olsa da imzanın senet metninden önce atılmasının mümkün olduğunu, bu durumda beyaza (açığa) imzadan söz edileceğini, beyaza imza atan kişinin de, kabul anlamına gelmemek kaydıyla senedin anlaşmaya aykırı olarak kendi zararına doldurulabileceğini genel hayat tecrübesiyle bilmesi gerekmekle birlikte tacir vasfını haiz bir kişinin bu durumu bilemeyeceğinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın 20.01.2020 tarihli senette tahrifat yapıldığı ve anılan senedin tahrifat nedeni ile geçersiz duruma düşeceğinden bahisle ileri sürmüş olduğu haksız ve kötü niyetli iddiasının olduğunu, Bu kapsamda öncelikle anılı senette herhangi bir tahrifat durumunun söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere bu husus işbu davanın konusunun da olmadığını belirterek, davacı yanın haksız ve kötü niyetli davasının reddine, davacı yanın tazminat talebinin reddine, davacı yanın haksız ve kötü niyetli açmış olduğu işbu dava sebebiyle takip konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, icra takibine konu senetler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Dava, Menderes 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, yapılan yargılama sonucunda Menderes 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas,... Karar sayılı kararı ile "Dava Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben açılmış olmakla Mahkememizin ve Menderes Adliyesindeki diğer Asliye Hukuk Mahkemelerinin Ticaret Mahkemesi sıfatı olmadığından sehven Mahkememize tevzi edilmiş olan dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine" kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir.
Davacı tarafça açılan dava ile Menderes İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra takibine konu alacaklısı ... olan, 60.000,00 TL bedelli, 18.01.2018 düzenleme tarihli ve 20.01.2020 vade tarihli ve 20.02.2020 vade tarihli olmak üzere 2 adet senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı belirtilerek buna yönelik borçlu olmadığının tespitine, bu senetlere ilişkin başlatılan icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Dava dilekçesi ve cevap dilekçesinde her ne kadar yer yer Menderes İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına atfen beyanda bulunulmuş ise de dava dilekçesinin açıklamalar bölümünün 1 nolu bendinde ...Esas sayılı dosyasına atfen açıklamada bulunulduğu ve celp edilen Menderes İcra dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki taraf bilgileri ve icra takibi içeriğinin dava dilekçesi ve cevap dilekçesi içeriği ile uyumlu olduğu anlaşılmakla ve dava dilekçesindeki açıklamalar kapsamında dava konusu edilen Menderes İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı tarafından davalı aleyhine 18.01.2018 tanzim ve 20.01.2020 vade ve 20.02.2020 vade tarihli 60.000,00 TL meblağlı iki adet senedin takibine ilişkin kambiyo senetlerine özgü icra takibi olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça açılan dava ile icra takibine konu senetlerin davacının tacir olduğu dönemde iş akışını hızlandırmak için önceden imzalayıp tedavüle hazır biçimde müşterilerine teslim ettiği senetlerden olduğu, bu hususun senetler üzerinde yer alan pullardan açık bir biçimde anlaşıldığı, davacının davalı alacaklının kayınpederi olduğu, yakın akraba oldukları, aralarındaki yaş farkı nedeniyle taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişkinin söz konusu olamayacağı, bu nedenle icra takibine konu uzun yıllar önce imza kısmı davacı tarafından imzalanarak muhafaza edilirken rızası hilafına davalının eline geçtiği, senetlerde damga pulu bulunduğu, oysa damga pulu uygulamasının 07.08.2023 tarihinde sona erdiği, senedin düzenleme tarihi olan 18.01.2018 tarihinde senede damga pulunun yapıştırılmaması gerektiği, senedin keşide tarihinden çok daha önceki bir tarihte imzalanmış olduğu, senet üzerinde bulunan imza dışındaki hiçbir yazının davacıya ait olmadığı, 20.01.2020 vade tarihli senedin vade tarihinin düzeltilmiş olduğu, senetteki tahrifat nedeniyle senedin geçersiz duruma düştüğü iddia edilerek icra takibine konu dava konusu 60.000,00 TL bedelli iki adet senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde davacı tarafça temel ilişki ve senedin rıza ile verildiğine yönelik ikrarının bulunduğu, davalı alacaklının tacir olmadığı, senedin anlaşmaya aykırı bir şekilde doldurulduğunun ispat yükünün davacıda olduğu savunularak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Dava konusu senet asılları icra dosyasından celp edilmiş, 26.02.2025 tarihli duruşmada dava konusu senetlerin incelenmesinde; birinci bonoda sol tarafta ████████ yazısının (icra dosya bilgisinin) yazılı olduğu, senedin incelenmesinde; emre kaydının bulunduğu, keşidecisinin ..., keşide yerinin Marmaris, lehtarın ... ve keşide tarihinin 18.01.2018 tarihi olduğu, 60.00,00 TL bedelli olduğu, ödeme tarihinin 20.02.2020 tarihi olduğu ve senede damga pulu yapıştırılmış olduğu, pulun üzerinde ve dışında iki ayrı keşideci imzasının bulunduğu, nakden alındı kaydının bulunduğu ve Menderes Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin yetki kaydının bulunduğu; diğer senedin incelenmesinde, senette emre kaydının bulunduğu, keşidecisinin ..., keşide yerinin Marmaris, lehtarın ... ve keşide tarihinin 18.01.2018 tarihi olduğu, 60.00,00 TL bedelli olduğu, ödeme tarihinin 20.01.2020 tarihi olduğu ve senede damga pulu yapıştırılmış olduğu, pulun üzerinde ve dışında iki ayrı keşideci imzasının bulunduğu, nakden alındı kaydının bulunduğu ve Menderes Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin yetki kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.
Menderes İcra Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından açılan davacının senetlerden sorumlu olmadığına karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine dayanak yapılan senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiaları ile borcun bulunmadığına dair iddiaların borca itiraz niteliğinde olduğu, emsal istinaf ilamında senet üzerinde damga pulu bulunması nedeniyle senedin tanzim tarihinde doldurulmasına kambiyo senedi vasfına etkili olmadığı ve davacı vekilinin senet metninin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğuna ilişkin iddiasının İİK'nın 169/A maddesinde belirtilen resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan delillere göre yapılan yargılama sonucunda davacı borçlu tarafından Menderes İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine dayanak teşkil eden 60.000,00 TL bedelli iki adet senetteki keşideci imzasının davacıya ait olduğu ancak senedin davacının rızası dışında elde edilerek davacının rızası olmadığı şekliyle doldurulduğu iddiası ile bu senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği, dava konusu senetlerin kambiyo niteliğinde olduğu, kambiyo niteliği taşıyan bonolarda herhangi bir şekli eksikliğin bulunmadığı, 6100 Sayılı HMK'nın 200. Maddesinde senetle ispat zorunluluğunun düzenlendiği, Yasa'nın 201. Maddesinde ise senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin 2.500,00 TL'sinden az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamayacağının düzenlendiği, davacı tarafça dava konusu senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğuna yönelik iddiasının HMK'nın 201. Maddesi uyarınca aynı kuvvette bir delil ile ispat etmesi gerektiği, senedin davacı tarafından imzalandıktan sonra davacının rızası dışında elinden çıktığının ispat edilemediği, senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu iddiasının yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafça bu durumun ispat edilemediği, 20.01.2020 vade tarihli senede ilişkin senetteki ödeme tarihinin senet metninde 20 Ocak 2020 olarak ayrıca yazıldığı, ödeme tarihinin altında ise 20.01.2020 olarak yazıldığı, senette tahrifatın bulunmadığı, ayrıca senette pul ekli olmasının dava konusu senetlerin kambiyo vasfını etkilemeyeceği, davacı tarafça senedin anlaşmaya aykırı olduğu iddiası yazılı bir delil ile ispat edilemediğinden ve dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığından davacı vekiline karşı tarafa yemin teklif edip etmeyeceği hususunda beyanda bulunması için 2 haftalık ihtarlı kesin süre verildiği, davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde yemin metni sunulmadığı, bu nedenle yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş olduğunun kabulü gerektiği, ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafça dava konusu bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadığı ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine, teminat yatırılarak ihtiyati tedbir kararının uygulanması talep edilmediğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
Davalının tazminat talebinin REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL peşin karar ve ilam harcı, başlangıçta alınan 2.049,30 TL harçtan mahsup edildikten sonra artan 1.433,90 TL'nin davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-7155 sayılı yasanın █████/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
█████/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!