Sigortalılık başlangıç tarihi tespitinde işe giriş bildirgesinin tek başına yetersizliği, fiili çalışmanın kapsamlı araştırılması ve ispatı gerekliliği.
Özet: Yargıtay, sigortalılık başlangıcının tespiti davasında, işe giriş bildirgesinin varlığının tek başına sigortalılık için yeterli olmadığını, sigortalı sayılabilmenin mutlak koşulunun eylemli çalışma olduğunu vurgulayarak, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin sadece giriş bildirgesi ve sınırlı tanık beyanlarına dayanarak hüküm kurmasının eksik inceleme ve araştırmaya dayandığını belirtmiştir; bu sebeple, sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı haklar da gözetilerek iş yerinin ve çalışmanın gerçekliğinin, bordrolu veya komşu iş yeri tanıkları, makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerle birlikte ayrıntılı bir şekilde araştırılması gerektiğine karar vererek, mahkeme kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çanakkale İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, davacının dava dışı ... Tic. San. Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde 16.02.1992 tarihinde işe başladığını ve iş yeri tarafından işe giriş bildirgesinin de düzenlenerek SGK Çanakkale İl Müdürlüğüne verildiğini, Kuruma başvuru yapıldığını ancak işveren tarafından aylık sigorta prim bildirgesi ve dönem bordrosunu verilmediği gerekçesi ile anılan tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmediğini ileri sürerek davacının 16.02.1992 tarihinde, hizmet akdine dayalı günün asgari ücretiyle, 1 (bir) gün çalıştığının tespitine ve sigortalılık başlangıç tarihinin 16.02.1992 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının şahsi dosyasında görüleceği üzere 16.02.1992 tarihinde dava dışı iş yerine ilişkin olarak işe giriş bildirgesi verildiğini ancak 1992/1 dönem bordro kayıtlarında ismine rastlanmadığını, bir günlük hizmet tespiti davalarında da fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılıp sonuca buna göre gidilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmaktadır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;"1-Davacının 16.02.1992 tarihinde .... İnşaat ve Ticaret A.Ş'ye ait ....... 14 01 sicil numaralı iş yerinde 1 gün sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 16.02.1992 tarihi olduğunun ve 1 günlük çalışmasının prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili, işe giriş bildirgesinin verilmesinin hizmet tespiti için tek başına yeterli olmadığını, tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu ancak tek bordro tanığı ...’ın beyanı ile hüküm kurulduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini kararın bozulmasını talep etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespitine ilişkindir.1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 6. ve 60. maddenin (G) bendi, 79., 108. madde hükümleridir.Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-549-555, ███████-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının 25.02.1992 intikal tarihli 16.02.1992 tarihli ... sicil numaralı ... İnşaat iş yerinden işe giriş bildirgesininin verildiği, 19 92... . dönem bordrolarının bulunmadığı, 19 92... . dönem bordrolarından sadece ...'ın beyanı olduğu ancak davacıyı hatırlamadığı, davacı tanığı ... beyanı dışında ispata yönelik beyan bulunmadığı, komşu iş yeri araştırması yapılmadığı anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler değerlendirilmek suretiyle, re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda 1992/1 dönem bordrosu Kurumdan tekrar sorulmalı, bordro gönderilirse daha fazla bordro tanığı dinlenilmeli, geri çevirme kararı sonrasında ... sicil numaralı iş yerinin de aynı iş yeri olduğu Kurum tarafından bildirildiği için yine bu iş yeri bakımından da 1992/1 dönem bordrosu sorulmalı, yine Sosyal Güvenlik Kurumu, belediye, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı iş yerine komşu iş yerleri ayrıntılı bir şekilde araştırılmalı, iş yerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa iş yeri sahipleri tespit edilerek, davacının çalışmasının niteliği ve süresine ilişkin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya konulduktan sonra, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.06.2025 tarihinde karar verildi.