İş kazası nedeniyle açılan rücuen tazminat davasında taraf teşkilini temin etmek üzere sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkin yargı kararı.
Özet: Sosyal Güvenlik Kurumu, sigortalısının karıştığı iş kazası sonucu ödediği tazminatlar için başlattığı rücu davasına devam edebilmek adına, tasfiye sürecini tamamlamadan sicilden terkin edildiğini iddia ettiği şirketin ihyasını talep etmiş; mahkeme ise şirketin aleyhine halen devam eden bir dava ve potansiyel borçlar bulunduğundan, davacının şirketin yeniden tescili için hukuki menfaati olduğuna kanaat getirerek şirketin ihyasına karar vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kurumlarında bulunan sigortalılarından ----- TC Kimlik Numaralı ----- sevk ve idaresinde bulunan ----- plakalı araç ile dava dışı ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın çarpıştığını ve neticede yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ----- Sosyal Güvenlik Merkezi 21.12.2021 tarih ---- sayılı komisyon kararı ile mezkur kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiğini, ------ Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kurum Sağlık Kurulu'nun 14.03.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, sigortalı ----- sürekli iş göremezlik derecesi %58 olarak tespit edildiğini, İş kazası sonucu zarar gören sigortalının, █████/2019 tarihinden beri davalı Tasfiye Halinde-----Şirketi'nde çalışmakta olduğunu, kaza nedeniyle sigortalıya 106.185,18 TL Peşin Sermaye Değerli gelir bağlandığını, iş kazası nedeniyle istirahatli sayıldığını 20.01.2020-23.12.2020 tarihlerine ilişkin 17.625,30 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödendiğini, 15.305,80 TL tedavi masrafının yapıldığını toplamda 139.116,28 TL kurum zararlarının meydana geldiğini, dava konusu kazanın iş kazası olmasından dolayı taraflarınca----- İş Mahkemesi’nin------ Esas sayılı dosyası ile davalı şirkete karşı rücuen tazminat davasının açıldığını, davalı şirketin borçlarından kurtulmak için kötü niyetli olarak ve yasal prosedüre uymaksızın terkin edildiğini, terkin işleminin Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddelerine ve iyi niyet kuralına aykırı olduğundan şirketin ihyası için bu davanın açıldığını, tüm bu sebeplerden dolayı davalı şirketin yeniden ihya edilmek suretiyle ticaret siciline kaydının yapılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline yönelik karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalıların usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen dava konusu şirket hakkında dava dilekçesinde belirtilen dava davasının yürütülmesi, kesinleşmesi, infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.-----Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 16.12.2021 tarihinde yaptırdığı, şirket tasfiye memurunun ------- olduğu, şirketin 16.12.2021 tarihinde sicil kaydının tasfiyenin sona ermesi nedeni ile terkin olduğu bildirmiştir.İhyası istenen şirket aleyhinde davacı yanca ----. İş mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasında kurumca rucuan tazminat davası açılmıştır. Mahkemece davacıya bu davayı açma hususunda süre verilmiş eldeki davanın bahsi geçen davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülmesi amacı ile istendiği görülmüştür.Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Şirketin devam eden bir hukuki uyuşmazlığı nedeniyle şirketin ihyasına karar verildiğinde, yapılacak ek tasfiye işlemleri, tasfiye üstlenmiş olduğu görevin devamı niteliğindedir. ( Bkz. --- BAM ----. HD. ------TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. ( Bkz. ---- bam -----. HD. ---- Esas , ----- Karar sayılı ilamı )---- Bam ----. HD. ------. Sayılı ilamında "....TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu , terkin edilen şirketin davacıya borçlu olup olmadığının bu davanın konusunu teşkil etmediği ,yapılan ilanlara rağmen alacağın bildirilmemesinin ihya isteminin reddine gerekçe olamayacağı, davacının derdest davanın sonlandırılabilmesi için ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun istinaf sebeblerine konu ettiği hususların esas davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin dava dosyası ile sınırlı olarak tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtilmiştir.Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında halen devam eden dava bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, şirket borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son yetkilisi ve tasfiye memuru olan davalının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. İhyası istenen şirket aleyhinde 20.01.2020 günü meydana gelen olayın iş kazası olduğuna davacı kurumca karar verilmiş, sigortalıya ödenen 139.116,28 TL kurum zararından fazlaya dair haklar saklı tutularak 30.000 TL lik kısmı için yukarıda bahsi geçen dava açılmıştır. İhyası istenen şirket hakkında devam eden bu uyuşmazlık yani iş kazası tahkikatı olduğu bilinmesine rağmen tasfiye memurunca usul ve yasaya aykırı şekilde tasfiyenin tamamlandığından bahisle şirketi sicilden terkin ettirmiştir. Tasfiye memuru usulsüz tasfiye nedeni ile davacının yaptığı yargılama giderlerini ve vekalet ücretini ödemekle mesul tutulacaktır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında derdest dava olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, tasfiye memuru olan davalının tasfiye iş ve işlemlerini eksik yapması nedeni ile yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.---- BAM -----HD. ------. Sayılı ilamı "....Tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmasından davalı tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan davada taraf sıfatı bulunduğu, davalı tasfiye memuru aleyhine davanın kabulü nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi HMK 326/1 gereği olduğu gözetilerek; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün davacı yargı gideri bakımından kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir.---- BAM -----HD. ------Sayılı ilamı "... Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay---- Hukuk Dairesi -----Davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiye eksik yapılmıştır. İlanlara başvurulmamış olması sonucu değiştirmez. İhya davası şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açılmıştır. Tasfiye işlemi eksik yapıldığı ve davacının dava açmasına sebebiyet verildiği için yargılama giderlerinin tasfiye memuru üzerinde bırakılmasında ve vekalet ücreti takdirinde bir usulsüzlük yoktur." gerekçeleri ile tasfiye memurunun vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu olduğu belirtilmiştir.---BAM ---- HD. ------. Sayılı ilamında "... Somut olayda ; terkin olunan şirketin eski çalışanı olan davacının eksik gösterilen sigortalı hizmet tesbiti davası açıldığı ,davanın sürdürülebilmesi için davacı vekiline davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihya davası açmak üzere süre verildiği, açılan bu davanın görülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verildiği , tasfiyeden sonra dava açılmış olsa da davacı bakımından tasfiyenin usulune uygun sonlandığının kabul edilemeyeceği , şirketin alacağı ve borcu bulunmadığı bu sebeble ihyasında hukuki yarar bulunmadığı savunmasının dinlenebilir olmadığı , ,toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddede ki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği kanaatına varan mahkemenin takkdirinde isabetsizlik olmadığı,ihya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye usulune uygun sonlandırılmadığından davalı tasfiye memurunun HMK 326/1 gereği yargı gideri aleyhine hüküm verilen davalıdan alınacağından istinaf sebebleri yerinde bulunmamakla davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtmiştir.davacı her ne kadar davasını sicilden terkin olmuş ve ihyası istenen şirkete karşı da yöneltmiş ise de bu şirketin taraf ehliyeti olmaması nedeni ile HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. ( Bkz. ---- BAM ----. HD.------. Sayılı ilamı "...Dava dilekçesinde davalı olarak, sicilden resen terkin edilmiş olan şirket de gösterilmiştir. Davada hasım gösterilen şirket dava tarihi itibariyle, ticaret sicilinden terkin edilmiş ve tüzel kişiliği sona ermiş durumdadır. Bu nedenle, davalı şirketin taraf ehliyeti yoktur. Taraf ehliyeti ise HMK'nın 114/1.d maddesi uyarınca dava şartıdır. HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca, davalı şirket hakkındaki davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekir...") HMK'nın 326. maddesi uyarınca, aksine düzenleme bulunmadıkça yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü ticaret sicil müdürlüğü ve tasfiye memuru yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ------ ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım olması nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak bunlar yönünden davanın kabulüne, davalı tasfiye halindeki şirket aleyhine açılan davanın ise yukarıda açıklanan gerekçe kapsamında taraf ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davalı Tasfiye Halinde------ŞİRKETİ hakkındaki davanın dava şartı olan taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle, HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine,2-Davanı ticaret sicil müdürlüğü ve tasfiye memuru yönünden ; DAVANIN KABULÜNE, ----- Ticaret Sicil müdürlüğünün ------ sicil nosuna kayıtlı bulunup 16.12.2021 tarihinde sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE-----ŞİRKETİ hakkında derdest olan ---- İş mahkemesinin ------- Esas sayılı dava doyasının yürütülmesi, kesinleşme ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, ------ Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,3-Tasfiye Memuru olarak şirket ortağı ve tasfiye memuru olan ------ TC kimlik numaralı ------ atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,4-Kararın ------ gazetesinde ilan edilmesine,5-Davacı harçtan muaf olduğundan başlangıçta alınmayan ancak alınması gerekli 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalı tasfiye memurundan alınarak hazineye irat kaydına,6-Davacı yanca yapılan 682,00 TL posta ve müzekkere masrafı olan yargılama giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya ödenmesine,7-Davalılar tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya ödenmesine,9-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı,oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.