Mirasçıların, vefat eden murisin banka kredisiyle bağlantılı hayat sigortası yapılmadığı iddiasıyla açtığı davada, kredi türünün ticari olduğu gerekçesiyle davanın reddi kararının onanmasına karşı yapılan karar düzeltme talebinin incelenmesi.
Özet: Davacılar, murislerinin vefatı üzerine, davalı bankadan kullandığı ve iddialarına göre konut kredisi olan ancak mahkemece ticari kredi niteliğinde olduğu kabul edilen kredi için zorunlu hayat sigortası yapılmadığı ve bankanın bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiasıyla, ödenen kredi taksitlerinin iadesini ve kalan borçtan muafiyetini talep etmiştir; mahkeme, kredinin ticari kredi olması nedeniyle hayat sigortası zorunluluğu bulunmadığına hükmederek davayı reddetmiş; bu karar Yargıtayca onanmış, davacılar vekili ise kredinin bireysel kredi niteliği veya bankanın aydınlatma yükümlülüğü gerekçesiyle karar düzeltme başvurusunda bulunmuştur.
3. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkeme kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davacılar vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin murisinin 18.02.2012 tarihinde vefat ettiğini, muris ile davalı banka arasında 180.000,00 TL bedelli konut kredisi sözleşmesi imzalandığını, ayrıca davalı banka tarafından sunulan teklif üzerine de muris adına 25.11.2011 tarihli .. Sigorta A.Ş. bünyesinde düzenlenen ferdi kaza sigorta poliçesi kapsamında muris tarafından primlerin ödendiğini, fakat zorunlu olan hayat sigortasının yapılmadığını, murisin vefatı üzerine poliçede belirlenen tutarın ödenmesine yönelik bankaya bildirim yapıldığını ancak talebin hayat sigortası olmadığından bahisle reddedildiğini, hayat sigortasının konut kredisi sözleşmesi imzalanırken yapılması zorunlu bir sigorta poliçesi olduğunu, davalının murisi Sigorta Hukukuna uygun sigortalanmadığı ve bilgilendirmediğinden davalının basiretli tacir gibi davranmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla icra takibi tazyiki ile ödenmek zorunda kalınan 114.483,00 TL'nin 18.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, davanın açılma tarihinden sonra kalan 157.427,00 TL yönünden müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, 20.01.2015 tarihli ve ████████ E., ███████ K. sayılı kararla; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 1420 nci maddesi uyarınca açılan davanın zamanaşımı sebebiyle usul yönünden reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 22.12.2016 tarihli ve ██████████ E., ██████████ K. sayılı ilamıyla; davacıların diğer temyiz itirazları incelenmeksizin, "Dava, 05.05.2014 tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılmıştır. Davalı cevap dilekçesini yasal süre geçtikten sonra verdiğinden inkar çerçevesinde savunma yaptığı kabul edilmektedir (Aynı Kanun, m.128) ve süresinde sunulmayan cevap dilekçesiyle ileri sürdüğü savunmalar ve ilk itirazlar için davacı tarafın açık muvafakati gerekmektedir (Aynı Kanun, m.141). Zamanaşımı iddiasına davacı tarafça açıkça muvafakat edilmediğinden, mahkemece davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir." gerekçesiyle, hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı bankayla davacıların murisi arasında 24.11.2011 tarihli ve 1.800.000,00 TL bedelli "işyeri kredi sözleşmesi" imzalandığı, ferdi kaza poliçesinde murisin mesleğinin esnaf olarak belirtildiği, kullanılan kredinin ticari kredi sözleşmesi mahiyetinde olduğu, bankaların ticari kredi kullandırırken kredi kullanıcılarına hayat sigortası poliçesi yaptırmasının zorunlu olduğu yönünde yasal düzenleme bulunmadığı, kullanılan kredinin bireysel kredi olmadığı, Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin ticari krediler yönünden uygulanmasının söz konusu olmadığı, bankanın ticari nitelikte kredi kullandırırken hayat sigorta poliçesi düzenleme zorunluluğu bulunmadığından davacıların mirasçı olarak murisin kredi borcuna karşılık davalı bankaya ödediği tutarın iadesini talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkeme kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacılar vekili, temyiz dilekçesindeki hususları tekrar ederek müvekkillerinin murisi ile davalı arasında bireysel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 9. maddesine göre, krediye teminat olarak hayat sigortası düzenlenmesi veya banka tarafından muristen istediği sigorta şirketinden bu poliçenin temin edilmesini istenmesi gerektiğini, hayat sigortası yapılması hususunda bankanın murisi zorlama yükümlülüğü bulunmasa da bilgilendirme yükümlülüğü bulunduğunu, davalının bilgilendirme yaptığını ispat etmek zorunda olduğunu ancak dosyaya herhangi bir delil sunulmadığını, davalının basiretli davranması gerektiğini, aydınlatma yükümlülüğü beyan yükümlülüğünden önce gelmekte olup davalı şirketin kusurlu olduğunu, kararın hatalı olduğunu belirterek Daire onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hayat sigorta poliçesi düzenlenmemesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle iş yeri alınması için kullanılan bireysel kredi sözleşmesinde düzenlenen hayat sigortası poliçesinin ihtiyari olduğunun anlaşılmasına göre davacılar vekilinin karar düzeltme dilekçesinde bildirdiği sebeplerin reddi gerekmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!