Prime esas kazancın tespiti istemiyle açılan davada, sigorta primlerinin gerçek ücretten düşük gösterildiği iddiasıyla yapılan temyizin reddi ve bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Davacının, çalıştığı dönemdeki prime esas kazancının gerçek değerinden düşük gösterildiği iddiasıyla açtığı tespit davasında, ilk derece mahkemesinin 2005 yılının belirli aylarında eksik prim bildirimi yapıldığı yönündeki kısmi kabul kararı, bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf taleplerinin esastan reddiyle onanmış, temyiz incelemesinde ise taraflarca ileri sürülen bozma nedenleri yerinde görülmeyerek bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına kesin olarak hükmedilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 13. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı şirkette 20.06.2001-10.07.2007 tarihleri arasında çalıştığını, ücretinin elden ödendiğini, çalıştığı süre boyunca sigorta primlerinin gerçek ücretinden düşük gösterildiğini ileri sürerek anılan tarihler arasındaki prime esas gerçek kazancının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 20.06.2001-10.07.2007 tarihleri arasında çalıştığını, Citibank'tan kredi almak amacıyla hiçbir yetkisi olmadığı halde şirket kaşesini kullanarak, şirket müdürünün imzasını taklit ederek ve ücret bordrosunu da kendisi düzenleyip banka şubesine vererek kredi tahsisi sağladığını, iş akdinin de bu olaydan dolayı haklı nedenle feshedildiğini, davacının aldığı ücretin bordrolarda belli olduğunu ve davacının çalıştığı dönemde ücret bordrolarını hiçbir itirazi kayıt koymaksızın imzaladığını, iddianın yazılı belgelerle ispatı gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Açılan davanın kısmen kabulü ile
1-)Davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde ;
-███████. ay döneminde SPEK fark tutarının 279,15 TL ,
-███████. ay döneminde SPEK fark tutarının 279,15 TL,
-███████. ay döneminde SPEK fark tutarının 279,15 TL ,
-2005/8. ay döneminde SPEK fark tutarının 418,72 TL ,
-███████. ay döneminde SPEK fark tutarının 418,72 TL,
-███████. ay döneminde SPEK fark tutarının 380,30 TL,
-███████. ay döneminde SPEK fark tutarının 365,90 TL,
-███████. ay döneminde SPEK fark tutarının 418,72 TL olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; resen araştırma prensibi uygulanarak kamu yararının korunması gerektiğini, davanın tamamen kabulü gerekirken tanıkların beyanları dikkate alınmadan yazılı belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulünün hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; davacının aldığı ücretin bordrolarla sabit olduğunu, iddianın yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini ancak hiçbir yazılı delil sunulmadığını, dinlenilen davacı tanıklarının davacı ile aynı bölüm ve pozisyonda dahi çalışmadıklarını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin tüm çalışanlarının ücretlerini banka aracılığıyla ödemesine rağmen yalnızca davacıya elden ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı da olduğunu, davacı bizzat imzaladığı ücret bordrolarına ve banka kayıtlarına itiraz etmediğinden bordroların kesin delil niteliğinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
3.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının iddiasını ispatlayamadığını, bordrolar, SGK bildirgeleri ve resmi defter kayıtlarının aynı olduğunu ve bunun 06.08.2022 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!