Azınlık ortağın, çoğunluk ortağın kötü yönetim, fonları şahsi hesaba aktarma ve bilgi hakkını engelleme nedeniyle ticari şirketin feshini talep ettiği dava.
Özet: Davacı, %30 oranında ortağı olduğu ticari şirketin müdürü konumundaki %70 paya sahip diğer ortağın, şirketi kötü yöneterek, şirket gelirlerini şahsi hesaplarına aktararak, vergi ve sigorta borçlarını kasten ödemeyerek, usulsüz faturalar düzenleyerek, kar payı dağıtımını engellemeyerek ve bilgi alma hakkını kısıtlayarak şirketi zarara uğrattığını, bu eylemler sonucunda şirketin vergi incelemesine alındığını ve ortaklığın davacı için çekilmez hale geldiğini belirterek şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı Vekili Dava Dilekçesinde; Davacı halı hazırda --------- Ticaret Sicil Müdürli --------- Dosya numaralı sicil esasında kayıtlı bulunan davalı ... Ticaret unvanlı şirketin %30 hisse oranında ortağı olduğunu, Davalı Şirket kurulduğu tarih olan 03.04.2023 yılından 2025 yılına kadar yılın büyük bir bölümünde şirketin faaliyetinde yer alan "Gemi İşleri, Mobilya, Bilimum Kara ve Deniz Motorları, Makina ve Teçhizat, Turizm ve Seyahat Acenteliği Uluslararası ve şehirler arası Yolcu taşımacılığı, İnşaat, Tekstil ve Konfeksiyon, Otomotiv Sektörü" alanlarında faaliyet göstermiş ve büyük projelere imza attığını, Şirket Esas Sözleşmesine göre şirket müdürlü %70 şirket ortağı -------- tarafından 05.04.2023 Tarihli ve ------- Sayılı -------- Noterliği tarafından düzenlenen imza sirküleri ile sabit olduğunu, şirketi 3. Kişilere karşı temsil yetkisi de şirket esas sözleşmesinde ve noterce düzenlenen imza sirküleri ile %70 paya sahip olan şirket Ortağı --------- ait olduğunu, bu yönetim ve temsil yetkisi yalnızca tek bir ortağa münferiden verilmiş olup davacının herhangi bir şekilde şirketi temsile yetkisi bulunmadığını, -------- Davalı Şirketin Müdürü ve temsile yetkili olduğu 03.04.2023 tarihinde ---------- ilan olunduğunu, --------- şirket nezdinde müdür olduktan sonraki döneme ilişkin yapılan incelemeler neticesinde şirketi kötü yönettiği, şirketin gerek vergi ve sigorta borçlarından kaynaklı muaccel kamu borçları ile özel şahıslara olan borçlarını kasten ödemeyerek ve geciktirerek ticari şirketin zarara uğratılmasını şirket giderlerini yüksek göstermesi gerekse de ticari şirketin kaynağı belirsiz bir şekilde tüm projelerden gelen gelirleri kendi şahsi hesabına aktarması, TTK uyarınca zorunlu olan kar payı ödemesinin müvekkile hiçbir şekilde yapılmadığı, usulsüz fatura düzenlenmesi gibi şirketin idari ve temsil yetkilerini %70 ortaklık payına sahip Ortak --------- tarafından apaçık kötüye kullandığı davacı tarafından tespit edildiğini, Nitekim bu usulsüz işlemler Vergi müdürlüğünün denetimine takılmış olup hali hazırda davalı şirket inceleme altına alındığını, şirket bu şartlarda faaliyetine devam edemeyeceğinden dolayı şirketin feshine karar verilmesi zaruri ve zorunlu olduğunu, davacının ortağı olduğu davalı şirketten yüklü miktarda alacağı bulunduğunu, şirket kurulmasından itibaren büyük projelere imza atmış ve şirket kasasına yüksek miktarlarda para akışı olduğunu, davacı ne bu projelerden payına düşen miktarı alabilmiş ne de ortaklık payını tahsil edemediğini, şirketi temsile yetkili ortak -------- bu şirketin mülkiyetinde bulunan malvarlığı değerlerini kendi bünyesine geçirdiğini ve hali hazırda hala geçirdiğini, davalı şirkette şirketin yönetiminden ve temsilinden sorumlu müdür --------- olduğunu, noter kanalı ile genel kurul toplantısının yapılması amacıyla ihtar çekmiş ancak bu ihtar da karşılık bulamadığını, davalı şirketin faaliyet alanı çok geniş olup yukarıda sıralamış oldukları alanlar ile ilgili faaliyetini sürdürdüğünü, davalı şirketin yıllık kar marjı yüksek olup şirketin bu mal varlığı değerleri ortak --------- şahsi hesabına aktarıldığını, davacı şirketin hesapları incelemekten yoksun bırakıldığını, limited şirket pay sahibi, şirketin kâr zarar durumunu görebilmek ve kâr payı hakkı olup olmadığını öğrenme hakkı bulunduğunu, davacı defalarca kez şirket müdüründen şirket faaliyetleri hakkında bilgi almak ve kar payını öğrenmek amacı ile hareket etmiş ise de bilgi alma ve inceleme hakkı engellendiğini, davacının ortağı olduğu şirkette temsile yetkili olan diğer ortak --------- tarafından şirketin kötü yönetildiği, şirketin zarara uğratıldığı, şirket borçlarının ödenmediği, şirketin bir takım kişilere karşı borçlandırıldığı, olağan genel kurul toplantılarının yapılmadığı, kar payı dağıtımı yapılmadığı, Kendi uhdesine para geçirdiği, sahte fatura düzenleyerek şirketi vergi incelemesiyle karşı karşıya bıraktığı, Şirket Müdürü --------- şirketi kendi menfaatleri doğrultusunda idare etmiş yukarıda belirtmiş olduğumuz yargıtayın ortak olmayı çekilemez hale getiren hususların tümü somut olayda gerçekleştiğini, Müdür -------- davacıya ortaklığın işleyişi, yönetimi ve faaliyetleri hakkında bilgi almasını yasaklamış, davacıyı ortağı olduğu şirketten bir nevi dışladığını, Şirket kurulduğundan itibaren ortaklar toplantısı yapılamadığını, davacı ortağı olan --------- 1 toplantı yapmaya davet etmiş ise de bu davetler sonuçsuz kaldığını, Müdür ---------- yüzünden ortaklar toplantısı yapılamadığı için davacıya kar payı da dağıtılamadığını, Davacının artık şirket müdürüne güveni kalmadığını, Taraflar arasında şirket müdürünün tam kusuru sebebiyle artık ortaklığın çekilemez hale geldiği sabit hale geldiğini, şirket ortağı davacının şirketten ve şirket ortağından sermaye payı, kar payı, ayrılma akçesi gibi Tüm alacak ve haklarının tahsili ile birlikte şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesini sayın mahkemenizden arz ve talep ettiklerini, şirket müdürü ---------- banka dekontları ile de anlaşılacağı üzere paravan şirket kurduğu ve davacının da ortak olduğu şirketten söz konusu paravan şirkete malvarlığı değerlerini haksız bir şekilde davacıya da bilgi vermeden aktarım yaptığını, şirketin borçlarını geciktirip şirketi zarara soktuğunu, şirket müdürü -------- sahte faturalar da düzenlemiş olup şirketin vergi müdürlüğü tarafından inceleme altına alınmasına sebebiyet verdiğini, feshinin düzenlendiği, haklı nedenlerin nelerden ibaret olduğunun açıklanmadığı, ancak öğretide, ortağın kanuna aykırı şekilde birçok kez toplantıya çağrılmamış olması, azınlık ve bireysel haklarının sürekli şekilde ihlali, bilgi edinme ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr paylarının düzenli şekilde azalması gibi sebeplerin haklı sebepler olarak kabul edildiğini, davacının şirkette %30 hissesi bulunduğunu, şirket kurulduğundan itibaren davacının şirketten uzak tutulduğu, şirket müdürünün şirketin kamu borçlarını kasıtlı olarak ödemediği, şirket mal varlığı ve gelirlerini azaltıp kendisi yararına şirketin içini boşalttığı, şirketin giderlerini ve zararlarını ise arttırdığını, şirketin mali durumunu ve ticari itibarını kötüleştirdiğini, şirket varlıkları ile gelirlerini kendi şahsi menfaatleri doğrultusunda kullandığını ve bu surette şirketin ve dolayısıyla davacının zarar görmesine sebebiyet verdiğini, davalının uzun yıllar şirket genel kurulunu davacının noter kanalı ile ihtar çekmiş olmasına rağmen toplantıya çağırmadığını, bu nedenle uzun yıllardır. şirket genel kurulunun gerçekleşmediği işbu dilekçemiz ile sabit olduğunu, bildirmişlerdir.
Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir TTK 636/3 maddesinde; ‘haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.’ hükmü düzenlenmiştir. Yasal düzenlemede şirketin feshi için haklı nedenler açıkça belirtilmemiştir. Ancak ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelen, ortaklar arasında kişisel ve grupsal çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesinin olanağının bulunmadığı durumların varlığı haklı nedenler arasına sayılabileceği hususunda Yargıtayın muhtelif kararları mevcuttur. Yine uygulamada haklı nedenlerle fesih davası açılabilesi için davacı ortağın haklı nedenlerin meydana çıkmasında kendisinin eylem ve işlemlerinin ve katkısının bulunmaması gerekir. Hiç kimse kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendi lehine sonuç çıkaramaz. Yargıtay, muhtelif kararlarında bir ortağın haklı nedenlerle şirketin fesih ve tasfiyesinin isteyebilmesi için en fazla eşit kusurlu olması gerektiğine hükmetmiştirSomut olayda davacı tarafından ileri sürülen bu hususlar ispat edilmiş olup şirketin genel kurul toplantılarını yapmadığı, kamu borçlarının bulunduğu ve borçların ödenmediği, ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığı, şirketin haklı nedenle feshine gerekçe olabilecek ciddi iddialar olup davacının ileri sürdüğü bu iddiaların araştırılması için konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmış TTK 529. Maddeye göre şirketin işletme konusunu gerçekleştiremeyeceği açık bir durumda iken TTK 530.maddeye göre süre vermenin davanın esasına etkili olmayacağı anlaşıldığından, mevcut delil durumuna göre şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1--Davanın KABULÜ İLE ;-------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ---------sicil numarasında kayıtlı davalı şirketin FESİH VE TASFİYESİNE Tasfiye Memuru olarak resen davacının atanmasına, karar kesinleştiğinde kararın tescili ve ilanı için kesinleşme şerhi verilmiş karar örneğinin-------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine,
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken başlangıçta peşin alındığından başkaca alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 75.000,00 TL bilirkişi masrafı, 2.012,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 78.243,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!