İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, tekstil ürünlerinin ayıplı ve geç tesliminden kaynaklanan ticari tazminat davasında, manevi tazminat talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Tekstil ürünü üretim sözleşmesine dayalı olarak davalının ayıplı üretim ve geç teslimat yaptığı iddiasıyla açılan tazminat davasında, davacı tarafın hızlı tur, uçak, navlun, gümrük masrafları, gecikme cezaları ve kar kaybı gibi kalemleri içeren 13.044,37 euro tutarındaki maddi tazminat talebi ilk derece mahkemesince kabul edilmiş; ancak geç ve ayıplı ifanın ticari bir şirketin kişilik haklarına zarar vermediği gerekçesiyle manevi tazminat talebi ile davalının süresinde ileri sürmediği takas ve mahsup talebi reddedilmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: TazminatKARAR TARİHİ
: █████/2025Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:I. DAVA Dava; Davalının, taraflar arasındaki "tekstil ürünü üretimine" ilişkin sözleşme ilişkisi kapsamında düzenlendiği belirtilen muhtelif satış protokollerine konu ürünlerin, protokollere aykırı bir biçimde ayıplı yapıldıkları ve geç telim edildikleri iddiasıyla, bu nedenle uğranılan şimdilik 5.000,00 Euro maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Dava dilekçesinde açıklanan bütün maddi tazminat kalemlerine ve miktarlarına ilişkin olarak sonuç olarak sadece 5.000,00 Euro istenmiş, yargılama sırasında sunulan ıslah dilekçesinde ise; 1-)Hızlı tur, uçak, navlun ve gümrük masrafları için 5.550,00 Euro, 2-)Davalının geç yüklemesi nedeniyle yurtdışı firma tarafından davacıya kesilen cezalara (debit note) ilişkin 6.478,58 Euro, 3-)... marka 4.000 adet ürünün teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan kar kaybına ilişkin 526,40 Euro, 4-)... ve ... model ürüne ilişkin verilen sipariş iptali sebebiyle uğranılan kara kaybına ilişkin 489,39 Euro olmak üzere toplam 13.044,37 Euro talep edilmiş, fazlaya ilişkin talep hakları saklı tutulmuştur.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dayandığı protokollerde ve garanti mektuplarında müvekkili şirket yetkililerinin imzası bulunmadığını, kaldı ki bunların davacıya değil dava dışı ... isimli firmaya yönelik olduğunu, ürünlerin ayıpsız üretilip teslim edildiğini, davacının ayıp ve geç teslim iddiasını kabul etmemekle birlikte aksi durumda da müvekkilinin davacıdan olan bakiye 14.874,13 Euro alacağının davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiğini (cevap dilekçesi ıslahlıyla talep etmiş bunu), ayrıca davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARITarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasındaki protokol ve sunulan belgeler, tarafların ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlığın imalatçı davalı tarafından, ihracatçı davacı şirkete ihracat kayıtlı konfeksiyon siparişlerinin geç ve ayıplı tesliminden kaynaklı tazminat davası olduğu, taraflar arasındaki protokoller ve dava dışı yurtdışı firmasının davacıya göndermiş olduğu belgeler göz önünde bulundurulduğunda geç teslim ve ayıplı ifadan dolayı davacının; davalıdan hızlı tur, uçak, navlun, gümrük masrafı 5.550,00 Euro, geç yükleme sebebiyle davacıya kesilen ceza fatura toplamı 6.478,58 Euro, ... marka 4000 adetlik ürünün geç teslimi sebebiyle uğranılan kar kaybı 526,40 Euro, ... ve ... model ürünlerin iptali sebebiyle uğranılan kar kaybı 489,39 Euro olmak üzere toplam 13.044,37-Euro maddi tazminat talep edebileceğinin bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiği, taraflar arasındaki protokoller incelendiğinde bilirkişi tarafından tespit edilen bedellerin davacı tarafından talep edilebileceği kanaatine varıldığı, davalı tarafça takas ve mahsup defi cevap dilekçesi ile ileri sürülmediğinden, davacı tarafça süresinde ileri sürülmeyen takas ve mahsup define açıkça muvafakat verilmediğinden ve davalı vekilince cevap dilekçesi ıslah edilmediğinden HMK’nın 141. Maddesi gereğince davalı tarafın takas ve mahsup talebinin dikkate alınmadığı, davalı tarafın dava konusu ürünleri geç teslimi ve ayıplı teslimi davalının kişilik değerlerinde bir eksilme meydana getirmediğinden davacı tarafın manevi tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, 1-Maddi tazminat talepleri yönünden; açılan davanın kabulü ile; 13.044,37-Euro maddi tazminatın (hızlı tur, uçak, navlun, gümrük masrafı, geç yükleme sebebiyle davacıya kesilen ceza fatura toplamı, ... marka 4000 adetlik ürünün geç teslimi sebebiyle uğranılan kar kaybı, ... ve ... model ürünlerin iptali sebebiyle uğranılan kar kaybı toplamı) fiili ödeme tarihindeki T.C.Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının euro yabancı para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının takas ve mahsup taleplerinin süresinde olmaması sebebiyle reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİA-) Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;1-)Manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinin dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere aykırı olduğunu,2-)Mahkemenin, ... marka ürünün teslim edilmemesi nedeniyle davacının uğradığı kar kaybı miktarı olarak bilirkişi raporunda seçenekli olarak hesaplanan kar kaybı tutarlarından 526,40 EURO'yu; ... ve ... model ürünlere ilişkin siparişin iptali sebebiyle davacının uğradığı kar kaybı miktarı olarak bilirkişi raporunda seçenekli olarak hesaplanan kar kaybı tutarlarından 489,39 EURO'yu benimsemiş olmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; ... üründeki davacının kar kaybı tutarı olarak 3.200,00 EURO brüt kar kaybı, ... ve ... ürünlerdeki kar kaybı tutarı olarak 2.975,00 EURO brüt kar kaybı hesap edilmiş iken, bu kar kaybı tutarlarından davacının faaliyet giderlerinin düşülmesi gerektiği gibi soyut ve hatalı bir mülahaza ile kar kaybı hesabının müvekkili aleyhine düşürüldüğünü, somut olayda; müvekkilinin işletmesinin kapalı kalması ve işletme giderleri ödememesi gibi bir durum söz konusu olmadığını,3-)Davacının muhtemel yıllar kar kaybının, dava dışı müşterisi şirketle olan geçmiş yıllar ilişkisi ve karlılık oranı ortalaması dikkate alınarak hesaplanması taleplerinin bilirkişi heyetince kök ve 1. ek raporlarda dikkate alınmadığını, 2. ek raporda ise muhasebe tekniğine, bilimsel verilere ve müvekkilinin müşterisiyle olan geçmiş ticari ilişki ve karlılık oranına aykırı olarak 8.300,00 TL gibi komik bir miktar olarak bulunduğunu belirterek,istinaf istemlerinin kabulüne, bu doğrultuda yeniden yargılama yapılarak ve gerek görülmesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak; manevi tazminat davalarının kabulünü, geç teslim ve sipariş iptali sebebiyle uğranılan kar kaybı yönünden brüt kar kaybı tutarları dikkate alınarak hüküm kurulmasını, muhtemel kar (müşteri) kaybı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak hüküm kurulmasını talep etmiştir.B-) Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;1-)Somut uyuşmazlıkta, davacı iddia ve talep ettiği maddi ve manevi zararı belirleyebilecek konumda olduğundan belirsiz alacak davası şeklinde açılmış bulunan işbu davanın usul yönünden reddedilmesi gerektiğini,2-)UYAP'tan ... iş emir numarası ile sundukları "davanın ıslahı talebimizden ibarettir" konulu dilekçeleri ile cevap dilekçelerini ıslah ederek, davacının bir alacağı varsa bile müvekkilinin davacı şirketten olan bakiye 14.874,13 Euro alacağı bundan daha fazla olduğundan takas mahsup defi nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirttikleri için Mahkemenin takas ve mahsup defileri ile ilgili verdiği kararın dosya kapsamına aykırı ve hatalı olduğunu,3-)Mahkemece davacı tarafın dava dosyasında bahsettigi "01.06.2017 tarihli credit note bildirimi ile toplamda %15 oranında 5.957,78 Euro maddi tazminat talebi" bilirkişi raporları dikkate alınarak reddedildiğini, ıslah dilekçesinde yer almayan bu istemin feragat hükümleri kapsamında reddine karar verilmeli iken buna dair bir hüküm kurulmamasının ve reddedilen maddi tazminat talepleri yönünden müvekkili lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu,4-)Hükmedilen tazminat talepleri ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olmasına rağmen, ıslaha karşı zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı tarafından sunulan protokollerin taraflarınca kabul edilmediğini,5-)Davaya konu ürünlerin müvekkili şirket tarafından ayıpsız ve kusursuz olarak üretildiğini,6-)Davacının göndermiş olduğu e-postalar ile müvekkili şirkete dava konusu üretim işini teklif ettiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde bahsedilen protokoller ve garanti mektuplarından müvekkili şirketin imza yetkililerinin herhangi bir bilgisi olmadığını, bunlarda müvekkilin imza yetkililerinin imzası bulunmadığını, Mahkemece bu itirazları araştırılmadan geçersiz protokol ve belgelerin hükme esas alındığını,Kaldı ki sunulan protokollerin hepsi aynı içerikte olup, genel işlem koşulları niteliğinde olduklarını, ayrıca protokollerdeki 18.maddenin HMK’nun 193/2 maddesine açıkça aykırı olduğunu,7-)Davacı şirkete teslim ve garanti ile ilgili verilmiş bir taahhüt olmadığını, söz konusu sözleşmede var olan taahhütlerin tamamının dava dışı ... isimli firmaya yönelik olduğunu,8-)Davacının yasal sürelerde gerçekleşen bir ayıp ihbarı bulunmadığından geç ya da ayıplı teslimden kaynaklı bir zarar talebinde bulunamayacağını, kaldı ki söz konusu protokollerde üretimin davacı gözetiminde yapılacağının düzenlendiği görülmekte olup, o halde üretim safhasında ayıp ve gecikmelere neden müdahale edilmediğinin de açıklanması gerektiğini,9-)Ürünlerin ayıplı olduğu iddiasının da ispata muhtaç olduğunu, Mahkemece ürünlerin gerçek anlamda bir kalite hatası taşıyıp taşımadıkları tespit edilmeden, kabul edilmediği iddia edilen ürünlerden kaynaklı kar kaybı, ceza ve yükleme bedellerinin müvekkiline yüklenmesinin haksız olduğunu, müvekkilinin, davacının ... firmasına karşı olan taahhütlerinden sorumlu olmayıp, taraflar arasındaki ticari ilişkide ise sipariş tekliflerine, ticari örf ve geleneğe uygun hareket ettiğini,10-)Sunulan yazılı belgelere göre nakliye masrafları zaten davacının üzerinde olup, bu kapsamdaki zararın standart nakliye masrafları ile hızlı tır veya uçak nakliye masrafları arasındaki farktan fazla olamayacağını, Mahkemenin bu hususu gözetmeksizin hükmettiği gümrükleme bedeli ve navlun ücretinin haksız ve fahiş olduğunu,11-)... ve ... isimli modeller ile ilgili kar kaybı adı altında hükmedilen tazminatın da haksız olduğunu, davacı tarafından ikrar edildiği üzere, bahse konu siparişlerin dava dışı ... firması tarafından davacıya geçildiğini, bahse konu siparişlerin hiçbir zaman müvekkil şirket tarafından kabul edilmediğini, siparişlerin müvekkil şirket tarafından iptal edileceğinin Mayıs ayı başlarında davacıya bildirildiği yönündeki beyanın tamamen gerçekdışı olduğunu,12-)Davacının iddia ettiği maddi zarar kalemlerinden hiçbirinin somut ve şüpheden uzak şekilde ispatlanamadığı gibi, söz konusu zararların müsebbibinin müvekkili olduğunun da ispatlanamadığını belirterek,kararın usul ve esas yönünden ortadan kaldırılmasını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini, aksi halde, davacının haklılığına kanaat getirilen alacaklarının müvekkilinin 14.874,13 Euro tutarındaki alacağından takas -mahsup edilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 vd maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.Taraflar arasında "dava dışı şirketin davacıya vermiş olduğu tekstil ürünlerinin siparişlerin davalı tarafından üretimi ve davacıya teslimine" ilişkin bir eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ihtilafsızdır.İhtilaf, ürünlerin davacıya zamanında teslim edilip edilmediği, teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı, davacı tarafından süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, bu çerçevede davacıya sipariş veren dava dışı yurtdışı firmasının davacıya yansıttığı bedellerin (indirimler/credit note ve cezalar/debit note), fazladan yapılmak zorunda kalınan nakliye vs masrafların, teslim edilmeyen ve iptal edilen siparişler nedeniyle uğranılan kâr kayıplarının davalıdan talep edilmesinin mümkün olup olmadığı hususlarına ilişkindir.İstinaf itirazları doğrultusunda dosya kapsamı değerlendirildiğinde;1-)Dava dilekçesinde yer alıp, ıslah dilekçesinde yer almayan 5.957,58 Euro "credit note/indirim bedeli" zarar kalemi ile "kâr kaybı" talepleri bakımından, dava dilekçesindeki bütün maddi tazminat kalemleri için talep edilen toplam 5.000,00 Euro bedelin dava dilekçesinde bahsi geçen her bir zarar kalemine paylaştırtılıp, ne kadarının bu taleplere ilişkin olduğunun açıklattırılması ve 5.000,00 Euro'ya ilişkin yatırılan tüm peşin harç diğer talep kalemleri için ıslahla arttırılan miktara mahsup edildiğinden, bu talep kalemlerine paylaştırılacak miktarlar üzerinden eksik hacın davacı tarafa ikmal ettirilmesi gerekmektedir.2-)Taraflar arasında muhtelif tarihlerde kurulduğu iddia edilen protokollere dayalı sözleşme ilişkisi bulunduğu ileri sürülmüş ise de, davalı tarafça söz konusu protokollerdeki imzalar inkar edildiği halde, mahkemece bu husus hiç araştırılıp değerlendirilmeden sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Davacı iş sahibinin gecikme tazminatı ve ayıplara ilişkin talep kalemlerinin bir kısmı söz konusu protokollere dayalı olup, davalı taraf imza inkarında bulunduğu için Mahkemece;Öncelikle bu protokol asılları dosyaya sundurulup, protokollerin tarihleri itibariyle davalı şirketin yetkili temsilcilerinin belirlenmesi, sonra o kişilerin davet edilerek imzaları sorulup, inkar halinde imza örnekleri de alınarak, bunlarla ilgili sair yerlerden toplanacak imza örnekleriyle birlikte imza incelemesi yapılması,Protokollerdeki imzaların davalı şirket yetkilisine ait olduğunun tespiti halinde;A-)Mahkeme kabulüne ve istinaf sebebine göre, yurt dışı firma tarafından kesilen 6.478,58 Euro ceza kesintisinin buna ilişkin protokol hükümlerine göre tamamen veya kısmen yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi,B-)Nakliye ile ilgili zarar talebi bakımından; Kök ve ek raporlarda protokollere göre yapılan ayrı ayrı gecikme süresi hesapları var ise de, davacının ilave nakliye masraflarının bu gecikme süreleri ve protokollerle ilişkilendirme, davacının bu masraflarının gerçekten ilave nakliye masrafı olup olmadığına dair yeterli değerlendirme bulunmadığından, bilirkişi heyetinden bu yönde değerlendirmeler yapılan bir ek rapor alınması,C-)....protokoldeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunun tespiti halinde, bu protokole konu işin hiç yapılmamasından kaynaklı kâr kaybı talebi bakımından; Davalının buna yönelik bir ifa iddiası bulunmadığına göre, sözleşmenin geriye dönük sona ermesi durumu söz konusu olduğundan, kazanç kaybı hesabının "kesinti yöntemine" göre yapılması gerekmekte olup, rapordaki hesap yönteminin bu usule uygun olup olmadığının denetlenmesi gerekmektedir.3-)Davacı iş sahibinin ayıplı ifa iddiası bakımından; Söz konusu protokollere konu ürünlere ilişkin ayıp iddiası bakımından ayıp ihbarının süresinde olduğu kabul edilse dahi, eser sözleşmesinde ayıp iddiası teknik inceleme gerektirmekte olup, söz konusu tekstil ürünleri mevcut olmadığı gibi, yansıtma faturaları ve sair bütün belgeler ayıbın varlığını, niteliğini, derecesini, miktarını ve bedelini ispata yeterli olmadığından, mahkemece davacının ayıba yönelik taleplerinin reddi gerekmektedir.4-)Yukarıdaki açıklamalar protokollerdeki imzanın davalıya it olduğunun anlaşılmasıyla ilgili olup, protokollerdeki imzaların davalıya ait olduğunun ispatlanamaması halinde, davacının gecikmeye ve ayıba dayalı taleplerinin reddi gerekir.5-)Protokol dışı ... ve ... ürünlerine ilişkin bir protokol sunulmadığından, bunlara ilişkin mail yazışmaları ve taraf delillerine göre sözleşme ilişkisinin varlığı değerlendirilerek, akdi ilişkinin bulunduğunun kabulü halinde, kapsamının da taraf delillerine göre değerlendirilmesi, sözleşme ilişkisinin ve kapsamının sabit olması halinde, davalının sözleşmeyi ifa edip etmediği, etmemiş ise bunda haklı olup olmadığı değerlendirilerek, davacının bunlara ilişkin kâr kaybı talebinin buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.6-)Davacının davaya konu talep kalemleri kapsamında davalıdan bir alacağı bulunduğunun tespiti halinde, davalının cevap dilekçesi ıslahı dilekçesiyle ileri sürmüş olduğu "bakiye 14.874,13 Euro iş bedeli alacağına" ilişkin mahsup itirazı davaya konu sözleşme ilişkisinden kaynaklandığından ve mahsup itirazı her zaman ileri sürülebileceğinden, Mahkemece bu mahsup itirazının yerinde olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekmektedir.7-)Ayrıca, davalı vekilince sunulan ıslaha cevap dilekçesinde açık bir şekilde zamanaşımı def'inde de bulunulduğu halde Mahkemece bu def'iyle ilgili olarak hiç bir değerlendirme yapılmaması da yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş, kaldırma sebeplerine göre tarafların sair istinaf itirazları bu aşamada ayrıca değerlendirilmemiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.