İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hizmet sözleşmesinden kaynaklı 198.703 TL alacak iddiasıyla açılan itirazın iptali davasında hizmet ifası ve cari hesap geçerliliği tartışılmaktadır.
Özet: Bu dava, davacı şirketin davalı şirkete karşı, bir hizmet sözleşmesinden kaynaklandığını iddia ettiği 198.703,00 TL tutarındaki cari hesap alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir; davacı, hizmetleri eksiksiz yerine getirdiğini ve alacağının likit olduğunu savunurken, davalı ise cari hesap sözleşmesinin geçersizliğini, borcun bulunmadığını ve davacının üstlendiği boyama işini tamamlamayarak müvekkilini zarara uğrattığını iddia ederek davanın reddini talep etmektedir.

T.C.

İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirket aleyhine Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyası ile 198.703,00 TL tutarlı alacağa istinaden icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazda bulunduğu, itirazın iptaline ilişkin olarak arabuluculuk bürosuna başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı, davalının itiraz dilekçesinde herhangi bir borcununu bulunmadığı belirtilerek takip dosyasında bulunan cari hesap ekstresinde net bir şekilde müvekkiline borçlu olduğunun açık olduğu, müvekkilinin davalıya karşı gerekli hizmetleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiği, vermiş olduğu hizmetin karşılığında borcunu tahsil edemediği, davaya konu olayda dekontlarla belirli olan TL alacağının likit olduğu, taraflar arasında ticari bir ilişkiden kaynaklı alacağın söz konusu olduğu, davalının mal kaçırma kastının bulunduğu, bu nedenlerle müvekkilinin hak ve alacaklarının zayi olmaması için borçlunun mal varlığına tedbiren haciz kaydı işlenmesine, Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP
: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından, müvekkili şirket aleyhine cari hesap ekstrelerine dayalı olarak 198.703 TL alacak iddiası ile Örnek-7 İlamsız takip başlatılmış olup söz konusu takibin Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün.... E. Sayılı dosyası ile yürütüldüğü ancak söz konusu takip haksız olduğundan işbu takibe taraflarınca haklı ve hukuka uygun olarak itiraz edildiği akabinde takibin durdurulduğu, takip dayanağı cari hesap sözleşmesinin geçerli olmadığı, buna dayalı olarak yapılan takibe ve davaya itirazlarının bulunduğu, geçerli bir sözleşme ya da cari ilişki söz konusu olmadığından dava konusu takibe ilişkin itirazları yerinde olup huzurdaki davanın reddinin gerektiği, davacı yan tarafından müvekkili şirkete karşı tam ve eksiz şekilde hizmetlerini yerine getirdiği ancak hizmetin karşılığını alamadığını iddia etmişse de söz konusu iddiaların gerçek dışı olduğu, müvekkili şirket ile davacı yanın ''boyama'' işi için anlaşmış olup davacı yanın söz konusu edimi yerine getirmediği ve hatta davacı yan tarafından iş yerine getirilmediği için, müvekkili şirketin söz konusu boyama işini başka firmaya yaptırmak durumunda kaldığı belirtilerek açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı şekilde ikame edilmiş işbu davanın reddine, davacı yanın usul ve yasaya aykırı tüm taleplerinin reddine, müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER
:
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne, İstanbul Vergi Dairesine Başkanlığına, SGK'ya yazılan yazı cevapları, tanık beyanları, █████/2025 tarihli bilirkişi raporu, █████/2025 tarihli ek bilirkişi raporu dosyamız arasındadır.
Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk mahkemesinin █████/2023 tarih ... karar numarasıyla görevsizlik kararı verildiği, dava dosyasının mahkememizin ... esas sayısı ile kayda alındığı anlaşılmıştır.
Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelemesinde davacı ...'ın davalı ... Yap. Proje İnş.... Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Aleyhine alacak takibine giriştiği, dayanak belgenin cari hesap bakiyesi olduğu, 198.703,00 TL tutarındaki alacağa ilişkin reeskont avans faizi istendiği ve cari hesap ekstresinin takibe dayanak yapıldığı, davalının takibe, borca, faiz ve diğer fer'ilerin tamamına itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Mahkememizin █████/2024 tarihli 2 nolu celsesinde dinlenen davalı tanığı ... yeminli beyanında "Ben taraflar arasındaki münasebeti biliyorum, ben yaklaşık iki senedir davalı bünyesinde boyacı olarak çalışmaktayım taraflar arasındaki münasebet boyama işinden kaynaklıdır Yeniköy Motors adlı İstanbuldaki işyerini biz boyadık bildiğim kadarıyla bu iş yeri...Beye aitti, davacıyı tanımıyorum, boyama işi haricinde başka bir şekilde bir hizmetimiz olmadı, nevzat bey Yeniköy Motorsun sahibidir, bu işletmenin biraz yukarısında alınan 3500 metrekarelik bir alanın çelik karkasını boyadık, davacı ...'i tanımıyorum,... Beyle bağlantısını bilmiyorum, yapmış olduğumuz iş çelik boyamadan kaynaklıdır bu yaptığımız boyama gerek yan çeperler gerek tavan bölümü gerekse duvar çelik ayakları olmak üzere boyama işine dair anahtar teslim iş yapmıştır, bu işin ne kadara anlaşıldığı konusunda bir bilgim yoktur, bu iş takribi olarak 20 iş günü sürmüştür, malzeme tedariki benim çalıştığım davalı yan tarafından tedariki sağlanmıştır" şeklinde beyanda bulunduğu; davalı tanığı Şerif Yazıcı yeminli beyanında "Ben davalı bünyesinde halen daha işçi olarak çalışmaktayım, burada olma sebebimi biliyorum, davacı İbrahim'i tanımıyorum, biz İstanbuldaki Yeniköy Motors isimli işletmenin demir ve çatı aksamlarını boyadık, bildiğim kadarıyla bu işletmenin sahibi Nevzat Kaya'dır, bu iş takribi 21 gün sürmüştür, ben bu işte boya işçisi olarak çalıştım, tarafların ne kadara anlaştığı konusunda bilgim olmamakla birlikte malzeme tedarikini davalı yapmıştır" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı uyarınca Bakırköy Nöbetçi ATM'ye talimat yazılarak dosyanın resen seçilen 1 mali müşavir bilirkişi ile 1 inşaat mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek davacı yan tarafından bildirilen adreste yerinde yapılacak inceleme ile taraflar arası ilişkinin hangi tarafın iddia ettiği gibi kurulduğu bu kapsamda davacının davalıya dava dilekçesindeki talep gibi imalat ve montaj yapımına dair hizmet verip vermediği, verilmiş ise mahiyetinin ve bedelinin tespiti ile bu anlamda davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklı alacaklı olup olmadığı, cari hesaba dayanak faturaların yerinde olup olmadığı, davacı kayıtlarının usulüne uygun tutulup tutulmadığı, davalı tarafça yapılan ödeme olması halinde bu ödemenin davacı talebini karşılayıp karşılamadığı hususlarının dinlenen tanık beyanları da baz alınmak suretiyle incelenerek hazırlanacak raporun dosyaya sunulmasının istenilmesi üzerine hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; bilirkişilere tevdii edilen dosya için mahallinde keşif incelemesi yapıldığını, dava dosyasını incelediklerini, davalının muhasebe defterlerini incelediklerini ve bunun sonucunda işin İstinye ... İnşaat işi olduğu, işin ana yüklenicisinin davalı...Yapı Proje İnşaat Hafriyat Nakliyat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, işin çelik taşıyıcı kolonlar, çelik çatı ve çelik projesinin yapımının alt yüklenici olduğu anlaşılan davacı İbrahim Yılmaz'a verilmiş olduğu, davacının davalıya dava dilekçesindeki talep gibi imalat ve montaj yapımına dair hizmet verdiğinin anlaşıldığı, işin mahiyetinin işin çelik projesinin yapılması,yapılmış olan çelik projeye göre toplam 122.20 ton çelik imalaatı ve montajı yapılmış olduğunun anlaşıldığı, yapılmış olan bu çelik imalaat ve montaj işinin bedelinin kdv dahil 2.201.703.00 TL olduğunun görüldüğü, buna göre m2 birim fiyatının Ocak 2022 tarihinde malzeme işçilik dahil 15.00TL/m2 olduğu, bu bedelin yaptıkları araştırmaya göre uygun ve yerinde olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, davacı alt yüklenici... tarafından alınmış olan çelik taşıyıcı kolon imalaatı,çelik çatı imalaatı ve çelik proje işinin İbrahim Yılmaz tarafından yapılmış olduğu işin tamamlandığı keşif mahallinde davacı ve işveren yöneticileri tarafından da teyit edilmiş, işin yapılıp tamamlandığının taraflarınca görüldüğü, dava konusu işin davacı tarafından yapıldığı, işin tamamlanmış olduğu dosya içerisinde bulunan gerek proje gerek hakediş raporlarına göre yapılan işle bu raporların uyumlu olduğunun anlaşıldığını, davacı, davalıya yapmış olduğu işe karşılık hazırlamış olduğu 2 adet hakkediş raporuna istinaden 2 adet fatura düzenlendiğinin görüldüğünü, toplam yapılan iş miktarının KDV dahil 2.201.703.00 TL olduğu, toplam yapılan ödemenin 2.003.000,00 TL olduğu, kalan bakiyenin KDV dahil 198.703.00 TL olduğu hesap edildiği, davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğunun anlaşıldığı, cari hesaba dayanak faturaların yerinde olduğu tespit edildiğini, davacı kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu anlaşıldığı, davacının defterlerinin delil niteliği taşıdığını, ana yüklenici firmanın tahsilatları bankaya havale ve çek karşılığı olarak yaptığının görüldüğünü, yapılmış olan işten dolayı davacının davalıdan olan alacağının 198.703.00 TL kaldığının anlaşıldığı, davalı tarafça yapılan ödeme olması halinde bu ödemenin davacı talebini karşılayacağı görüş ve kanaatine varılarak takdir yüce mahkemenindir şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce kurulan █████/2025 tarihli ara karar ile dosyanın resen seçilecek mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek davalı tarafça bildirilen adreste yapılacak davalı kayıtlarının incelenmesine yönelik inceleme ve tespitler (davacı kayıtları ve davalı kayıtları karşılaştırmak sureti ile) neticesi rapor hazırlanmasının istenilmesi üzerine hazırlanan █████/2025 tarihli raporda özetle davalı ...Yap. Proje İnş. Harf. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacı...'a █████/2022 tarihi itibariyle (Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası kapsamında ödeme emri belgesinin düzenlendiği █████/2023 tarihi itibariyle ve Kemalpaşa İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası kapsamında ödeme emri belgesinin düzenlendiği █████/2023 tarihi itibariyle) 198.703,00 TL borcunun olduğu, taraflar arasında cari hesaba dayalı bir ilişkinin mevcut olduğu; davalı...Yap. Proje İnş. Harf. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından icra dairelerine borcun olmadığına dair yapılan itrazların davacı ve davalı tarafın mali kayıtlarıyla bağdaşmadığı şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, davada, 2 adet hakediş raporuna istinaden düzenlenen 2 adet KDV dahil 2.201.703,00 TL bedelli faturalara dayanılarak ve yapılan kısmi ödemeler düşülerek, cari hesaptan kaynaklı, kalan 198.703,00 TL alacağın (asıl alacağın) tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve %20 oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsili isteminden ibarettir.
Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan "Eser sözleşmesi’" somut olayda uygulanması gereken ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır.
Taraflara karşılıklı borç yükleyen eser sözleşmesinde; yüklenici, eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de bu çalışma karşılığında yükleniciye bedel ödemekle yükümlüdür (Yargıtay HGK 03.06.2021 tarih,... Esas, ...Karar).
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nun cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (Ankara BAM 22. HD █████/2018 tarih, ...Esas,... Karar).
“Şirketler arası cari hesap mutabakatlarında genellikle cari hesap ekstresi kullanılmaktadır. Normal koşullarda işleyiş böyle olmakla birlikte şirketler arasındaki borç ve alacak sorunlarının çözümünde, defterlerin de sahibi lehine delil olma özelliklerini taşımaları kaydıyla yasal defterlerin dikkate alınması gerektiğinden, bu tür durumlarda sorunun çözümünde yardımcı olarak cari hesap ekstresinden ziyade muavin defterin kullanılması yerinde olacaktır. Çünkü ikisi de ticari ilişkiyi göstermeleri ve ticari hareketleri listelemelerine rağmen dayanaklar farklıdır. Zira cari hesap ekstresinin yasal defterlerle birebir bağlantısı olmadığı halde, daha doğrusu ön muhasebe kaydı olmasına rağmen,
muavin defter tutulması yasal olarak zorunlu olmamakla birlikte yasal defterlerdeki kayıtları yansıtmakta ve yevmiye defteri ve defter-i kebirle paralellik göstermektedir.” (Ticari İlişkilerde Cari Hesap Ekstresi ve Muavin Defter Ayrımı -... (...tr/uploads/pdfcatalog/ticari-iliskilerde-cari-hesap-ekstresi.pdf)
Bu genel açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafından takipte borcun sebebi olarak cari hesap ekstresine dayalı alacak olarak gösterildiği, tacir olan ve bilanço usulüne göre defter tutan tarafların ticari defter ve belgelerine göre, davacının 2 adet faturadan ve cari hesaptan kaynaklı bakiye alacağının bulunduğu, davalı tarafından çekle ve banka havalesi yoluyla bir kısım ödemeler yapıldığı, 450.000 TL ödemenin "... Ödemesi" şeklinde açıklama ile, 200.000 TL ödemenin "... Çelik Ödemesi" şeklinde açıklama ile yapıldığı, Hakediş Raporuna göre davalının işveren (iş sahibi), davacının yüklenici olduğu, işin "... İnşaatı İşi" olduğu, hakediş sayfasında davacının yüklendiği işin "Servis Bölümü ...Konstrüksiyon İmalat ve Montoj Yapılması İşi" olarak belirtildiği, davacının yüklendiği işin davacı tarafından yerine getirildiğinin dinlenen davacı tanığının beyanı, bilirkişi tarafından yerinde yapılan inceleme, dosyaya sunulan hakediş raporu ve 2 adet e- fatura ile sabit olduğu, bu delil ve belgeler karşısında davacıyı tanımayan ve fakat davalının yaptığı/ yaptırdığı başka işler ile ilgili davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilemeyeceği, yerinde inceleme yetkisi verilen bilirkişiler tarafından inşaat alanında yapılan incelemede davacının yüklendiği çelik taşıyıcı kolon imalatı, çelik çatı imalatı ve çelik proje işinin tamamlandığı, faturaların hakediş raporuna istinaden düzenlendiği, cari hesaba dayanak oluşturan faturaların usulüne uygun olarak düzenlenerek davacının defterlerine kaydedildiği, davalının ticari defter ve belgelerini gerekli yasal ihtara rağmen yerinde inceleme yetkisi verilen bilirkişinin incelemesine hazır etmediği, davalı tarafından yalnız muavin defter dökümü sunulmuş olup, davalının sunmuş olduğu muavin defter dökümüne göre davacıya takip konusu borç tutarı kadar borçlu olduğu, taraflar arasında cari hesaba dayalı bir ilişkinin mevcut olduğu, davacının cari hesaba dayalı bakiye borç tutarının tahsili istemiyle başlatmış olduğu icra takibinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalının haksız olarak borca itiraz ettiği ve hakkında başlatılan icra takibinin durduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiştir.
Davacı ayrıca %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı talebinde bulunmuştur.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun istikrar kazanmış uygulamalarına göre; itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Diğer bir anlatımla, icra inkâr tazminatı, alacaklının genel mahkemede açtığı itirazın iptali davası sonucunda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi durumunda alacaklı yararına hükmolunan icra hukukuna özgü bir tazminattır. Borçlunun ne kadar borçlu olduğunun saptanması ve itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesi ön koşuldur. Borçlunun ödeme emrine karşı itirazın yapıldığı andaki durumu itibariyle haksızlığı saptanacak ancak haklı çıkma durumuna uygun alacak miktarı esas alınarak alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekecektir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 14.07.2010 tarihli ve... E.,.. K.; 23.09.2020 tarihli ve... E., ... K.; 26.02.2020 tarihli ve... E., ... K. sayılı kararlarında da vurgulanmıştır (Yargıtay HGK 03.06.2021 tarih, ... Esas, ... Karar).
Davacı yüklenicinin cari hesaptan kaynaklı bakiye borcun konusunu oluşturan iş nedeniyle davacının düzenlediği faturalara davalı iş sahibinin itiraz etmediği, aksine faturaları benimseyerek kısmen ödemede bulunduğu, davacıya olan borcunun muavin defter dökümünde kayıtlı olduğu, muavin defter tutulması yasal olarak zorunlu olmamakla birlikte yasal defterlerdeki kayıtları yansıtmakta olup davalının borcunu kabul ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda takip ve dava konusu alacak miktarı davalı borçlu tarafından bilindiğinden, “likit” yani muayyen ve belirlenebilir nitelikte olduğu gibi, davalının icra takibine itirazının da haksız olduğu gözetildiğinde, icra inkâr tazminatının yasal koşullarının oluştuğu (Benzer yönde Yargıtay HGK'nun 03.06.2021 tarih,... Esas, ... Karar sayılı kararı) anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, Davacının davalı hakkında başlatmış olduğu Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile, alacağın (198.703,00-TL) %20'si tutarında olmak üzere 39.740,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 13.573,40-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 3.393,36-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 10.180,04-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 3.701,61-TL, posta ve tebligat masrafı 643,75-TL, bilirkişi ücreti 15.000,00 olmak üzere toplam 19.345,36-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 31.792,48-TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 3.120,00 arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7- Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların istekleri halinde ve karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine.
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ve bulunulan yer Asliye Hukuk (Ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İzmir BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!