Tıbbi malpraktis iddiasıyla açılan tazminat davasında, hastanın acil serviste yetersiz müdahale ve ihmal sonucu ölümü ile ilgili temyiz incelemesi.
Özet: Müvekkillerinin murisinin davalı hastanede tıbbi ihmal, yetersiz müdahale ve erken taburculuk sonucu vefat ettiğini iddia eden davacılar, maddi ve manevi tazminat talep etmiş; davalılar ise tüm tıbbi uygulamaların eksiksiz yapıldığını savunmuştur; ilk derece mahkemesi ise Adli Tıp Kurumu raporuna dayanarak, hastaya uygulanan takip ve tedavinin tıp kurallarına uygun olduğu, kardiyoloji konsültasyonu eksikliğinin ölüm üzerinde etkisinin bulunmadığı ve otopsi yokluğunda kesin ölüm nedeninin belirlenemese de genel tıbbi uygulamaların bilime uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
3. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kayseri 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi müteveffa ..'nün 12.01.2019 tarihinde davalı şirketin hastanesine götürüldüğünü, müteveffanın ilk muayenesinin davalı acil doktoru .. tarafından yapıldığını, davalı doktor ..'ın, nöroloji uzmanı davalı doktor ...'nin mutlaka gelmesi gerektiğini ancak ona ulaşamadıklarını söylediğini, hasta ..'nün saatlerce acilde sedye üzerinde bekletildikten sonra yoğum bakım ünitesine götürüldüğünü, bilahare genel cerrahi uzmanı olduğunu söyleyen bir doktorun nöroloji uzmanına ulaşamadıkları için hasta ile kendisinin ilgileneceğini söylediğini ve hastayı evine gönderdiklerini, eve gittikten kısa bir süre sonra 12.01.2019 tarihinde müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini, hasta ..'ye müdahale edilseydi yahut başka bir hastaneye sevk edilseydi ölüm olayının meydana gelmeyeceğini, her ne kadar hastanede nöroloji uzmanı olarak görev yapan davalı ...'nin zamanında hastaya müdahale ettiğine yönelik evraklar tanzim edilmiş ise de, söz konusu evrakların maddi gerçeği yansıtmadığını, olayla ilgili olarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ sayılı dosyası ile açılan soruşturmada eksik ve hatalı inceleme neticesinde takipsizlik kararı verildiğini, meydana gelen ölüm olayından dolayı davalıların kusurlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere müvekkillerinin her birisi için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL maddi tazminatın, müvekkillerinin her birisi için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, birleşen davada ise; müvekkillerinin murisinin vefatı nedeniyle açtıkları tazminat davasında, hastayı eve gönderen genel cerrahi uzmanının ismini yeni tespit ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere müvekkillerinin her birisi için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL maddi tazminatın, müvekkillerinin her birisi için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı doktor .. vekili; davacıların murisi ..'nün, müvekkilinin o dönemde çalıştığı hastanenin acil servise getirildiğini, hastaya günün acil doktoru, genel cerrahi uzmanı ve nörolog olan müvekkili tarafından müdahale edilmesine rağmen hastanın vefat ettiğini, davacıların iddilarını ispatla mükellef olduklarını, hastane kayıtlarında hastaya gerekli müdahalenin yapıldığının görüldüğünü, müteveffa ..'nün ölüm raporunun dahi müvekkili tarafından hazırlandığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili; müteveffaya yerinde ve zamanında tüm tıbbi müdahalelerin eksiksiz şekilde yapıldığını, soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiğini, yaşandığı iddia edilen olayın üzerinden 3 yıldan fazla süre geçtiğini, bu süre içerisinde davacıların, müvekkili şirkete ait Hastane veya diğer davalılarla herhangi bir iletişiminin olmadığını, davacıların kötü niyetli davranarak maddi gelir kaygısı güttüklerinden işbu davayı açtıklarını belirterek, davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... ve birleşen davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ATK 8. İhtisas Kurulunun 13.10.2023 tarihli raporunda, kişinin 11.01.2019 tarihinde .. .. Hastanesine başvurduğu, muayene ve tetkikler sonucu nörolojik açıdan kardiyoembolik inme geçirdiğinin tespit edildiği, hastaya gerekli medikal tedavinin başlandığının anlaşıldığı, yoğun bakım ünitesinde takibe alındığı, bu uygulamaların tıbben uygun olduğu, hastanın ilk gelişinde çekildiği belirtilen EKG çıktısında ST değişikliği gözlendiğinin belirtildiği ve kardiyak markerların istendiği, ancak kardiyoloji konsültasyonunun istenmediği, çekilen EKG'de hafif repolarizasyon bozukluklarının bulunduğu, ilgili değişikliklerin akut inmede de olabileceği dikkate alındığında kardiyoloji konsültasyonu istenmemesinin ölüm üzerine etkisinin bulunmadığı, kişiye yapılan takip ve tedavinin tıp kurallarına uygun olduğu yönünde görüş bildirildiği, bilirkişi heyet raporunda, kişiye otopsi yapılmamış olması nedeniyle kesin ölüm nedeninin belirlenemediği, kişideki bulgular ile uygulanan tetkik ve tedavinin tıp biliminin kurallarına uygun olduğu, eldeki EKG tetkikinde tespit edilen bulgulara yönelik uygun izlem ve tedavinin başlandığı, herhangi bir tıbbi uygulama hatası tespit edilemediğin mütalaa edildiği, Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporu ile ATK raporunun birbiriyle uyumlu olduğu, davalıların kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma numaralı dosyasında taksirle ölüme neden olma suçundan başlatılan kovuşturmada, Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunun 10.02.2021 tarihli raporu ve tüm deliller ışığında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararın kesinleştiği, somut olayda, davalıdan kaynaklı kusurlu bir eylemin bulunmadığının Mahkemece aldırılan her iki bilirkişi raporunda belirtildiği, davanın reddi yönünde hüküm kurulmasının yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar karşı süresi içinde, davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; davalı şirkete ait Hastane tarafından düzenlenen belgelerde her ne kadar hastanede nöroloji uzmanı olarak görev yapan davalı ...'nin zamanında hastaya müdahale ettiğine yönelik evraklar tanzim edilmiş ise de, söz konusu evrakların maddi gerçeği yansıtmadığını, dosya kapsamında alınan ATK ve bilirkişi heyet raporunda, müteveffanın ölüm sebebinin bilinemediğinin belirtildiğini, ATK raporunda hastanın kalbinde ciddi problem olduğunun tespit edilmesine buna rağmen kardiyoloji konsültasyonu istenmediğinin belirtildiğini, yapılan müdahalede eksiklikler olduğunu ve davalı hekimlerin kusurlu olduğunu, taraflarınca dile getirilen hususların dinlenen tanık beyanlarında da açık ve net bir şekilde ifade edildiğini, yalnızca dosyaya ibraz edilen raporların hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, müteveffaya gerekli tedaviler alanında uzman hekim tarafından uygulansaydı vefat etmeyeceğinin sabit olduğunu ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı özel sağlık kuruluşu ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranışları nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ve alanında uzman doktorlardan oluşan bilirkişi heyet raporlarında; müteveffa ...'nün zamanında otopsi yapılarak iç organ değişimleri araştırılmadığından kesin ölüm sebebinin belirlenemediği, davalı doktor .. tarafından düzenlenen ölüm belgesinde; doğal ölüm olduğu, otopsi yapılmadığı, ölüm nedeninin serebrovasküler hastalık ve hipertansiyona bağlı olduğu şeklinde kayıtlı olduğu, hastanın nörolojik açıdan kardiyoembolik inme geçirdiğinin tespit edildiği, hastaya gerekli medikal tedavinin başlandığı ve yoğun bakım ünitesinde takibe alındığı, hastanın ilk gelişinde çekildiği belirtilen EKG çıktısında ST değişikliği gözlendiğinin belirtildiği ve kardiyak markerların istendiği, ancak kardiyoloji konsültasyonunun istenmediği, çekilen EKG'de hafif repolarizasyon bozukluklarının bulunduğu, ilgili değişikliklerin akut inmede de olabileceği dikkate alındığında, kardiyoloji konsültasyonu istenmemesinin ölüm üzerine etkisinin olmadığı, hastadaki bulgular ile takip ve tedavinin tıp kurallarına uygun olduğunun bildirildiği, bilirkişi raporlarının Yargıtay, taraf ve Mahkeme denetimine açık, denetlenebilir olduğunun anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!