Uluslararası inşaat projesi için yapılan ticari satıştan kaynaklanan alacak iddiasıyla açılan itirazın iptali davasında teslimat ve ödeme muacceliyeti ihtilafı.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan bu anlaşmazlıkta, davacı inşaat malzemelerini irsaliyelerle davalıya teslim edip faturalandırdığını, davalının ödeme yapmadığını ve icra takibine itiraz ettiğini iddia ederken; davalı, malların Demokratik Kongo Cumhuriyetindeki nihai şantiyeye çok aşamalı nakliye süreçleri nedeniyle henüz ulaşmadığını, bu sebeple kalitesinin kontrol edilemediğini ve sözleşme uyarınca ödeme yükümlülüğünün tam teslimat ve kontrol imkanı sağlanmadan doğmadığını savunarak takibe itirazının kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVACI İDDİASI VE TALEP
:
Davacının inşaat malzemeleri başta olmak üzere çeşitli ürünlerin ticari faaliyetlerini gerçekleştirdiği, ... A. Ş.'nin ... distribütörü olduğu, İcra takibine konu ilişkinin 08.03.2024-13.03.2024 tarihli sipariş formu ile kurulduğu, siparişe konu ürünlerin davalıya teslimi, davalının da fatura bedelini ödeme konusunda anlaşma sağlandığı, delil listesinde sunulan irsaliyeden anlaşılacağı üzere davacının satım konusu ürünleri davalıya teslim ettiği, akabinde de bedele ilişkin faturaları düzenlediği, 15.03.2024 tarihli ... numaralı ... ahşap palet ve nakliye bedeli dahil fatura tutarının 59.336,38 TL olduğu, 15.03.2024 tarihli ... numaralı ... ahşap palet ve nakliye bedeli dahil fatura tutarının 207.674,90 TL olduğu, Fatura konusu ürünün imzalı irsaliye ile teslim edildiği, e- faturaların da davalıya teslim edildiği, davacının toplamda 267.011,28 TL alacağının bulunduğu, delil listesinde sunulan e- mail ve WhatsApp yazışmalarına rağmen sürekli ödeme yapılacağı söylenerek davacının oyalandığı, Alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrinin e- tebligat sisteminde 24.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği, akabinde davalının davacı ile irtibata geçtiği, indirim istediği, ancak bu aşamada ödemeden vazgeçildiği Dava dilekçesiyle sunulan görsellerden görüldüğü üzere davalı satın alma sorumlusu ... ile yapılan yazışmalardan ürünlerin alındığı ve eksiksiz olduğu, ödemelerin aksatıldığı ve yapılmadığının açıkça ortada olduğu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığı, Faturalara ne yasal süresinde ne de sonrasında itiraz edilmediği ifade edilerek; Davanın kabulü, itirazın iptali, takibin devamı, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesi talep edilmektedir.
DAVALI CEVABI
: Taraflar arasındaki ticari ilişkinin karşılıklı borç yükleyen nitelikte olduğu, davacının yükümlendiği edimin ifa sürecinin henüz tamamlanmadığından davalı şirketin ödeme yükümlülüğünün doğmadığı, borcun muaccel olmadığı, Taraflar arasındaki dava dilekçesinde belirtilen ticari ilişkinin kurulduğu, taraflar arasında sözleşmenin akdedilmediği, ticari ilişkinin yalnızca 08.03.2024-13.03.2024 tarihli sipariş formları ile 12.03.2024 tarihli teklif formuna dayandığı, Taraflar arsında kurulan ticari ilişki kapsamında dilekçe ekinde sunulan teklif formunda da belirtildiği üzere satış ilişkisine ilişkin ödemenin satıma konu ürünlerin tesliminin eksiksiz olarak yapılmasını takip eden 15 gün içinde yapılacağının kararlaştırıldığı, ödemenin teslimi takiben yapılmasının sebebinin, temin edilen ürünlerin kalite, hasar, uygunluk ve sair yönden kontrolünün sağlanması, davacı tarafından gerçekleştirilmesi gereken edimin gerçekleştirilmiş olduğunun anlaşılması ve karşı edim olan ödemenin yapılabilmesi olduğu, Davalı şirketin gerek yurt içi gerekse yurt dışı bölgelerde inşaat projeleri yürüten köklü ve saygın bir. firma olduğu, dava konusu ürünlerin davalının ... Cumhuriyeti'nin Kinsaşa şehrinde gerçekleştirdiği, ... Cumhuriyeti Devlet Başkanlığı'nca yaptırılmakta olan Finans Bakanlığı ve Finans Merkezi inşaat projesine ilişkin olarak sipariş edilmiş olup ilgili ürünlerin teslimatının projede kullanılmak üzere .... Cumhuriyeti'nin Kinsaşa şehrine yapılmasının gerektiği, ne var ki, işbu cevap dilekçesinin sunulduğu tarih itibariyle henüz satıma konu ürünlerin teslimat adresine ulaşmadığı, Bilindiği üzere, davacının satımını gerçekleştirdiği inşaat malzemelerinin üretimin akabinde fabrika çıkışı anında ambalajlandığı, depolara gönderildiği ve teslimat adreslerine tesliminin sağlandığı, huzurdaki davaya konu ticari ilişki kapsamında ürünlerin üretim/depo yeri ile kullanılması planlanan davacının projesinin yer aldığı ...Cumhuriyeti arasında mevcut bulunan mesafe oldukça uzak olduğundan, teslimatın çok aşamalı ve aktarmalı olarak gümrük süreçlerinden geçmek kaydıyla gerçekleştirilmekte olduğu, teslimatın tüm aşamaları tamamlanmadan özel olarak fabrika ortamında ambalajlanmış bulunan ürünler açılamadığı, dolayısıyla ürünlerin kontrolünün de sağlanamadığı, davacının sipariş vermiş olduğu ürünü, ancak ve ancak ...'daki inşaat sahasına ulaştığında görebileceği ve tam ve eksiksiz olup olmadığının tespit edilebileceği, Söz konusu hususun sunulan hizmetin niteliği gereği sektörel bir gereklilik olup teslimat tamamlanmadan ürünlerin kontrol edilemeyeceğinin davacı tarafından da bilindiği, bir başka deyişle davacının da ürünün teslimatının tüm aşamaları tamamlanmadan ambalajların açılamayacağını, zira ürünleri tekrardan sağlam şekilde ambalajlamanın mümkün olmadığını, dolayısıyla ambalajlı ürünlerin açılmasının ve kontrol edilmesinin şantiyeye ulaşma aşamasında yapılabileceğinin bilincinde olduğu, satım konusu ürünlerin şantiyeye ulaşma aşamasından önce incelenemediği, malzemelerde bir sorun olup olmadığının tespit edilemediği, Nitekim davacıya da satım ilişkisi kurulurken söz konusu ürünlerin davalı tarafından ...'da gerçekleştirilen inşaat projesi için sipariş verildiğinin bildirildiği, ilgili ürünlerin sevkinin ...'ya yapılacağı, ürünlerin ulaşmasının akabinde ivedilikle kontrolünün sağlanacağı ve kontrol akabinde sorun çıkmaması durumunda ödemenin gecikmeksizin yapılacağının iletildiği, bu kapsamda, henüz teslimatın tüm aşamalarının tamamlanmamış olduğundan davacının edimini eksiksiz olarak ifa ettiğinden söz etmenin mümkün olmadığı, © Nitekim, davacı tarafından satım konusu ürünlerin tüm teslimat aşamalarının tamamlanması beklenmeden kötü niyetli olarak başlatılan icra takibine yapılan itiraz haklı bir itiraz olup iptali talebiyle ikame edilen huzurdaki davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi, her halde haksız davanın esastan reddi gerektiği, Dava konusu alacağın muaccel olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafından herhangi bir ihtarda bulunulmamış olup temerrüt halinin oluşmadığı, Yukarıda detaylıca açıklandığı üzere, davacının yükümlendiği edim henüz tüm aşamaları ile ifa edilmemiş olduğundan henüz muaccel haline gelmiş bir alacağın söz konusu olmadığı, aksini asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için aksi düşünülse dahi, davacı herhangi bir ihtarda bulunmadığı ve temerrüt hali oluşmadığı, Bilindiği üzere faturaya dayalı olarak gerçekleştirilen ticari ilişkilerde, eğer sözleşme ile belirlenen bir vade mevcut değil ise borçlu ancak alacaklının ihtarı ile temerrüde düşeceği, somut olayda davacının herhangi bir ihtar veya bildirimde bulunmamış olmasına karşın henüz muaccel dahi olmamış bir alacağa ilişkin faturaya dayalı icra takibi başlattığı, asıl alacak ile birlikte takipten önceki sürece ilişkin işlemiş faizin de tahsilini talep ettiği, Davacının alacağının muaccel olduğunu ve icra takibine konu edilebileceğini asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için aksi düşünülse dahi talep edilen faiz türü ve başlangıç tarihinin hatalı olduğu, herhangi bir ihtarda bulunmamış olan davacının takip öncesi işlemiş faize ilişkin talebinin kabulünün mümkün olmadığı, konuyla ilgili Yargıtay 19. Hukuk Dairesi ...E. ... K. sayılı kararı şu şekilde olduğu; “Dava, taraflar arasında mal alım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK'nın 1530.maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Taraflar arasında da sözleşme ile ödeme günü kararlaştırılmadığı için davacı alacaklı icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamaz. Mahkemece bu husus göz önüne alınarak bilirkişiden alınacak ek rapor ile karar verilmesi gerekmekte olup yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Davacı tarafından talep edilen oldukça fahiş faiz talebinin türü, miktarı ve başlangıç tarihi itibari ile hatalı olup davacının icra takibine konu edilebilir bir alacağı bulunduğunu asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise dahi talebin faiz yönünden reddinin gerektiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” şeklindeki 67/2. maddesi ile düzenlenmiş olan icra inkâr tazminatının, alacaklının hakkı olan alacağını almasını engellemenin veyahut geciktirmenin cezai yaptırımı olduğu, ya da bir başka deyişle; borçlunun işi uzatmak maksadıyla borcunu inkâr ile uyuşmazlık yaratmasına mümkün mertebe meydan vermemek amacını taşıyan bir tazminat türü olduğu, Ne var ki huzurdaki davaya konu olayda, davacının muaccel hale gelmiş bir alacağı bulunmadığı, zira, yukarıda açıklandığı üzere davacının ediminin ifasının tüm süreçlerinin tamamlanmasıyla doğabilecek nitelikte bulunan ve halihazırda doğmamış olan bir alacağın likit alacak olarak değerlendirilmesinin hakkaniyete aykırı olacağı, sonuç olarak, icra inkâr tazminatı talebinin reddedilmesinin gerektiği, Yukarıda arz ve izah edilen hususlar kapsamında huzurdaki haksız davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, her halde esastan reddine karar verilmesi gerektiği ifade edilerek; yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf yüklenmesi talep etmiştir
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 20 ATM nin ...E sayılı dosyası ile mahkememiz ...Esas sayılı dosyasının birleşerek ... 20 ATM'nin dosya aslı dosya içerisine alınmış, ... Sigortadan poliçe bilgileri, ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli raporunda; Taraflar arasında sipariş sözleşmesi akdedildiği, Sipariş sözleşmesinde malların teslim yeri olarak ... Depo olarak belirtildiği, Sipariş konusu malların iki parti olarak teslim edildiği anlaşıldığı, Siparişe ilişkin malların faturaları 15.03.2024 tarihinde düzenlendiği, Vergi Dairesi kayıtlarından da anlaşıldığı üzere faturaların tel anlaşıldığı, Tarafların ticari defterlerinde davacı alacağının 267.011,28 TL olduğu görünmekte olup taraflar arasında davacı alacağı konusunda mutabakat bulunduğu, edildiği ve içeriğine süresinde itiraz edilme Sipariş sözleşmesinde ödeme vadesi fatura 15 gün olarak belirtildiği, Davacı tarafından süresinde tahsil edilemediği anlaşılan alacağı için 22.05.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, Davacı talebi avans faizi olup, tarafımdan yapılan hesaplamada talep edilen faiz ile mutabık kalındığı, Davacının satışı yurtiçi satış olup, malları taşıma sürecine sevk ile teslim etmekle edimini yerine getirdiği, Davalının aldığı emtiayı yurtdışında kullanacak olması ve oraya henüz teslim edilmemesi davalının kendi risk ve sorumluluk alını olduğu, Sayın Mahkeme'nin takdirinin davacının fatura bedellerini talep etmekte haklı olduğu yönünde olması halinde davacının 22.05.2024 takip tarihi itibarıyla toplam alacağının 286.568,54 TL olduğu, Asıl alacak tutarı olan 267.011,28 TL'ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından ilan edilen değişken oranlarda avans faizi talep edilebileceği, Delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu, Tarafların icra inkâr ve diğer taleplerinin Sayın Mahkemenin takdiri olduğu bildirir rapor sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
... 20. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine 267.011,28 TL cari hesap alacağı yönünden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının 15.03.2024 tarihli iki adet faturaya istinaden fatura konusu inşaat malzemelerini davalı şirkete tedarik ve teslim ettiği, davacının yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın davalı tarafından borcun ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali talep edilmiş, davalı ise dava konusu inşaat malzemelerinin yurt dışına gönderildiği, ancak henüz alıcısına ulaşmadığını, teslimatın tüm aşamalarının tamamlanmamış olduğundan davacının edimini eksiksiz olarak ifa ettiğinden söz etmenin mümkün olmadığını, satım konusu ürünlere ulaşılmasının akabinde kontrolünün sağlanacağı, malların tam ve eksiksiz olduğu tespit edilecek, akabinde davacının edimini eksiksiz olarak ifa ettiğinden bahsedilebileceği beyan edilmiştir.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanıldığından mali yönden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce yaptırılan mali inceleme neticesinde davacının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarına göre; 267.011,28 TL asıl alacağı bulunduğu belirtilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve .... E.... K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.
Dosya kapsamından, takip ve dava konusu faturaların davacının ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu alınan bilirkişi raporu ile anlaşılmış olup, davalı tarafça faturaya 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz veya iade edildiğine dair dosyada herhangi bir delil mevcut değildir.
Dosya Taşıma Uzmanı ve Mali Müşavir Bilirkişiye tevdii edilerek düzenlenen ve mahkememizce de itibar edilerek hükme esas alınan 18.07.2025 Tarihli raporda; taraflar arasında sipariş sözleşmesi akdedildiği, sipariş sözleşmesinde malların teslim yeri olarak ... Depo olarak belirtildiği, sipariş konusu malların iki parti olarak teslim edildiği, siparişe ilişkin malların faturaları 15.03.2024 tarihinde düzenlenmekle Vergi Dairesi'ne bildirildiği, faturaların davalıya tebliğ edildiği ve içeriğine süresinde itiraz edilmediği anlaşılmaktadır. Tarafların ticari defterlerinde davacı alacağının 267.011,28 TL olduğu görünmekte olup taraflar arasında davacı alacağı konusunda mutabakat bulunmaktadır. Sipariş sözleşmesinde ödeme vadesi fatura + 15 gün olarak belirtilmiştir. Davacı tarafından süresinde tahsil edilemediği anlaşılan alacağı için 22.05.2024 tarihinde icra takibi başlatılmıştır Davacının satışı yurtiçi satış olup, malları taşıma sürecine sevk ile teslim etmekle edimini yerine getirmiştir. Davalının aldığı emtiayı yurtdışında kullanacak olması ve oraya henüz teslim edilmemesi davalının kendi risk ve sorumluluk alanında olduğundan davalının bu yöndeki itirazlarına itibar edilmeyerek davanın kabulüne davalının ... 20.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 267.011,28 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 51,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Öte yandan, cari hesap - fatura alacağı kapsamında kabul edilen miktar likit ve belirlenebilir olduğundan (emsal için bknz. Yargıtay 19. H.D.... E.... K. Sayılı ilamı) kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
Davalının ... 20.İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin 267.011,28 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 51,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (267.011,28-TL %20=53.402,25-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 18.239,54-TL karar harcından peşin alınan 3.102,68-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 15.136,86-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4- Davacı duruşmalarda kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T. gereğince belirlenen 45.000-TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacının yapmış olduğu 3.102,68- TL harç gideri ve 5.085,00-TL yargılama gideri toplamı olan toplam 8.187,68-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7- Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması nedeni ile devletçe karşılanan arabulucu ücreti 3.600,00-TL 'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına
8- Gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip
¸E-İmzalıdır
Hakim
¸E-İmzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!