Temyiz kesinlik sınırı ve adil yargılanma hakkı bağlamında yabancı para alacağının temyiz edilebilirlik değerlendirmesi
Özet: Yüksek mahkeme, davalı tarafın temyiz dilekçesini, hükmedilen yabancı para borcunun dava tarihindeki Türk Lirası karşılığının yasal kesinlik sınırının altında kalması gerekçesiyle oy çokluğuyla reddederken; karşı oy kullanan üye, temyiz kesinlik sınırının, adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim ilkesi çerçevesinde, yabancı para borcunun bölge adliye mahkemesi karar tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini, bu hesaplamada miktarın kesinlik sınırını aştığını ve temyizin esastan incelenmesi gerektiğini savunmuştur.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1. maddesinin (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar (hükmedilen yabancı para borcunun dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı) 187.475,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy çokluğuya karar verildi.
KARŞI OY
1. Dava, komisyon sözleşmesinden kaynaklanan 100.000 USD alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. Yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ise 07.03.2025 tarihli kararla davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu kararın davalı vekilince temyizi üzerine, Daire çoğunluğunca hükmedilen 50.000 USD alacağın dava tarihindeki değeri dikkate alınarak, temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiştir. Dairenin sayın çoğunluğunun bu görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki;
3. Hukuk ve adalet anlayışında yaşanan gelişmelere orantılı olarak 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinde “Adil yargılanma hakkı” temel insan hakları arasında sayılmıştır. Adil yargılanma ilkesi kapsamındaki haklardan biri de, “Mahkemeye Erişim Hakkı” dır. Diğer bir anlatımla, “mahkemeye erişim hakkı” adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından birisidir. Mahkemeye erişim hakkı şüphesiz yüksek mahkemeye ulaşma hakkını da kapsar (AYM 23.10.2019 T. ve ██████████ BB no’lu). Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Osman Çelik, Adil Yargılanma Hakkı Rehberi, Anayasa Mahkemesi Yayınları, s.31 vd.). Bu bağlamda mahkemeye erişim konusunda yasalarda yoruma açık bir hüküm bulunması halinde, adil yargılanma hakkını mümkün kılan yorum tercih edilmelidir.
4. Somut olayda temyize konu edilen (hüküm altına alınan) miktar 50.000,00 USD olup, Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2025 olan karar tarihi itibariyle USD/TL kurunun 36,4353 TL olduğu, (50.000,00 USD'nin) hüküm tarihi itibariyle değerinin 1.821.765,00 TL olduğu, HMK’nın 362/2. maddesinde temyiz kesinlik sınırı hakkında “Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur” şeklindeki düzenlemedeki “… kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü…” sözcüğünden hareketle, yüksek mahkemeye erişim ve “adil yargılanma hakkını mümkün kılan” bir şekilde yorumlanarak, Mahkemenin dava olunan şeyin karar tarihindeki değerine göre temyiz miktar sınırının değerlendirilmesi gerektiği, toplam 1.821.765,00 TL dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz miktar sınırının (2025 yılı itibariyle 544.000,00 TL) üzerinde olduğundan sayın Daire çoğunluğu tarafından temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verilmesini isabetli bulmuyorum. 02.10.2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!