Dava tarihi itibarıyla miktar kesinlik sınırı altında kalan temyiz talebinin reddi kararına karşı, adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkı kapsamında güncel değerin esas alınması gerektiği yönünde oy çokluğuyla verilen karara karşı oy.
Özet: Bu hukuki belgede, davacının temyiz başvurusu, dava konusu yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının dava tarihindeki değerinin, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalması gerekçesiyle çoğunluk kararıyla reddedilmiştir; ancak karşı oy kullanan üye, temyiz kesinlik sınırının tespitinde yabancı paranın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki değerinin esas alınması gerektiğini, bu durumda miktarın temyiz sınırını aştığını ve adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olan yüksek mahkemeye erişim hakkının korunması için bu yorumun benimsenmesi gerektiğini vurgulayarak karara muhalefet etmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1 maddesinin (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar (dava konusu yabancı para borcunun dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı) 153.160,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1. Dava, davacının banka hesabından davalının banka hesabına gönderilen 40.000 USD bedelin iadesi istemine ilişkindir.
2. Yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ise 11.03.2025 tarihli kararla davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı vekilince temyizi üzerine, Daire çoğunluğunca reddedilen 40.000 USD alacağın dava tarihindeki değeri dikkate alınarak, temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiştir. Dairenin sayın çoğunluğunun bu görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki;
3. Hukuk ve adalet anlayışında yaşanan gelişmelere orantılı olarak 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinde “Adil yargılanma hakkı” temel insan hakları arasında sayılmıştır. Adil yargılanma ilkesi kapsamındaki haklardan biri de, “Mahkemeye Erişim Hakkı” dır. Diğer bir anlatımla, “mahkemeye erişim hakkı” adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından birisidir. Mahkemeye erişim hakkı şüphesiz yüksek mahkemeye ulaşma hakkını da kapsar (AYM 23.10.2019 T. ve ██████████ BB no’lu). Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Osman Çelik, Adil Yargılanma Hakkı Rehberi, Anayasa Mahkemesi Yayınları, s.31 vd.). Bu bağlamda mahkemeye erişim konusunda yasalarda yoruma açık bir hüküm bulunması halinde, adil yargılanma hakkını mümkün kılan yorum tercih edilmelidir.
4. Somut olayda temyize konu edilen (reddedilen) miktar 40.000,00 USD olup, Bölge Adliye Mahkemesinin 11.03.2025 olan karar tarihi itibariyle USD/TL kurunun 36,6295 TL olduğu, (40.000,00 USD'nin) hüküm tarihi itibariyle değerinin 1.465.180,00 TL olduğu, HMK’nın 362/2. maddesinde temyiz kesinlik sınırı hakkında “Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur” şeklindeki düzenlemedeki “… kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü…” sözcüğünden hareketle, yüksek mahkemeye erişim ve “adil yargılanma hakkını mümkün kılan” bir şekilde yorumlanarak, Mahkemenin dava olunan şeyin karar tarihindeki değerine göre temyiz miktar sınırının değerlendirilmesi gerektiği, toplam 1.465.180,00 TL dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz miktar sınırının (2025 yılı itibariyle 544.000,00 TL) üzerinde olduğundan sayın Daire çoğunluğu tarafından temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verilmesini isabetli bulmuyorum. 02.10.2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!