İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddine ilişkin ara kararının istinaf incelemesi.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, iş sahibi davacının yüklenici davalı tarafından düzenlenen faturaların ödenmesi ve teminat mektubunun paraya çevrilmesinin tedbiren durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebine ilişkin yerel mahkemece verilen, telafisi güç zararların önlenmesi amacıyla teminat mektubu tedbirini kabul eden ancak henüz fatura düzenlenmediği gerekçesiyle fatura ödemelerinin durdurulması talebini reddeden ara karara karşı, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurularak, kararın çelişkili olduğu, bozulmuş sözleşme nedeniyle fatura bedeli istenemeyeceği ve reddedilen tedbir talebinin kabulü gerektiği iddia edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise ihtiyati tedbir şartlarının titizlikle incelenmesi ve yaklaşık ispatın varlığı halinde hukuki gerekçenin açıkça belirtilmesi gereğini vurgulamıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas (Derdest)DAVANIN KONUSU
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2025Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tespit istemi olup davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddine dair verilen ara karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmasıdır.Davacı vekili; taraflar arasında davacıya ait taşınmaz üzerinde tesis edilecek 01.12.2022 tarihli "Ges Yapım ve Bakım Sözleşmesi" imzalandığını, davaya konu işbu taşınmaz üzerinde davalı lehine tesis edilmiş herhangi bir ipotek görülmediğini, sözleşmenin imzalanmamış sayılmasına dair hükmünün devreye girdiğinin açıkça gözlendiğini, davacının ekonomik/mali açıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapılacak bir tasfiye bakiyesini nakden ve defaten ödeme gücüne sahip olduğunu, takdiren teminatsız veya uygun görülecek bir teminat mukabilinde; davalı tarafından düzenlenecek faturaların ödenmesinin tedbiren durdurulmasını, davalı bankaya teslim edilmiş bulunan, ... TAŞ tarafından düzenlenmiş bulunan Seri No: 454055- 20650644- 43- 1-0 E-Mektup No: ... olan teminat mektubunun tazmin edilmesinin veya tazmin talebine bulunulması durumunda adı geçen banka tarafından ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme 22.09.2025 tarihli ara kararında; taraflar aralarındaki ticari ilişkinin teminatı olan teminat mektubunun paraya çevrilmesi koşullarının dosyaya sunulan dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme, ihtarname, tapu kayıtları ve delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesi durumunda ileride telafisi güç veya imkansız zararlar doğabileceğini, teminat mektubunun karşılıksız kalıp kalmadığının yargılama ile tespit edileceği gözetildiğinde, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle, HMK'nın 390/3. maddesinde düzenlenen yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği kabul edilerek teminat mektubu hakkında tedbir talebinin kabulüne karar vermek gerektiğini, davacının davalı tarafından iş bedeli faturası/makbuzu/dekontu düzenlenmesinin ve düzenlenecek iş bedeli faturası/makbuzu/dekontu ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ettiğini, fakat ticari ilişkilerde faturanın sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin bir belge olduğunu, tedbir kararı verebilmek için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın varlığı ve ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkması gerektiğini, somut olayda henüz bir fatura/makbuz/dekont düzenlenmediğinden davacı vekilinin bu yöndeki talebinin reddine karar vermiştir.Davacı vekili istinafında; mahkemenin kararında teknik olarak kısmen ret kısmen kabul kararının net şekilde anlaşılmadığını, bozulmuş bir sözleşme gereğince davalının "iş birim bedeli" hesaplayarak davacıya ödeme talebinde bulunamayacağını, kararın çelişkili olduğunu, tedbir taleplerinin reddedilen kısımlarına ilişkin ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve davalı tarafından iş bedeli faturası/makbuzu/dekontu düzenlenmesinin, düzenlenecek iş bedeli faturası/makbuzu/dekontu ödenmesinin tedbiren durdurulmasına" karar verilmesini talep etmiştir.Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, kanunun öngördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerektiriyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. HMK'nın 389. maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ise hakim, ihtiyati tedbire davanın her aşamasında karar verebilir.İhtiyati tedbir talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı tedbir sebebini açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmesi gerekir. Öte yandan Anayasanın 141/3. maddesine göre mahkeme, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde, kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır.DEĞERLENDİRMEUyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi olup, davalı yüklenicidir. Taraflar arasında 01.12.2022 tarihli... ve Bakım sözleşmesi imzalanmıştır.Davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin bedeli 175.000.000TL + KDV olarak belirlenmiştir. Aynı sözleşmenin 14.1.1 maddesine göre davacının davalıya 25.000.000TL bedelli bir adet teminat mektubu vereceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece teminat mektubu değerinin %30'unun ödenmesi halinde dava sonuçlanıncaya kadar teminat mektubunun paraya çevrilmemesine karar verilmiştir. Teminat mektubunun paraya çevrilmesi koşullarının sözleşme hükümleri ile birlikte incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca dava konusu uyuşmazlık ve alacak miktarı yargılama sonucu belirlenebileceğinden bu aşamada mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararı yerinde olmuştur. Öte yandan, davalı tarafından iş bedeli faturası/makbuzu/dekontu düzenlenmesinin ve düzenlenecek iş bedeli faturası/makbuzu/dekontu ödenmesinin tedbiren durdurulması talebi de yargılamayı gerektirdiğinden mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22.09.2025 tarihli ████████ Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,2 -İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3 -Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.