İşçilik alacakları davasında bozma sonrası dava konusunun ıslah yoluyla artırılamayacağına ve ücret alacaklarına uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile faize hak kazanma esaslarına dair Yargıtay kararı.
Özet: Yargıtay, davacının ödenmeyen ücretler nedeniyle iş sözleşmesini haklı feshederek kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları talebiyle açtığı davada, yerel mahkemenin bozma sonrası yapılan ıslahla arttırılan dava konusu üzerinden hüküm kurmasını, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararları ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca bozma sonrası ıslahın mümkün olmaması nedeniyle hatalı bularak kararı bozmuş; ayrıca, işçilik alacaklarına uygulanacak faiz konusunda 4857 sayılı İş Kanununun 34. maddesi gereği ücret alacakları için bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin, diğer alacaklar için ise duruma göre yasal veya toplu iş sözleşmesinden kaynaklanıyorsa en yüksek işletme kredisi faizinin uygulanması gerektiği ve bu faizin ödeme tarihi veya temerrüt anından itibaren yıllık bazda güncellenerek hesaplanması yönünde önemli hukuki açıklamalarda bulunmuştur.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA
: Davacı, kıdem, tazminatı, ücret alacağı, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Y A R G I T A Y K A R A R IA) Davacı İsteminin Özeti
:Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde 16.03.2003-01.01.2006 tarihleri arasında çalıştığını, 01.06.2005-01.01.2006 tarihleri arasındaki ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile haklı olarak iş akdini feshettiğini, davacının 18.01.2006 tarihinde 625 sayılı Yasaya tabi olarak çalıştığı kuruma ihtarname göndererek ödenmeyen ücretlerinin ödenmesini istediğini, ancak ödenmediğini, 625 sayılı Yasanın 33.maddesine göre özel okullarda yöneticilik ve eğitim öğretim hizmeti yapanlara kıdemlerine göre dengi okullarda ödenen aylık ile sosyal yardım kapsamındaki ek ödeme tutarlarından az ücret verilemeyeceğini, belirterek kıdem tazminatı ile ücret alacağı ve diğer işçilik alacaklarının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.B) Davalı Cevabının Özeti
:Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
:Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.D) Temyiz
:Kararı davalı temyiz etmiştir.E) Gerekçe
:1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.2.Davacı taraf bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında 18.01.2012 tarihinde ıslah dilekçesi vererek dava konusunu arttırmış ve mahkemece arttırılan miktarlar üzerinden hüküm tesis edilmiştir.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1948 tarih ve ███████ E, 1948/ 3 K. sayılı kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılamaz. (6100 Sayılı HMK 177 md.) Karar bu yönden hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.3.İşçilik alacaklarında uygulanması gereken faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.4857 sayılı İş Kanununun çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Yasanın 34 üncü maddesinde, gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır. Maddede sözü edilen ücret geniş anlamda ücret olup, çalışma karşılığı ücretler, ikramiye, prim, jestiyon ve benzeri ödemelerin yanı sıra, çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücretleri de bu kapsama dahildir. İşe iade davası ile tespit edilen en çok dört aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için de aynı faiz oranı uygulanmalıdır.Ücretin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanması halinde 2822 sayılı Yasanın 61 inci maddesi uyarınca, uygulanması gereken faiz en yüksek işletme kredisi faizi olmalıdır.Ücret alacağının 1475 sayılı Yasa döneminde doğmuş olması durumunda, 10.06.2003 tarihine kadar yasal faiz, bu tarih sonrası ücretler bakımından ise bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. İşçinin faiz konusundaki talebini “yasal faiz” olarak adlandırmış olması 4857 sayılı Yasanın 34 üncü maddesinin uygulanmasına engel olmayıp, işçinin bu talebinin bahsi geçen özel faize yönelik olduğunun değerlendirilmesi gerekir.Ücret alacağı bakımından faize hak kazanmak için kural olarak işveren temerrüde düşürülmelidir. Ancak, bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde açıkça bir ödeme günü kararlaştırılmış ise, belirlenen ödeme tarihi sonrasında faiz işlemeye başlar.Ücret alacağı için özel banka-kamu bankası ayrımı yapılmaksızın mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının belirlenmesi gerekir. Yasada, “uygulanan en yüksek faiz” sözcüklerine yer verildiğinden, söz konusu faiz oranının uygulanıp uygulanmadığı mahkemece kendiliğinden denetlenmelidir. Bankaların belli dönemlerde T.C. ... Bankasına uygulayabileceklerini bildirdikleri faiz oranı fiilen uygulanmış olmadıkça ücret yönünden dikkate alınmamalıdır.Bankaların uyguladıkları faiz oranları bir ya da birkaç aylık veya bir yıllık vadelerle belirlenmektedir. Bunlardan en uzun vade bir yıl olup, en yüksek faiz oranı da bir yıllık mevduata uygulanmaktadır. Bu durumda ücret alacağı için uygulanması gereken faiz, ödeme gününün kararlaştırıldığı ya da temerrüdün gerçekleştiği zamanda bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıdır. Aynı alacak için ikinci yılın başlangıcındaki en yüksek banka mevduat faizinin belirlenerek uygulanması, gecikme daha da uzunsa takip eden yıllar için de aynı yönteme başvurulması gerekir. Yıl içinde artan ve eksilen faiz oranları dikkate alınmaz. Yıllar itibarıyla faiz oranları değişebileceğinden kararda faiz oranının gösterilmemesi gerekir.Somut olayda, davacı dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere bilgi işlem memuru olarak görev yapmaktadır. Davacının yönetici veya öğretmen sıfatı bulunmamaktadır.625 Sayılı Kanun 35.maddesindeki ücretin ödenme zamanı ve ödenmemesi halinde gün başına aylık ücretin % 1 fazlasıyla ödeneceğine dair düzenlemeden davacının görevi itibariyle faydalanması mümkün değildir.4857 sayılı İş Kanununun çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Yasanın 34 üncü maddesinde, gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır. Maddede sözü edilen ücret geniş anlamda ücret olup, çalışma karşılığı ücretler, ikramiye, prim, jestiyon ve benzeri ödemelerin yanı sıra, çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücretleri de bu kapsama dahildir. Işe iade davası ile tespit edilen en çok dört aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için de aynı faiz oranı uygulanmalıdır.Ücretin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanması halinde 2822 sayalı Yasanın 61 inci maddesi uyarınca, uygulanması gereken faiz en yüksek işletme kredisi faizi olmalıdır.Ücret alacağının 1475 sayılı Yasa döneminde doğmuş olması durumunda, 10.06.2003 tarihine kadar yasal faiz, bu tarih sonrası ücretler bakımından ise bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Işçinin faiz konusundaki talebini "yasal faiz" olarak adlandırmış olması 4857 sayılı Yasanın 34 üncü maddesinin uygulanmasına engel olmayıp, işçinin bu talebinin bahsi geçen özel faize yönelik olduğunun değerlendirilmesi gerekir.Ücret alacağı bakımından faize hak kazanmak için kural olarak işveren temerrüde düşürülmelidir. Ancak, bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde açıkça bir ödeme günü kararlaştırılmış ise, belirlenen ödeme tarihi sonrasında faiz işlemeye başlar.Ücret alacağı için özel banka-kamu bankası ayrımı yapılmaksızın mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının belirlenmesi gerekir. Yasada, "uygulanan en yüksek faiz" sözcüklerine yer verildiğinden, söz konusu faiz oranının uygulanıp uygulanmadığı mahkemece kendiliğinden denetlenmelidir. Bankaların belli dönemlerde T.C. ... Bankasına uygulayabileceklerini bildirdikleri faiz oranı fiilen uygulanmış olmadıkça ücret yönünden dikkate alınmamalıdır.Bankaların uyguladıkları faiz oranları bir ya da birkaç aylık veya bir yıllık vadelerle belirlenmektedir. Bunlardan en uzun vade bir yıl olup, en yüksek faiz oranı da bir yıllık mevduata uygulanmaktadır. Bu durumda ücret alacağı için uygulanması gereken faiz, ödeme gününün kararlaştırıldığı ya da temerrüdün gerçekleştiği zamanda bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıdır. Aynı alacak için ikinci yılın başlangıındaki en yüksek banka mevduat faizinin belirlenerek uygulanması, gecikme daha da uzunsa takip eden yıllar için de aynı yönteme başvurulması gerekir. Yıl içinde artan ve eksilen faiz oranları dikkate alınmaz. Yıllar itibarıyla faiz oranları değişebileceğinden kararda faiz oranının gösterilmemesi gerekir.Davacının yöneticilik veya öğretmenlik sıfatı bulunmamasına rağmen günlük %1 faize hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de, yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 436/2 (HMK.370/2.) maddesi uyarınca düzentilerek onanmasına karar verilmiştir.Sonuç
:Temyiz olunan kararın hüküm kısmının 3. bendi tamamen silinerek yerine"3-Davacının talep ettiği 1.675.00 TL ücret alacağının bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," bendinin yazılmasına hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.05. 2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.