İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazası sonucu bedensel zarar ve yaşam kalitesi kaybı nedeniyle talep edilen maddi manevi tazminat davası.
Özet: Davacı, 17 Ekim 2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında bir takside yolcu olarak ağır bedensel zararlar görmesi üzerine, ilgili sürücülerden, araç sahiplerinden ve sigorta şirketlerinden, kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte şimdilik 10.000 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminatın müteselsilen tahsilini talep ederek, ayrıca ilgili araçlara ihtiyati haciz konulmasını istemiş; davalılar ise davanın arabuluculuk şartı eksikliği, sigorta poliçesi kapsamı ve limitleri, müvekkillerinin kusursuzluğu ve usul eksiklikleri gerekçeleriyle reddini savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ ESASKARAR NO
: ████████ GEREKÇELİ KARADAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:17.10.2022 tarihinde, saat 07.00 sıralarında, -------, --------- Mahallesinde yer alan -------- Caddesi üzerinde, davalı------- yönetimindeki -------- plakalı araç ile davalı --------- sevk ve idaresinde bulunan -------- plakalı araç (taksi) arasında gerçekleşen trafik kazası neticesinde, davalı------sevk ve idaresindeki -------- plakalı araç (taksi) içerisinde bulunan müvekkil --------- yaralanmış ve işbu kaza, müvekkil davacıda ciddi bedensel zararlara sebebiyet verdiğini, davalı -------ş. davalılardan -------- sevk ve idaresinde bulunan, 4 numaralı davalı --------- sahibi olduğu ---------- plakalı araç ise ---------- poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile 6 numaralı davalı-------.Ş. tarafından sigortandığını, 17.10.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası akabinde, müvekkil davacının uğradığı bedensel zarar nedeni ile HMK madde 107 mucibince belirlenecek -ve şimdilik- 10.000,00-TL maddi tazminatın, dava konusu kaza tarihi olan, 17.10.2022 tarihinden itibaren, işleyecek faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen tahsiline; müvekkiline davacıdaki kalıcı rahatsızlığın, yaşam kalitesini, ruh sağlığını ve yaşayış şeklini tamamen değiştirdiği de nazara alınarak, 250.000,00-TL manevi tazminatın, 1, 2, 3 ve 4 numaralı davalılardan, kaza tarihi olan 17.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, dava konusu trafik kazasına karışan, 3 numaralı davalı ------- sahibi olduğu,-------- plakalı araç ile 4 numaralı davalı --------- sahibi olduğu ---------- plakalı araç üzerine 3. kişilere satışlarının ve devirlerinin önlenmesi amacıyla ihtiyati haciz konulmasına, haklı davamızın her halükarda talebimiz gibi kabulüne; yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle:Huzurdaki dava, belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Ancak 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, hasar tespitine ilişkin kriterleri somut olarak belirlendiğini, dava konusu --------- plaka sayılı araç davacı yan tarafından üçüncü bir kişiye satılmış olup davacı yanın söz konusu araç üzerinde malik sıfatı bulunmadığından -------- plaka araçtan kayanklı zararından bahsedilemeceğini, dava konusu talebin reddi gerektiğini, müvekkil şirket, kanun ve genel şartların öngördüğü usule uygun hareket etmiş olup temerrüde düşmediğini,davanın reddine,yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı-------- vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı dilekçesinde Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla takip edilecek huzurdaki ticari uyuşmazlık için dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğuna yönelik hiçbir bilgi yer almamakta olup, arabuluculuk son tutanağı da dosyaya sunulmadığını, bu sebeple davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete ise işbu dava açılmadan önce yazılı hasar başvurusunda bulunulmadığını, dava konusu kazaya karışan -------- plakalı, -------- adına kayıtlı araç --------- poliçe numarası ile 05.10.2022 - 05.10.2023 tarihleri arasında müvekkil şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluğumuz, sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 1.000.000,00-TL ile sınırlıdır. Teminat limiti bildirmemiz davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, manevi tazminat talepleri karayolları trafik kanunu zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi teminatı dışında olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmayıp, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmini esas olacağına, müvekkili şirketin poliçe kapsamında tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararlarına ilişkin sorumluluğu bulunmadığından bu talepler yönünden her halde davanın reddine, kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---------ve --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın oluşmasında müvekkilİ --------- kusuru olmayıp bu durum kaza sonrası tutulan tutanakla sabit olduğunu, -------- plakalı aracın ruhsat sahibi müvekkil ---------herhangi bir sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle tazminat ödemekle yükümlü olmadığını, öte yandan asla kabul anlamına gelmemekle birlikte yine bir an için davalı tarafın kazada kusurlu olduğu kabul edilse dahi bu taleplerini öncelikli olarak müvekkiline ait aracın trafik sigortasını tanzim eden sigorta şirketine yöneltmesi gerekmekte olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın manevi tazminat talepleri zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini beyan ederek davalı müvekkili ------- ve -------- bakımından tazminat taleplerinin reddine, Mahkeme aksi kanaatte olması halinde maddi ve manevi tazminat talebinin öncelikli olarak müvekkiline ait aracın trafik sigortasını tanzim eden sigorta şirketinden tazminine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin, davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK md.6/1 gereği müvekkilinin yerleşim yeri itibariyle --------- Mahkemeleri yetkili olduğunu, Yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın yetkili -------- Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın hem yasa hem de sözleşme hükümlerinde öngörülen sürelerin geçmiş olması nedeniyle zamanaşımına uğradığını, maddi Hukuk kaynaklı sıfat (husumet) yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Mahkemenin husumet yokluğunu kendiliğinden gözetmesi gerektiğini, huzurdaki davaya cevap verilebilmesi için öncelikle hmk 121 md. gereği delillerin taraflarına tebliği gerektiğini, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğu gözönüne alınarak öncelikle davacı tarafından müvekkiline ait sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, bilirkişi incelemesi yapılırken eğer ödeme yapılmış ise ödeme tarihindeki veriler dikkate alınmalı ve ödeme tutarı güncellenmesi gerektiğini, Mahkemece müterafik kusur hususlarının araştırılarak, tazminat tutarından indirim yapılmasını talep ettiklerini, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davacının kazadan kaynaklı maluliyetine ilişkin net bir bilgi ve belge sunulmaması ve ve dava dilekçesi eki sunulmaması sebebiyle manevi tazminat hususunda ilgili evraklar incelendikten sonra cevap verme hakkımızın saklı kalmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkillinin ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple sayın mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu beyan ederek öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, aksi halde esasa ilişkin itirazlarımız kapsamında davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE
:Dava; Hukuki niteliği itibariyle, Cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Celse arasında Mahkememiz tarafından verilen ihtiyati haciz red kararının -------- sayılı ilamı ile kaldırıldığı, davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu, davacının iş gücü kaybı (geçici ve sürekli iş göremezlik), beden gücü kaybı ve kazanç kaybı ve tedavi ve bakım giderleri talep ettiği görülmüştür.Mahkememiz █████/2024 tarihli 1 nolu ara kararı ile davalı sigorta şirketleri yönünden arabuluculuk yoluna gidilmediği görülmekle, --------- ve --------- yönünden davanın tefriki ile tensiben dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği görülmüştür.Adli Tıp Kurumu raporunda; " Mevcut tıbbi belgelere göre; -------ve -------- oğlu --------- doğumlu --------- █████/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının █████/2019 tarihli -------- sayılı --------- yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; Kas İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar; Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b (Kalça eklemi hareket kısıtlılığı) göre: fleksiyon kısıtlılığı; %5, iç rotasyon kısıtlılığı %5, Balthazard formülüne göre= %9,75 alt ekstremite engelliği olup, Tablo:3.2’ye göre;1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 3. Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." tespitinde bulunmuştur. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.Davacı vekilinin davalı sigorta şirketleri yönünden arabuluculuk yoluna gitmediği görülmekle, -------- ve -------- yönünden davanın tefrik edilerek Mahkememiz --------- Esas sayılı dosyasına kaydedildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre; Uyap'tan yapılan sorgulamada ---------- plakalı aracın kullanım amacının hususi olduğu, davacının potansiyel mükellef olduğu, diğer davalıların tacir olmadığı ve olayında da ticari işletme ile ilgisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu anlamda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 4/1'de düzenlenen nispi; m.4/1-a ve m.4/1-f hükümleri arasında ön görülen mutlak ticari dava kurallarının uygulanması söz konusu değildir. Yargısal uygulamalar, bu konuda yerleşiktir. Açıklanan nedenlerle, davanın genel görevli bulunan Asliyle Hukuk Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerekir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,2-HMK.'nın 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-HMK.'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,4-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre içinde başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025