Yargıtay, bilişim sistemleri kullanılarak işlenen nitelikli dolandırıcılık suçunda, sanıklara zorunlu müdafi atanmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozdu.
Özet: Bilişim sistemleri ve banka aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkum edilen sanıkların, suçun niteliği gereği cezanın alt sınırının beş yılı aştığı durumlarda 5271 sayılı kanunun 150/3 maddesi uyarınca zorunlu olan müdafi atanmaksızın yargılanmaları ve haklarındaki istinaf başvurularının esastan reddedilmesi üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihadı uyarınca adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, bu durumun hukuka kesin aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararSUÇ
: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f-son, 158/3, 43/1, 62, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis ve 8.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.09.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Sanık ... müdafiin Temyiz NedenleriSuçun unsurlarının oluşmadığına, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.B. Sanık ...'ın Temyiz NedenleriSuçun unsurlarının oluşmadığına, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.C. Sanık ...'in Temyiz NedenleriSuçun unsurlarının oluşmadığına, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.III. GEREKÇEYargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir.Sanıkların ilk derece mahkemesince hüküm verilinceye kadar yargılamanın hiçbir aşamasında müdafinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince de Yerel Mahkemece sanığa resen bir müdafi de tayin edilmediği, sanığa isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ...'e müdafii atandıktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanıklar ..., ... ve ...'in hukuki durumlarının ve haklarında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasının gözardı edilmesi, aynı Kanun’un 289/1-h. maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.09.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiin, sanık ... ve sanık ...'in temyiz istekleri yerine görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2025 tarihinde karar verildi.