Tanınmış marka sahibi tarafından, şekil benzerliğine ve kötüniyete dayalı iltibas iddiasıyla açılan hükümsüzlük davası.
Özet: Tanınmış bir süt ve süt ürünleri markasının, rakip bir şirketin kendi logosunu ve şeklini kötüniyetle taklit ederek aynı sektörde tescil başvurusu yapmasının yarattığı iltibas iddiasına ilişkin davada; ilk derece mahkemesi idari kararı iptal edip davalı markanın hükümsüzlüğüne karar vermişken, bölge adliye mahkemesi kelime unsurları arasında benzerlik bulunmadığı ve şekil unsurunun tali nitelikte olduğu gerekçesiyle doğrudan iltibas oluşmadığına hükmetmiş; ancak TürkPatent’in idari kararının iptali istemini reddetmesine rağmen, davalı markasının sicilden terkinine ve hükümsüzlüğüne karar vererek, uyuşmazlığın özünde marka hakkı ihlalini onaylamıştır.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
HÜKÜM
: Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin süt, süt ürünleri ve peynir sektöründe "..." markası ile tanındığını, müvekkilinin markasında yıllardır aynı şekli ve logoyu kullandığını, davalı yanın ise müvekkili markalarını taklit ederek ve aynı logoyu, aynı sektörde kullanarak tescil başvurusunda bulunduğunu, ██████████ sayılı ve "..." ibareli başvuruya yaptıkları itirazın diğer davalı ... 2019-M-2063 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davalının, müvekkilinin şekil markasını aynen kopyaladığını, her iki tarafın da ürün gruplarının peynir olduğunu, davalı markasının bu nedenle müvekkili şirkete ait bir markaymış gibi algılanabileceğini, davalının tanınmış marka olan müvekkilinin ürünlerinde kullandığı ve üst markası olan "..." logosunu, şeklini kötüniyetle seçtiğini, bu sayede davalının iltibas yaratmaya çalıştığı, müvekkilinin isminden haksız yararlanma amacı taşıdığını ileri sürerek 2019-M-2063 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerin birebir aynı, aynı tür ya da benzer mahiyette olduğu, somut olayda taraf markalarını oluşturan “...” ve “...” sözcük unsurları bakımından birbirlerinden ciddi şekilde farklılaştığı, markaları oluşturan görsel unsurların ise birbirleri ile ayniyet düzeyinde benzer olduğu, görsel unsurların benzemesi nedeniyle somut uyuşmazlıkta iltibas ihtimalinin başvuruda yer alan tüm emtialar bakımından mevcut olduğu, davacı markasının TÜRKPATENT tanınmış markalar sicilinde tescilli olduğu, davacı markalarının tanınmışlığının iltibas ihtimalini arttırıcı bir etken olduğu, dava konusu markada kullanılan şekil unsurunun doğrudan davacının önceki tarihli ve tanınmış markalarındaki şekil unsuru ile ayniyet derecesinde benzer olduğu göz önüne alındığında başvuru sahibinin dürüstlük kurallarına uygun hareket etmediği, başvurunun bu nedenle kötüniyetli olarak kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2019-M-2063 sayılı kararın iptaline, davalıya ait ██████████ sayılı "av ..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine
karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markalarının kelime unsuru arasında bir benzerlik bulunmadığı, davacının başvuruya yaptığı itirazın taraf markalarındaki şekil unsurlarının ayniyetinden kaynaklandığı, zira, davacının markalarında "..." ibaresinin, kırmızı kavisli şeridin içine beyaz harflerle yazıldığı, şeridin üst orta kısmında daire içinde markanın ilk harfi olan "... harfine yer verildiği, şeridin alt ve üst kenarlarında ayrıca yaldızlı çizgiler kullanıldığı, bu şekil unsuru ve kompozisyonun, davalının dava konusu markasında da aynen yer aldığı, söz konusu şekil unsurunun tali unsur olması sebebiyle benzerlik değerlendirmesinin markaların kelime unsurları üzerinden yapılması gerektiği, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı, çekişmeli şekil unsurunun markalar arasında iltibas oluşmasına sebebiyet vermeyeceği, tüketicilerin ayırt edici olmayan şekil unsuru nedeniyle markaları ilişkilendirmeyeceği, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmündeki iltibasın oluşmadığı kanaatine varıldığı, davacı markalarının tanınmış olmasının da sonuca etkili bulunmadığı, uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, YİDK kararının iptali davası yönünden ulaşılan sonucun, yerel mahkemece verilen hükümsüzlük kararına yansıtılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, YİDK kararının iptali istemli davanın reddine, hükümsüzlük istemli davanın kabulüne, dava konusu ██████████ sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!