Yargıtay 11. Ceza Dairesi, dini inanç ve duyguların istismarı ile bilişim sistemleri kullanılarak işlenen nitelikli dolandırıcılık mahkûmiyetini temyizen onadı.
Özet: Dini inanç ve duyguların istismarı ile bilişim sistemleri ve banka kullanılarak nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığa verilen 9 yıl hapis, 600.000 TL adli para cezası ve hak yoksunluğu hükmüne yönelik, sanık müdafiinin beraat ile cezanın indirilmesi taleplerini içeren temyiz başvurusunun, yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve cezanın orantılı bulunduğu gerekçeleriyle esastan reddedilerek onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, Esastan RetSanık müdafisinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre nitelikli dolandırıcılık suçundan temyiz talebi olduğu anlaşılmakla sadece bu suç yönünden temyiz incelemesi yapılmıştır.İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi 18.03.2025 tarihli ve ████████ Esas ve ████████ Karar ,sayılı kararı ile sanığın TCK 158/1-a-f-son , 43, 53,maddeleri uyarınca 9 yıl hapis ve 600.000,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluğuna ve hükmen tutuklanmasına karar verilmiştir.2. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafinin temyiz istemi; müvekkilinin suçu işlemediğine, müvekkilinin lehine olan hususların değerlendirilmediği, suçun en aleyhe kabul ile basit dolandırıcılık olabileceği , tutuklu olan sanığın kaçma şüphesi bulunmamakla tahliye edilmesi istemine ilişkindir.III. GEREKÇEYargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili kararına yönelik sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muğla 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.