Yargıtay, bilişim sistemleri aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık davasında beş yıldan fazla ceza öngören durumda zorunlu müdafi atanmaması nedeniyle yerel mahkeme kararını bozdu.
Özet: Yargıtay, bilişim sistemleri ve banka araç olarak kullanılarak işlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilerek istinaf başvuruları reddedilen sanıklar hakkında, kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamında zorunlu müdafi atanması ve savunmalarının müdafi huzurunda alınmasının zorunlu olduğu, ancak bu koşulların sağlanmaması nedeniyle hukuka kesin aykırılık oluştuğu gerekçesiyle istinaf mahkemesinin kararını bozmuş ve dosyanın yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇ
: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,I. HUKUKÎ SÜREÇA. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanıklar ..., ..., ...'ın bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son, 158/3, 43/1, 52, 53 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 16.500,00 Tl adli para cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 29.04.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıkların istinaf başvurusunu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1. Sanık ...'nin temyiz isteği; Üzerine atılı suçu işlemediğini, kartlarını kullandırıldığını, kendisinin kandırıldığını, diğer sanıkların kendisine iftira attığını, verilen cezanın haksız olduğunu, suçun işlendiğine ilişkin kanıt olmadığı, kanaate göre hüküm kurulduğu, dosyada delil olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.2. Sanık ...'ün temyiz isteği; olayın dolandırıcılık olduğunu bilmediğini, öğrenir öğrenmez suç duyurusunda bulunduğunu ancak işlem yapılmadığını, verilen cezanın haksız olduğunu, mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkindir.3. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; Dosyada müvekkili aleyhine delil olmadığını, mahkemenin eksik araştırma ve hatalı kanaatle karar verdiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmediğini, müvekkiline son söz sorulmadığını, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇEKabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanıklar ... ve ...'nin yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesi gereğince de Yerel Mahkemece resen bir müdafii tayin edilmediği, sanık ...'ın da savunmasının müdafi huzurunda alınmadığı anlaşılmakla, sanıklara isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanıklar ... ve ...'ye müdafi atanıp savunmaları alındıktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanıklar ..., ... ve ...'ın hukuki durumlarının ve haklarında 5237 sayılı Kanun'un 158 üncü maddesinin üçüncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasının göz ardı edilmesi 5271 sayılı Kanun’un 289/1-h. maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 29.04.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.