Balıkçı barınağı kira sözleşmesindeki "gayri safi irat" tanımının yorumlanmasıyla ilgili menfi tespit ve alacak davasında tacir kooperatifin sözleşmeye bağlılığı onandı.
Özet: Bir balıkçı kooperatifinin kiraladığı barınağın hasılat payı ödemelerine ilişkin davada, kooperatif kira sözleşmesindeki gayri safi irat ifadesinin kendi komisyon geliri üzerinden hesaplanması gerektiğini, cirosunun tamamı üzerinden yapılan ödemelerin haksız olduğunu ileri sürerek menfi tespit ve alacak talebinde bulunmuştur. Yüksek mahkeme, tacir niteliğindeki davacının kira sözleşmesinin 21. maddesindeki her yıl gayri safi iradının %10u hükmü ile uyuşmazlık konusu döneme ilişkin imzaladığı taksit sözleşmesiyle bağlı olduğunu belirterek, haksız tahsilat iddiasının reddedilmesi ve kararın onanması gerektiğine hükmetmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████
Mahkemece verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı Kooperatifin ..'da bulunan balıkçı barınağını 01.05.2007 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını, davalıya ödenecek hasılat payının 20 07... yılları arası balık satışından elde edilen 27.191,00 TL brüt satış gelirinin %10 oranında hesaplanması ve 2.719,00 TL ödenmesi gerekirken, 19.921,00 TL ödeme yapıldığını ve halen ödenmemiş 8.270,00 TL borç bulunduğunu, davalının gayrı safi hasılat ve gayrı safi irat kavramlarını birbirine karıştırarak sözleşmeye aykırı hesaplama yaptığını, davacının üyelerden aldığı balığı makbuzla giriş yapıp fatura ile sattığını ve yalnızca %10 komisyon geliri elde ettiğini, cironun tamamı davacıya aitmiş gibi hasılat payı hesaplandığını, gayrı safi hasılatın ciroyu, gayrısafi iradın ise cirodan elde edilen kazancı ifade ettiğini, 10 kat fazla kira ödemek zorunda kaldığını, brüt cironun tamamının kâr olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, 13.03.2007 tarihli kira sözleşmesi uyarınca haksız tahsil edilen 17.092,00 TL'nin tahsil tarihlerinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, henüz ödenmemiş 2013 yılı borcu 8.270,00 TL'den 827,00 TL hasılat payının mahsubuyla 7.443,00 TL yönünden davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafından 20 07... yılı brüt kazançları bildirilerek 08.08.2009 tarihli dilekçe ile %10 oranında gayrı safi iradın taksitle ödenmesinin talep edildiğini, talebin 15.07.2009 tarihli yazıyla uygun görüldüğünü, bunun üzerine 20 07... bedellerinin gecikme zammıyla birlikte ödenmesine dair taksit sözleşmesi yapıldığını, davacının hakkını saklı tutmadığını ve sözleşme ile bağlı olduğunu, 22.07.2009 tarihli dilekçe ile müstahsil adına yapılan satışlar düşülerek hesaplama yapılması yönündeki talebin kabul edilmediğini, hesaplamanın sözleşme hükmüne göre yapıldığını, kurumlar vergi beyannamesine göre 2007 -2012 yılları arasına ilişkin hasılat payının ihtirazi kayıtsız ödendiğini, hesaplamada hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Davanın açıldığı Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 08.04.2016 tarihli kararla, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairenin 05.11.2018 tarihli ilamıyla; uyuşmazlığa bakmaya görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olduğundan bahisle, karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar; taraflar arasında imzalanan 18.08.2008 tarihli kira sözleşmesinin 21. maddesinde yer alan"Barınağın büyük onarımı ve esaslı tamiri karşılığı olan, her yıl gayri safi iradının %10'u (yüzde on) nispetinde bir meblağ, izleyen yılın Mayıs ayının 20 sine kadar hazineye yatırılacaktır." hükmü uyarınca, barınağın her yıl gayri safi iradın %10 u nispetinde meblağın ödeneceğinin tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırıldığı, ahde vefa ilkesi ile davacının tacir niteliği taşıyan Kooperatif olduğu gözetildiğinde sözleşmeye göre ödeme yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Kooperatifin elde ettiği gelirin aslında brüt hasılat olduğunu, elde ettiği gelirden kendi komisyonunu keserek kalan bedelin tamamının üyesi balıkçılara ödendiğini, 100,00 TL'lik satışta 10,00 TL gelir elde eden Kooperatife 11,00 TL hasılat payı ödemesi çıktığını, Kooperatifin bu şekilde bir gelir elde etmesinin anlamı bulunmadığı gibi yapılan hesaplamanın hiç bir muhasebe kuralına ve teorisine uygun olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, tacir niteliğindeki davacının sözleşmenin 21. maddesinde yer alan "Barınağın büyük onarımı ve esaslı tamiri karşılığı olan, her yıl gayri safi iradının %10'u (yüzde on) nispetinde bir meblağ, izleyen yılın Mayıs ayının 20 sine kadar hazineye yatırılacaktır." hükmü ve uyuşmazlık konusu döneme ilişkin imzalanan taksit sözleşmesi ile bağlı olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!