Yargıtay, bilişim sistemleri ve banka aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık davasında, cezanın alt sınırının beş yılı aşması nedeniyle zorunlu müdafi atanmamasıyla adil yargılanma hakkı ihlalini tespit ederek istinaf kararını bozdu.
Özet: Yargıtay, bilişim sistemleri aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkum edilen sanığın davasında, suçun üç veya daha fazla kişiyle işlenmesi sebebiyle öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması durumunda adil yargılanma hakkı gereği zorunlu müdafi atanması gerektiği halde bu kurala uyulmamasını hukuka kesin aykırılık teşkil ettiğini belirterek, istinaf mahkemesinin hükmünü bozmuş ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.
SUÇ
: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.09.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanık ...'ın bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son, 158/3, 52/2, 53 maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 4.500,00 adli para cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.06.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ...'ın istinaf başvurusunu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafi, verilen cezanın haksız olduğunu, delillerin sanık lehine değerlendirilmediğini, suçun işlendiğine ilişkin kanıt olmadığı, kanaate göre hüküm kurulduğu, dosyada delil olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğini, suç vasfının oluşmadığını, avukat bulundurulmasının zorunlu olduğunu ve sanığın savunma hakkının kısıtlandığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir.
Somut olayda, yargılama sırasında sanık müdafinin duruşmaya katılmayıp mazeret bildirdiği, sanık savunmasında bulunmadığı, sanığın kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince sanığa resen bir müdafi de tayin edilmediği, kendisine isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son bentleri uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa müdafii atanması sağlanıp yargılamasının yapılarak bundan sonra eylemlerinin ve hukuki durumlarının tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu husus gözardı edilmesi, aynı Kanun’un 289/1-h bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.06.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!