Gerçek avukatlık ruhsatı olmayan sanığın dolandırıcılık suçunda Avukatlık Kanununun özel temyiz düzenlemesinin uygulanmayıp genel hükümlerle temyiz reddi.
Özet: Dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet alan ve istinaf başvurusunun reddine karar verilen sanık ile müdafiinin, sanığın avukat sıfatıyla işlediği bir suç olduğu iddiasıyla temyiz başvurusu, suç tarihinde sanığın geçerli avukatlık ruhsatının bulunmaması ve eyleminin avukatlık görevinden kaynaklanmaması veya bu görevin ifası sırasında gerçekleşmemesi nedeniyle, Avukatlık Kanununun ilgili maddeleri kapsamına girmediği ve Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-a maddesi uyarınca temyiz edilemez bir hüküm olduğu gerekçesiyle oy birliğiyle reddedilmiştir.
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.
SUÇ
: Dolandırıcılık
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düşme
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanık ve müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesine, 15.07.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile eklenen fıkra ile ''Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 4/███████ tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz.'' ve 30.11.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun'un 15. Maddesi ile 1136 sayılı Avukatlı Kanunu'na eklenen geçici madde ile "59 uncu maddenin beşinci fıkrası, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15/7/2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanır...” şeklindeki düzenlemeler karşısında, İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanık ... hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyize tabi olduğu gerekçesi ile temyiz talebinde bulunulmuş ise de;
Sanığın suç tarihinde geçerli avukatlık ruhsatı bulunmadığı, sanığın eyleminin şikâyetçiye yönelik olarak bir kısım davalara bakacağı izlenimi uyandırarak onu kandırıp menfaat temin ettiği, sanığın avukat sıfatıyla yaptığı herhangi bir işlemin bulunmadığı, isnat edilen eylemin avukatlık görevinden kaynaklanmadığı gibi bu görevin ifası sırasında da gerçekleşmediği, bu suretle hükmün yukarıda belirtilen düzenlemeler kapsamında temyiz kanun yoluna tabi olmadığı kabul edilerek yapılan incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları'nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!