11. Ceza Dairesi, dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, olağan dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğine hükmederek bozdu.
Özet: Dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükmü, ilk mahkumiyet kararının verildiği 21.12.2012 tarihinden itibaren, uzlaştırma işlemleri nedeniyle duran süreler de hesaba katıldığında, Türk Ceza Kanununun 157. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmuştur; Yargıtay, zamanaşımı süresinin dolduğunu gözetmeyerek mahkûmiyet hükmü kurulmasını kanuna aykırı bularak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E. 2023/9 K.SUÇ
:DolandırıcılıkHÜKÜMLER
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: DüşmeYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkierinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanıklara yüklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımının öngörüldüğü, aynı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıklar hakkında ilk mahkumiyet hükmünün kurulduğu 21.12.2012 tarihi olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar uzlaştırma işlemleri nedeniyle duran sürelerde dikkate alındığında olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.