Cebri icra ile satılan hastane ruhsatının tescilinin iptali davasında, ihalenin feshi yargılamasındaki yetkisiz feragat iddiasının reddedilmesiyle tescilin hukuka uygun bulunması.
Özet: Bir sağlık kuruluşunun, aleyhine başlatılan icra takibi neticesinde cebri icra yoluyla satılan özel hastane açılış ruhsatının, önceki bir ihalenin feshi davasında yetkisiz temsilci tarafından gerçekleştirilen feragat nedeniyle yolsuz tescil edildiği iddiasıyla tescilinin iptalini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararını kaldıran bölge adliye mahkemesi, ihalenin kesinleştiğini ve bu sebeple tescilin yolsuz sayılamayacağını belirterek davanın reddine hükmetmiş; Yargıtay ise davacı vekilinin temyiz itirazlarını reddederek bu usul ve yasaya uygun kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddineİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; sağlık sektöründe faaliyet gösteren müvekkili aleyhine bonoya dayalı başlatılan icra takibinin devamı sırasında davacıya ait özel hastane açılış ruhsatının satışının talep edildiğini, yapılan ihaleyi davalı ...'ın aldığını ve diğer davalıya satışını gerçekleştirerek adına tescil ettirdiğini, dava dışı kişiler tarafından açılan ihalenin feshi davası sonucunda verilen kararın istinafından müvekkili adına feragat eden avukatın yetkisiz temsilci tarafından yetkilendirilmesi nedeniyle adı geçenin feragatinin geçersiz olduğunu, dolayısıyla ihalenin kesinleşmesinden önce gerçekleştirilen tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek hastane ruhsatı tescilinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ...'e vermiş olduğu vekaletnamede tevkil yetkisinin de bulunduğu, bu vekaletnamenin avukata verilen vekaletnameden sonraki tarihli olmasının hukuken bir engel teşkil etmeyeceği, yetkisiz temsilin söz konusu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; buna karşılık ihalenin feshi davasının reddine ilişkin kararın olağan kanun yolu denetiminden geçerek kesinleştiği, dolayısıyla ihaleye neden teşkil eden takibin ortadan kalkmadığı, ihalenin de feshedilmeyip kesinleştiği, bu itibarla cebri icra yoluyla ihale edilen hastane ruhsatına ilişkin tescilin yolsuz olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelere dayanılarak ret kararı verilmiş olmasının isabetli görülmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, cebri icra neticesinde ihale olunan ticari işletmeye ait hastane ruhsatının yolsuz tescil edildiği iddiasına dayalı olarak tescilin iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.10.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.