11. Ceza Dairesi, 5809 sayılı yasaya aykırılık suçundan hükmedilen adli para cezasının kesinliği nedeniyle temyiz başvurusunu reddederken, kamu kurumu kullanılarak işlenen dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü onamıştır.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında 5809 sayılı Kanuna aykırılık suçundan hükmedilen 1.000 TL adli para cezasının kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz istemini reddetmiş; kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanarak dolandırıcılık suçundan bozma üzerine kurulan mahkumiyet hükmünü ise, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygunluğu, iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirilerek eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanması ve suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlenmiş olması gerekçeleriyle onamıştır.

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kamu kurum ve kuruluşlarının vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, 5809 sayılı yasaya aykırılıkHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmi ret, kısmi onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan neticeten hükmolunan 1.000 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan bozma üzerine kurulan hükmün ise; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1. Sanık Hakkında 5809 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm YönündenSanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca sanık hakkında doğrudan hükmedilen 1.000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,2. Sanık Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm YönündenAdli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.